--------------------
kabahatin çoğu sende
küresel ekonominin değerli oyuncusu, canım kardeşim!
adını “tüketim toplumu” koymuşlar bir kere
çaresiz tüketeceksin
elin kolun bağlı
neyin var neyin yok tüketeceksin!
üretmek için bile önce tüketeceksin
yoksa sen 1 liralık mal ihraç edebilmek için 3 liralık mal ithal ettiğini bilmiyor musun?
*
“geri kalmış ülke” deyip moralini bozmamak için
“gelişmekte olan ülke” diyorlar sana…
kibarca söylüyorlar ki önce paranı, sonra umudunu, en sonunda da seni sen yapan değerlerini tüketebilesin.
*
merak etme canın hiç acımayacak
nasıl olduğunu sen bile anlayamayacaksın
bir sabah bir uyanacaksın aynada gördüğüne “adam” demek gelmeyecek içinden…
ne o?
kızdın mı güzel kardeşim?
“yok, ben öyle değilim” mi diyorsun?
sor bakalım kendine o zaman,
dağlıca’da kaç evladımızı şehit vermiştik?
hatırlıyor musun?
12
daha 2 yıl olmadı, ne çabuk unuttun?
peki aktütün’de?
o da mı yok?
22
en son kurban bayramı tatilinde trafikte kaç kişi öldü?
ama sen de hiçbir şey hatırlamıyorsun be kardeşim!
149
iddiaya var mısın?
2 hafta sonra mardin’de kaç kişinin öldüğünü de hatırlamayacaksın!
başka kaygılarla dolu aklından bunlar uçup gidecek
söyle bana dünyanın neresinde ölüm haberleri bu kadar sıradanlaştı?
dünyanın kendine medeni diyen hangi memleketinde toplu insan ölümleri bu
kadar çabuk unutuluyor?
*
hala bana kızıyorsan çok ayıp ediyorsun güzel kardeşim!
insanoğlu sıkıştı mı ille bir yerden bulur avuntusunu
şimdi sen de öyle yapıp “bu milleti bu hale getirenler utansın” diyorsundur
yapma
50 yıldır böyle yaptın bari bugün yapma!
milleti bu hale getirenler hayatı pahalılaştırdı
ben senin yerinde olsam hayatını pahalılaştıranlara değil değerlerini bu kadar ucuzlaştıranlara kızardım.
*
tıpkı nazım’ın dediği gibi:
“kabahat senin demeye dilim varmıyor ama… kabahatin çoğu senin, canım kardeşim…”
-----------------
candaş tolga ışık