gündem
  1. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  2. · darwin i bitiren balık
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  5. · günün tek cümlelik özeti
  6. · aşk ı memnu
  7. · google wave
  8. · helin avşar
  9. · captain howdy

türk değil türkiyeli olmak  

  1. türkiye cumhuriyeti sınırları içnde yaşamakla türk milliyetine mensup olmak arasındaki ince nüansı yakalayabilmiş olan kişinin kesinlikle katılması, desteklemesi gerekli olgu.

    bu ülke topraklarında farklı etnik kökenden gelen bir çok insan yaşamaktadır. bu insanlar üniter devlet çatısı altında "tek milliyet, tek dil, tek bayrak" çevresinde kenetlenmiştir ve bu yadsınmaması gerekendir.

    ancak, "türk değilim tc vatandaşı bir lazım/ çerkesim/ ermeniyim.." vb söylemler, üniter devlete de tek ve bölünmez olma idealine de ters, aykırı değildir, olmamalıdır; bu cümlede okunan, kişinin esas kökenine gönderme yapması ama buna kaşılık bağlı bulunduğu devlete de saygı duymasıdır. bölücülükle alakası yoktur, alakalandırmaya çalışanlar da kötü, art niyetlidir.

    esas olan tabiiyet hissidir. gerisi "laf ü güzaf"tır.
    (meramise, 06.10.2007 13:09 ~ 24.11.2009 19:22)
  2. ne yazık ki türkiye cumhuriyeti sınırları içerisinde ol(a)mayan hadisedir. görünüşünüz belirlenmiş türk tanımından biraz farklıysa eğer siz türk değilsinizdir. lakin efendim, kim türktür? bu memleket içinde kaç tane işbu etnisiteden insan yaşamaktadır?

    heykellere tapanlara küfredip de heykellere tapmayı kanunlaştırmaya çalışanlara gelin de bunu anlatın. ondan sonra "ben türk değil türkiyeliyim" cümlesini belki korkmadan söyleyebilirsiniz. kraldan çok kralcıların hüküm sürdüğü bu topraklar üzerinde sürekli dini,siyasi ya da etnik bir gruba mensup olma gerekliliğini insanların kafasına adeta mıh gibi çakmaya çalışanların yaşadığını hesaba katarsak bu cümle biraz ütopik kaçmıyor mu?

    ırk temelli bir anlayışla yaşayıp kendi kökenlerini yadsımaya çalışanlar da tabi bu noktada enteresan bir görüntü oluşturmakta ne yazık ki. "hayır efendim bakın biz saf türküz...şöyle şöyle olanlar saf türktür..." deyip de aslında o yaptığı tanımın yakınından bile geçmeyen milyonlarca insan yaşamakta bu ülkede.

    eğer orta asya'da yaşayan çekik gözlü ırklara gerçek türk diyeceksek, sarı saçımla mavi gözümle gayet alafranga bir tipte olan ben, türk değilim demektir. ister türk olayım ister olmayayım, bu topraklar üzerinde şekillenmiş bir kültürün çocuğu olarak ben kesinlikle türkiyeliyim...
    (bulanti, 04.12.2008 22:02)
  3. halk ağzında türkiyelilik; literatürde ise anayasal vatandaşlıkkavramlarından hareket edilerek; bu anlayışın hukuki ve siyasi bir zemine oturtulmasının; farklılıklar arası birlikte yaşama olasılığını demokratik nitelikte güçlendireceği ileri sürülüyor.

    konuşurken kullandığımız kavramların ne olduğunu bilmemiz gerektiğinden; vatandaşlık ve millet kavramlarını bir kez daha hatırlatmakta yarar var. vatandaşlık; devletin tek taraflı, egemenlik hakkını kullanarak, koşullarını ve hükümlerini saptadığı bir hukuki statüyü gerçekleştiren fert ile arasında kurulan bir hukuki bağdır. milliyet kavramı vatandaşlık kavramından daha geniş olup; günümüzde salt belli bir ırktan gelmenin tek başına millet ya da millete mensubiyeti ifade etmeye yetmediği; aynı zamanda aralarında dil, din, tarih ve özellikle kültür birliğinin var olduğu insan topluluğunun millet olarak kabul edileceği benimsenmektedir.

