senin annen bir melekti yavrum.
anne bu arada pavyonda çalışmaktadır.
-şıraaaaaakkkkkkk(tokat efekti) norospuuuuuuuuuuuu!!!!!
-allahım bu bir mucize !!!
-görüyorum, görüyorum !!!
pavyondaki hanım kızımızın suratının küçük dairecikler içinde hüzünlü bir şarkıyı okurken ekranda dönmeye başlaması.
filmlerdeki esas kızın sesi çok güzeldir, ve o mutlaka şarkı söyler.
eşekoğlueşşek (bkz:
kemal sunal)
filmdeki kötü adam esas oğlanı yakalamış, ağzını burnunu dağıtmış,tetiği çekip son noktayı koyup gecenin karanlığına karışacakken esas oğlanın bilmediği bütün gerçekleri ilkokul öğretmeni gibi sabırla anlatır gerçekleri öğrenip içinde yaşama hevesi filizlenen kahraman kötü adamı birden dövmeye başlar.saatlerde ortalarda olmayan polis aniden belirir.kurtulan kahraman sevgilisinin yanına gider.sevgilisi ile kucaklaşıp mesut olurlar.
esas kızın hayatını kurtaracak ameliyat muhakkak yurt dışında yapılmalıdır.
esas oğlan doktorsa kesinlikle alkolik olmuştur.sevdiği kızı kurtaracak ameliyatı koca ülkede sadece o yapabilir.
tecavüzcü coşkun ve uzantısı esrarkeş kötüler her zaman diskolarda yaşarlar gün ışığına çıkmazlar.
eğer bir avukat var ise filmde muhakkak
ediz hun'dur.
erol taş muhakkak kötü rolde olmalıdır. filmin sonuna kadar güçlü ve galip gelmeli fakat finalde mutlaka ölmelidir.
bir de ;
(bkz:
güzel olduğunuz kadar küstahsınız da hanımefendi)
(bkz:
bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı)
(dna, 16.09.2006 03:24 ~ 03:57)
-arabalarda marş basma gibi bir durum sözkonusu değildir,direkt 3. viteste yüksek devirde çalışır.
-bütün filmlerde kötü karakter figüranları fikstir.galiba bunlar bir kahvede toplanıyordu ve biri kamyonla gelip amele seçer gibi "sen gel sen gel" diye seçiyordu.
-mahalle esnafı mütemadiyen tavla oynayan,ve hilebazlardan seçilir.
-ağalar hep kötüdür, ağanın oğlu onu beşe katlar, muhtarın oğlu da köyün "cadde çocuğu" modunda elin kızlarına sarkar.
-aşk mektubu yazan tarafından seslendirilir
-ayşen gruda hep kızkurusu rolü oynar.
-halit akçatepe kekeleyerek konuşur.
-tarık akan (nasıl oluyorsa) charlie brown çizgi filmindeki karakterin(adı aklıma gelmedi) saç modeli ile bi alay kız tavlar.
-hulusi kentmen serttir ama mutlaka iyi karakterlidir.
-ali şen in namuslu tek bi filmi yoktur.(şaşkın damat vardı onda da yeğeni şoko partisi yaptı)
aşk konusu, ya ilk görüşte olanından ya da teee küçüklükten beri süregeleninden olur. yani senaryo yazarları işin kolayına kaçmış hep. fazlasını kurcalamaya gerek yok, sevişicekler işte.
(coban, 16.09.2006 04:05)
- durun siz evlenemezsiniz!
- nedenkine?
- kardeşsinizde ondan
- aman allahımmmmm. demek bunca yıl bir kardeşim vardı ve ben bundan habersizdim.
- durunnn.
- noldu sende kimsin?
- ben senin gerçek babanım siz kardeş değilsiniz o senin üvey kardeşin.
- oley be.
nedense sahneler hatalı olduğunda baştan çekilmez. oyuncu hata yaptığı zaman tam hata yaptığı yerin şeklini alır ordan bidaha çekilir. bunu filmlerde bolca görürüz(atlamalar, oyuncuların birden saçlarının değişmesi falan). bunu birbirinden gören yönemenler,ekranda ne kadar kötü dursada bir klişe haline getirdikleri bu olayı benimsemişlerdir.
bazı filmlerde silahlardaki tetiklere polis alarmı takılmıştır mesela.tetiğe basıldığı an polis hızır gibi gelir mekana.
piiç piiç baban yokki senin.
anne piç nedemek?
(psikoz, 25.01.2007 18:05 ~ 22.04.2007 21:10)
her filmin sonunda bi baba veya bilimum akraba alışverişi vardır
tokat atıp insan öldürme.
tüm tarihi filmlerde trablen kullanmak
ailesiyle ya da evinde evlatlık olarak kaldığı zengin aileyle tartışan genç kız ağlayarak üst katta ki odasına gider...
olayın başı basittir ya tecavüzcü coşkun ağzının salyalarını silerken veya nuri alço içkiye ilaç atarken görülür. zaten olayın geri kalanı da malum, fiş priz uyumu oluşur. daha sonra bi bakmışsınız koca 30 dakika geçmiş. noldu bak filmin 3'te biri bitmiş. yönetmen olmak varmış o zamanlar.