|
|
- üzerimize yapışan birkaç kötü özellikten biridir. aslında problemin tanımı tepkisizlik değil nerede tepki gösterileceğini bilememektir. tecavüzcülere, serserilere karşı direkt tepki gösterirken terör olaylarına gönülden tepki gösteririz. tepki göstermemiz için ittirici bir güç olması lazım. tamamen reaktif bir tutumla. ancak ülkemiz kültürünün günden güne kazınması, dış güçlerin oyunları gibi konularda tamamen pasiftir tepkimiz. eskiden, kurtuluş savaşı yıllarında tamamen pro aktif bir tepki yapısı olan türk insanı malesef seneler boyunca bu özelliğini kaybetmiştir.
- bazen tepkisiz olması olmamasından iyi olabilir. (bkz: ogün samast)
ya da tepkisiz görüntüsü maksimus'un arenada karısı hakkında söylenen onca kışkırtıcı laflarına rağmen commodusun tuzağına düşmemesi şeklindedir.(anka, 23.10.2007 11:16 ~ 16:13)
- daha ziyade tepki göstermenin ne demek olduğunun bilinmemesi, hangi durumlarda nasıl tepki verilmesi gerektiğine ilişkin analiz yapılamaması gibi durumlardan kaynaklanan hareketsizlik olarak nitelendirilebilir. tepkisizlik zaman zaman dengesiz bir tepkisel tutumdan daha iyidir ve tercih edilebilir. tepki vermenin anlamı ve dozu bilinmiyorsa, başkalarının ne demek istediğini anlamaya bile çalışmadan esip gürleme durumu varsa, tepki göstermekle saldırganlık birbirine karıştırılıyorsa o noktada durup bir düşünmek lazım gelir kanaatindeyim. ha kimi zaman da kafasına vurup lokmasını alsan ses çıkarmayacak insanlarla karşılaşılır ki, o ise gerçekten bir rehavet halidir ve ayrı bir meseledir.
|