    anayasa'nın 66. maddesinde; "türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türk'tür" hükmü yer almaktadır. bu ifade ile antropolojik ve sosyolojik manadaki türk tanımından ayrılarak hukuki manada bir tanım yapılmıştır. bu anlamdaki vatandaşlık anlayışı, azınlık kavramını da reddetmektedir. ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı kişiler "türk" kabul edildiğine göre; dil, din, ırk ve kültürel kökene ilişkin ayrıcalıklar ortadan kalkmakta; belli bir dinden, kültürden olan çoğunluğa karşı korunması gereken bir azınlıktan da bahsedilememektedir. (lozan anlaşması'nda gayrimüslimlere tanınan azınlık statüsü ile anayasadaki bu hüküm birbirine karıştırılmamalıdır.)

    türkiyeli kimliğinin benimsenmesi ve dolayısıyla asli kurucu unsurun ortadan kalkması; farklı dil, din ve kültürel özelliklere sahip insanların tesadüfen bir araya gelerek türkiye cumhuriyeti'ni kurduğu anlamına gelir. tarih bilinciolan birinin 1923'de cumhuriyetin kuruluşunda ya da günümüzde bu ülke topraklarında yaşayan insanların tesadüfen bir araya gelmiş yığınlar olduğunu kabul etmesi mümkün değildir. osmanlı imparatorluğu'nun, ırk, dil, din ve kültürel farklılıkların olduğu tebaa anlayışından vazgeçilmiş; cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte; bu devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olanlar eşit statüde türk olarak tanımlanmıştır.

    bu değerlendirmelerden yola çıkarak; türkiyelilik gibi kavramların, milli devlet olarak örgütlenmiş türkiye cumhuriyeti'nin temel niteliklerinin değiştirilmesinden başka bir anlam taşımadığını bilmek gerekir. bu düşüncede olanlar; türkiye cumhuriyeti'nin milli devlet şeklinde örgütlenmesinden yakınmakta ve hatta federalizme geçiş halinde toprak bütünlüğünün ortadan kalkmayacağını savunmaktadırlar.
    (onelongpause, 04.12.2008 22:45 ~ 19.12.2008 22:15)
  4. bildiğin anayasal haktır.anayasa herkese eşit davranılacağını belirtmek için herkes türk kabul edilir demiştir,bu herkes türk olmak zorundadır demek değildir.

    aynı anayasada türkiye cumhuriyeti demokratik,özgür ve atatürk ilke ve inkılaplarına bağlıdır da yazıyor.birini türk olmaya veya türküm ben demeye zorlamak ne zamandan beridir demokratlık,özgürlük oldu,bu ilkelerle bağdaşır oldu??

    (bkz: herkesin atatürkünün başka olması)
    (vercignatorix, 04.12.2008 22:59 ~ 23:05)
  5. saçma sapan bir ayrıma kurban gitmektir.
    (açık kalp ameliyatı, 04.12.2008 23:11)
  6. son zamanlarda iyice hortlamış bir yaklaşım. özellikle beyinsiz polislerin günahsız bir çocuğu katlinden sonra iyice canlandı...

    ben lazım/kürdüm demek başka birşeydir; ben türk değilim, lazım/kürdüm demek başka birşeydir. farkında olmadan abd denen nifakçı kuvvetin oyununa gelindiğinin kanıtıdır bu. bunu özellikle belirttin de ne oldu? başın göğe mi erdi? anana, babana, akrabalarına, atalarına olan bağlılığını gösterdiğini mi sandın? tam tersi. kurtuluş savaşında ölen dedenin dedesine mezarda iki takla attırttın. kemiklerini sızlattın.

    1919'lu yıllarda manipülasyona uğrayanlar ermenilerdi, rumlardı. kardeşim dediği insanların zamanla nasıl kendisine düşman kesildiğini izledi, anlam veremedi deden. şimdi manipülasyona uğrayanlar kürtler. pardon, uğrayanlar dedim. uğratılanlar diyecektim esasında. kendilerinin tek suçu bu nifak tohumunun yeşermesine izin vermeleri oldu maalesef.

    bunların hepsi daha öncede yaşandı. tekerrür etmese olmaz soktuğum şeyi. ne nostalji merakıdır yahu...
    (siriquastrum, 23.06.2009 00:40)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil