· şişe ve kutu ayranlarda ambalaj o kadar çok dolduruluyor ki, üzerinde hiç boşluk bulunmayan açılmamış bir ayranı çalkalayarak homojenize etmek mümkün olmuyor.
workaround: şişe ayranlarda kapağı açıp bir kısmını bardağa doldurarak şişede boşluk yaratmak ve tekrar kapağı kapayıp çalkalamak ideal bir çözümdür. kutu ayranlardaysa bu türden bir şans maalesef bulunmuyor.
· kutu ayranlarda vatandaşlar yukarıdaki ambalajı açmakta zorlanmaktalar. kuvvetlice jelatini çekmek ayranı açmak için yeterli olsa da bu durumda tüketicinin üstünün kirlenmesi tehlikesi bir yana, çok değerli bir ürün olan ayranın bir kısmı masaya dökülmek suretiyle ziyan olmaktadır.
workaround: pipet (kamış) ismi verilen ufak plastik borularla kuvvetlice jelatine vurup ufak bir delik açmak ve pipet yardımıyla ayranı tüketmek ideal bir çözümdür.
· nasreddin hoca karikatürü basılı kutu ayranlar tüketicinin dikkatini ayrandan karikatüre çekerek ayrandan faydalanabilme oranını düşürüyor. karikatürlerin çeşitleri toplamda 3 olsa da tüketicinin aynı karikatürü her seferinde okuduğu, daha üst sosyoekonomik tabakaya mensup tüketicilerin, karikatürlerin ingilizce versiyonlarını da okuduğu ve buradaki gramer sorunlarına odaklandığı gözlemlenmiştir.
workaround: nasreddin hoca karikatürsüz ayranlar tercih edilmeli.
açma halkalarını toplayan tüketiciler, dünya kupası, formula1 gibi etkinliklere bedava bilet kazanamıyor, bu çekiliş milli piyango idaresinin bilmem kaç numaralı izniyle yapılıyor diye bir uyarı okumuyor, yaşınız 18 den küçükse hediye kazansanız bile alamazsınız denmiyor.
sektörde fasoncuların çoğalması kaliteyi bozmuştur. içenler bilir, tikveşli'nin ''keloğlan ayran serisi'' vardı. bir de iş hanlarındaki çayocaklarında hala görebileceğiniz sütaş cam şişeler. eker yayık ayran konusuna girsem şu anda iki şisesini içerim o kadar yani. ama gidiyorsun bambi'ye ayran diyorsun adamlar fason yaptırmışlar bir mandıraya, ayran ayran değil ayranlı su.
workaround: keloğlan serisi yeniden üretilsin. bambi ise eker ayran satsın.
sektörde kahraman eksikliği var. ayraniç dışında piyasayı canlandıracak, içme talebini arttıracak kahraman yok. bu durum geleneksel içeceğimiz ayranın kola karşısında değer kaybetmesine neden olmakta. hadi coca cola'yı geçtim, ülker bile kola pazarına giriyor. üstüne çarşaf çarşaf reklam yaptırıyorlar...
workaround: ayraniç'e alternatif kahraman yaratılsın. ne bileyim ülker tuncay şanlı'yı cola turka reklamı yerine ülker içim ayran reklamına çıkarsın, hatta reklam konusunu bile buldum. bir çocuk stadyumda ayran içerken gösterilsin sonra ayranın uyku getirme etkisiyle uyuklamaya başlasın, bu arada tuncay gol atsın, millet çılgına dönsün ama tuncay tribünlere koşarak o meşhur "sus" işaretini yapsın çocuğu göstererek sessiz olun çocuk uyuyor babında. duygusal anlar yaşansın, hatta selocanlar, yaşlı teyzeler çıkarılıp bu duygusallığın dozu artsın, insanlar "ay ne şekerler" desin. sonra gör bakalım nasıl artıyor ayran satışları.
ayran sektöründe ürünün içeriğine bakarsak hep tek tip ürün satılmaktadır. sadece ambalaj olsun, desen olsun, saklama süresi oldun hep bu tür şeylerde değişikliğe gidilmektedir. bu da bir süre sonra sektörün monotonlaşmasına ve evde yapılan ayrana rağbetin artmasına yol açmaktadır.
