belki ilginizi çeker
  1. · türk pop müziği
gündem
  1. · fotoğraf makinası olmayan japon
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · babaların garip huyları
  8. · bir türkün gazete kağıdıyla yapabilecekleri
  9. · malakoloji

türk popundaki edebiyatçı faktörü  

  1. müziğin değişmesi ile birlikte içindeki formların da farklılık göstermesiyle alakalı bir faktördür. son yıllarda dikkat çekmeye ve türk popunda kendine yer edinmeye başlamıştır edebiyatçılar. bakın edebiyat eserleri demiyorum. edebiyatçılar. ilk gözümüze çarpan örnek tuğba özerk'ti. lo lo lo dedi bize;

    "honoré de balzac, vadideki zambak,
    çok uzun bir hikaye, kaldır başını bak,
    acı nedir bilmen lazım, gözyaşı dökmen lazım,
    bana göğüs germen lazım,
    anılarım acılarım, umutlarım, hayallerim,
    bir şeyimi ellettirmem, kimseye laf söylettirmem,
    mümkün değil kirlettirmem..."

    nazan öncel'in yazdığı sözlermiş bunlar. her ne kadar ben balzac ile ablamızın bir yerini ellettirmemesi arasında bir bağlantı kuramadıysam da bir yazı bu şarkıyı dinleyerek geçirdi insnalar.

    bu arada edebiyatçıların kendileri piyasaya çıkmasa da, eserlerini de şarkıların içinde gördük. romeo mesela. yani bir kitap karakteriyle şarkıdaki adamı karşılaştırmanı anlarım da yazarı neden sokarsın işin içine?

    tam bu sırada kim çıktı piyasaya? 2009 yazına damgasını vuran şarkısıyla; murat dalkılıç!


    "ne kadar güzel, büyülü bir kokun var,
    sen görmeden bir yel eser senden,
    nasıl bir ses tonun var,
    ne söylesen masal gelir la fontaine' den!..."

    bir saniye ya. jean de la fontaine'nin orada ne işi var arkadaşım? ilk dinlediğimde bu tepkiyi verdiydim ben. peki neden la fontaine?

    bunun nedeni açıktır arkadaşım. ilköğretimde, müfredatımızda belli başlı eserler yer alıyor. birçok insanın da, o dönemden aklında kalan bir fabl var. dolayısıyla söz yazarımız da "çocuksu bir hava" kattığı için bu ismi seçmiştir. hem adamın ismi de güzel. la fonten. bi dönüp kendime bakıyorum, muharrem adı çok sönük kalıyor yanında. şarkı olmaz yani.

    belki de şarkıda bir ironi var. cansız varlıkları ve hayvanları konuşturan fabl türünün en bilindik yazarını işin içine katmasıyla; "nası bir sesin var lan senin? hayvan gibisin." de diyor olabilir. işin bu kısmını sadece söz yazarı biliyor.

    evet böyle bir alan oluştu türk popunda. birkaç şarkıda tuttu, artık devamı gelir diye beklemekteyim. ama türk yazarlara da önem verilmeli. misal ömer seyfettin-kaşağı temalı bir şarkı bekliyorum ben kısa zaman içinde. ne de olsa tüm türkiye'nin okuduğu tek ortak kitap bu. kesin tutar.
    (ceyyar kermit, 16.10.2009 21:48 ~ 21:50)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil