özellikle son zamanlarda çıkan heroes, lost,prison break gibi dizileri izlerken aklımıza gelen acı gerçek..adamlar gerçekten ciddi para ve emek harcıyorlar bu işe, izleyiciyi aptal yerine koymuyorlar...
genelde furya tarzı çekildikleri ve zaten tüketicilikle bir olan dizi kültürünü iyice küçük dönemler için çekilmesinden kaynaklıdır. bir de dizi çekilirken senaryo yazılır ki - hepsi için geçerli değil - en kötüsüdür durumu açıklar.
olay oyuncularsa, yabancı dizilerin hepsinin oyuncuları işin akademisini okumuş okullu oyuncular mıdır diye sorduran; konu kısmına gelindiğinde, yabancı dizileri taklit gerçeğinin utanç verici oluşuna katıldığım, türkleri biraz hazır yiyici, yaratıcılıktan yoksun, düşünmesini ve üretmesini bilmeyen insanlar olarak gösterdiğini acı da olsa hissettiren yargı..
izleyicinin bu kalitesiz yapımlara karşı kötü bir tepki vermemesi sonucu oluşan durum. bu dizileri yayınlayan kanallar da baktı ki izleyiciler seçim yapmıyorlar,haftanın yedi günü her akşam yayınlanan dizilerin içeriği genel olarak aynı ama yine de izleniyor,normaldir bu durum. adamlar para kazanıyor bu işten.
yabancı bir dizi uzun süre izlendiğinde daha net görülen kalitesizliktir. "yeter ki para kazanalım, gelsin paralar" mantığıyla yola çıkılarak fazla uğraşılmadan, düşünülmeden dizi yapmanın sonucudur. bir ara her hafta bir dizi başlıyordu, tutmadığı görülünce en fazla 3 hafta sonra yayından kaldırılıyordu ki onlardaki üst düzey oyunculuk ve yaratıcılık için alkış efekti yok mu bu sözlükte diye yakınasım geliyor.
yabancılar 40 dakikalık diziler, 20 dakikalık sitcomlar yaparken ve üstelik bu dizilerin sezonu ortalama 24-25 bölüm sürerken bizimkiler film uzunluğunda diziler yapıyorlar ve yıl boyu yayınlıyorlar, bu yüzden de para yetiştiremiyorlar. her verileni alan bir halkımız olduğu için de bu seviyesizlik devam ediyor. süper baba, ikinci bahar, çemberimde gül oya gibi diziler bir istisna oluşturmakla birlikte malesef ülkemizde izleyicilerin kalitesi artmadıkça kaliteli dizi üretmek çok zor.
son zamanlarda çekilen en iddialı diziler bile en fazla 10 bölüm sonra birbirini tekrarlayıp, yavanlaşıyor. zaten türk dizilerinin tutması için ağalık, zırıl zırıl bir aşk, asalet ve zengin insanların hayatı klişeleri sıkılıkla kullanılıyor. bu ülkede hiç mi yaratıcı senarist yoktur anlamadım gitti. artık bıktık aynı tarz dizilerden.
izleyenle alakalı olan bir durumdur.
kaç kaliteli insan gidip a dizisini seyrediyodur ki?sorunu sadece yapımcılarda kanallarda aramak işin kolayına kaçmaktır.bu diziler;saçma sapan programlar seyredilmese kimse de yapmaz.kimseye ben öğretecek değilim arz talep meselesini.sürekli birileri seyrediyo ve bu diziler çoğalıyo.ben seyretmiyorum sen seyretmiyosun demekki seyreden birileri var ki bu programlar son hız devam ediyor.buna dur denebilir mi?bence denemez.hepimiz biliyoruz ki bunlardan kurtulabilmek için öncelikle insanları iyi kanallarla tanıştırmak gerekir.oradaki iyi programlara yöneltmek gerçekten;kafalarını gerçek anlamda adamakıllı bilgilerle doldurmak gerekir.bu bu ülkede ne kadar mümkündür bilemem;ama yapılması gereken bir şey varsa bu tarz kalitesiz programları ortadan kaldırmak için o da budur. kimse kendi kafasına göre 'ya bu bana çok zarar veriyo' deyip bırakmaz bu programları.
o dizileri;saçma sapan yarışmları seyredip de dün akşam bilmiyorum kaçıncı defa yayınlanıyor ama türk mucit adındaki diğer yarışmalar formatında ama farklı amaç güden yarışmayı kaç insan seyrretti?eğer gerçekten çok seyreden varsa gerçekten utanmam bu söylediklerimden.ne mutlu ki bana bu insanlar beni haksız çıkardı.bu insanlar kim kimle yatmış kim kimin karısına napmış dışında bir şeyler seyretmiş derim ve mutlu olurum..
epey etkili bir istihdam oluşturduğu açık fakat bu, onları eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
kalitesizliğin sebebiyse klişelerden bir türlü sıyrılamayışlarıdır, mutlaka biri evlilik dışı ilişki yaşar, kız hamile kalır, tam doğacakken çocuk düşer, veya genelde hatun kişisinin eski kocası kötü karakter olur, boşandıkları halde hatunun peşini bırakmaz, bu adam bu kadar kötüydü de zamanında niye evlendin diye sormaz kimse, gibi gibi, aslına bakarsanız oyuncu kalitesi fena sayılmaz, problem senaryolarda.
türk dizilerinin kalitesizliği amerikan dizilerinin kalitesizliği yanında daha az insan etkilendiği için kabul edilebilir bir durumdur.
-married with children adlı amerikan mizah anlayışına binaen düzenlenmiş bir senaryo ile,aklı fikri karı götürmekte olan bir baba,nemfomanyak bir anne,ne idiğü belirsiz bir kız ve bir yeniyetmeden oluşan "aile"nin maceraları dünyada milyarlarca insan tarafından izlenip,belki gayri ihtiyari örnek oluştururken
selena gibi salak bir dizi daha az zararlıdır.
-nip/tuck gibi kimin kiminle yattığı kalktığı belli olmayan,kocasının arkadaşından çocuk peydahlayan anneler,porno yıldızları barından bir dizi yıllardır yeniyetmelere "lan olum nip/tuck taki gibi olsa keşke hayatımız" replikleri attırarak milyonlarca insanı hastalıklı bir hale getire bir dizi binbir gece gibi ağlak bir diziden daha kaliteli değildir.
-jennifer love hewit'in ruhlar aleminin kurtarıcısı kıvamında ordan oraya salındığı dizinin kara inci adlı trajikomik diziden farki türk dizi sektörünün efekt olayını henüz çözememiş olmasından başka bir şey değildir.
illa ekrana bakılıp bir senaryo seyredilmek isteniyorsa sinema filmlerinden güzeli yoktur .
maalesef dedirten hadise. konusu aşk veya komedi, birde son zamanlarda büyü-sihir olmayan diziler tutmaz oldu. bu da özellikle gençleri lost, 24, prison break, 4400, heroes gibi dizilere yöneltti. insanlar artık zeka seviyesini zorlayacak diziler istiyor.
bir dizi tuttumu akabenide elli tane benzer format dizi türüyor. insanlar (yapımcılar) paralarını garantisi yüksek işler üzerine yatırıyor. bu da doğal olarak kalitesizliği peşinde sürüklüyor. çünkü ilk tutan dizi oluşturulurken üzerinde iyice kafa patlatılmış oluyor . ama sonradan türeyenler bir an önce dizi ekrana çıksın diye oluşturulduğundan noksanlarıyla birlikte ekranda yer alıyor ve kalitesiz oluyorlar.
bir de yapımcılara sesleniyorum . biraz cesaret alıpta lütfen yeni şeylere ve mantıklı şeylere para yatırın ...