|
|
- 1970'lerden sonra türk sinemasının geliştiği dönemde erkek karakter oyuncularının en büyük aksesuarlarından biri olan beyaz atkının, filmlerde bize yansıttığı bir simgedir esasında.
çok geriye gitmeye gerek yok, 1972 yılında gösterime giren godfather sonrası türk sineması da kendi içinde bir evrim geçirerek, mafya temalı filmlerle mesajlar vermeye çalışmıştır. dönemin ekonomisi de kaçakçılık,karaborsa gibi kavramlar üzerine kurulduğundan, senaryo konusunda sıkıntı yaşanmamış, güncel olaylara yer verilmiştir.
türk sinemasındaki mafyatik karakterleri tanımak için türkçe bilmeye gerek yok. ses mute konumunda olmasına rağmen, bir yerde siyah takım elbiseli biri görüp, yaz veya kış farketmeden bu şahıs beyaz atkı ile dolaşıyorsa bilin ki bu adam büyük kabadayıdır veya mafya babasıdır. gelelim beyaz atkı ile anlatılmak istenenlere;
1) atkıyı kışın, nadiren ilkbaharda takan karakterler de gördüm ama takanlar istisnasız siyah takımlıydı. burada psikolojideki algılama devreye girmekte, oyuncumuz 1.500 metreden çok kalabalık bir yerde bile olsa seçilmekte.
2)atkıyı bir aksesuar olarak kullanılmak istenmesi. genelde vücutta kötü duran nuri alço madalyonu, eldeki tesbih, veya altın kaplama tabanca yerine daha estetik el işi bir aksesurarın kullanılması.
3)zayıf bir ihtimal de olsa rejinin beşiktaşlı olup, seyircinin bilinçaltına siyah takım, beyaz atkı ile mesajlar göndermek istemesi.
türk filmlerinde en önemli beyaz atkı tutkunu kişi şüphesiz kadir inanırdır. kendisi birçok filminde çeşitli modacılar tarafından tasarlanan beyaz atkıları kullanarak dosta düşmana önemli mesajlar vermiştir. bir dönem ibrahim tatlıses de sevtap parman* ile beraber oynadığı fosforlu filminde bu aksesuarı kullanmıştı.
günümüzde ise beyaz atkıya olan tutku azalmıştır. artık kabadayı veya mafya babası rolündeki oyuncular, ceketlerinin sol ön cebine anlam veremediğim şekilde peçete veya mendil takıyorlar, tabii beyaz atkı kadar havalı oluyor mu bu durum, ona izleyicilerin takdirine bırakmak gerek.
|