her ne kadar fazla ilerleme kaydetmiş olmasa da okul filmi ile eskiye oranla daha iyi bir statüye gelmiş olan olgu..eski filmlerde ise bu tarz sahnelerde çalan müzikler sayesinden insan korkmaktan çok güldürürdü..başarısız bir iş çıkardı ortaya..
the exorcist (şeytan) filminin türk çevrimi (cover mı desem bilemiyorum) ziyadesiyle komik olmasına rağmen iğrenç renk, ve ışıklar sayesinde kimi anlarda küçük palanthaser'i (yaşça küçük olan ben, yanlış olmasın*) korkutabilmişti. kling serisi de eklenince belirli bir temel oluştu. şimdilerde türk televizyon dizilerinin hepsinden korkmaktayım eğer onlar sayılıyorsa.
eskiden yabancı benzerleri ile farklı konularda temalar bulunurken son yıllarda halkımızın temel korkusu olan cin korkusu üzerine filmler yapılmaya başlanmıştır. hiçbirinin birinden işlenen yer ve kişiler dışında farkı yoktur.
koreli yönetmen transfer edilicek olursa açıkları hızla kapanabilecek olan sektör. zira bizde malzeme çoktur, amerikan sinemasında olduğu gibi bozdurulup bozdurulup harcanmamıştır malzemeler. malzemeye yaklaşım yanlıştır. koreli yönetmelerin bazıları çok sıradan bir malzemeyi bile korkunç hale getirip insanların önüne sunma işinde iyidirler.
(bkz: ji-woon kim) (bkz: takashi miike) (bkz: ki-hyeong park)
hiç bir türk filmi süt kardeşlerdeki gulyabani kadar korkutmamıştır beni, o nedir kardeşim öyle apartman boyunda yaratık kafası pencereden büyük falan, ciddi ciddi korkmuşumdur zamanında.