workaround: bu ayranın köpüklüsünü, tam yağlısını, sıfır yağlısını, yarım yağlısını, koyun sütünden yapılmış olanını, inek sütünden yapılmış olanını üretsinler. biraz mamul farklılaştırmasına gitsinler. hem sektör canlanır, hem de tüketici bayram eder. ben bakkala, markete gittiğimde bol köpükle ayran alıp içmek isterim mesela. bunları da biraz düşünün eyy sektörün büyükleri..
misis ayranının fabrikasyon şekilde üretilmemesi sonucu türkiye'de bulunan ayran gurmelerinin bu damak zevkinden mahkum kalmalarıdır.
workaround: yerli bir sermaye grubunun pozantı civarında güzel bir entegre tesis ile rahatça çözebileceği sorundur. bırakın türkiye çapında, misis ayranının dünya çapında çok büyük yerlere gelebilecek ulusal bir marka kimliğine dönüştürmek şarttır.
klasik reklam stratejilerinden bile uzak durması.
ramazanda yurdun dört bir tarafında ayran içildiğini konu alan reklamlar yayınlarken, bahar ve yaz aylarında ayran içen, sağlıklı yaşayan genç nüfusun konu alındığı reklamlar gösterilsin. ilkokul sıralarında simit, ayran tüketen şimdinin yetişkinlerinin nostaljik ayran hatıralarıyla küçük çocuklar okullarda ayran tüketmeye teşvik edilsin.
reklamlarda yanlış karakterlerin oynatılmasıdır. böylece halk ayran içme zevkinden uzaklaşmakta ve ayranımızdan mahrum kalmaktadır.
workaround: öksüzler filmindeki süleyman turan'ın sahnesi hatırlanmıştır. eğer üstad reklamlarda da aynı filmdeki gibi 3 şişeyi ardarda fondip yaparsa, yaptığım pazarlama araştırmasına göre satışlar %300 artacaktır.
yanlış reklam mecraları seçilmesinden dolayı kaynaklanan pazarlama sorunlarıdır. gazetelerde ayran reklamları hiç anlayamadığım bir şekilde genelde spor sayfalarında görülmektedir. halbuki spor sayfalarının müdavimleri genelde bira ve kola gibi asitli içeceklerin tiryakileridir. yine aynı şekilde televizyon reklamları ise gün boyunca özellikle uyumaya yakın gece saatleri verilmektedir. zaten ayran içeriğindeki laktoz asit sayesinde içenlerin uykusunu getirdiği için bu saatlere reklam koymak abesle iştigaldir.
workaround: eğer ayran üreticileri uyku sorunu çeken genç bünyelere satış yapmak istiyorlarsa, reklam mecralarını değiştirip internet ortamına yönelmeleri gerekir. kuşkusuz gecenin üçünde bile yüzlerce yazarı ve okuru bulunan başta itü sözlük gibi ortamlara gelirlerse daha başarılı olacakları bellidir.
kimi kutu ayranlarda istenilen tuz oranının yakalanamadığı görülmekte.
workaround:tuzun az olması durumunda bir pipet yardımı ile ayran jelatini delinmeli, yeterli miktarda tuz ilave edildikten sonra , delik işaret parmağı ile kapatılıp çalkalanmalıdır. bu işlem sırasında parmağa biraz ayran bulaştığı tesbit edilmiş olup, bu miktar önemsenmeyecek kadar az olduğu için ihmal edilebilir.
tuzun fazla olması durumunda yapılabilecek şey, tuzun kimyasal yolla ayrıştırılmasıdır, lakin bu işlemin zaman ve maddi açıdan pahalıya mal olması nedeniyle farklı marka bir ayran almak sorun için daha mantıklı bir çözüm olacaktır.
kimden: ah***@***.com.tr - 30.04.2007 10:38
ip: 85.96.**.* (türkiye)
kategori: şikayet
konu: türk ayrancılığının sorunları
mesaj:
merhaba sitenizde türk ayrancılığının sorunları ile ilgili yazılanları okudum.ciddi misiniz yoksa dalgamı geçiyorsunuz anlayamadım.eğer ciddi iseniz ben gönen süt üreticileri birliği yönetim kurulu üyesiyim ve isterseniz site olarak bize destek olabilirsiniz.ülkemiz ayran üretiminde yüksek kalite ve standartlara ulaşmış ve her geçen gün kendisini daha da geliştiren bir ülkedir ve tek ihtiyacımız olan şey halkımızın desteği.desteklerinizi bekliyor ve saygılarımı sunuyorum.
http://www.gonen-sutbirligi.com/
kimi yerel ve küçük üreticilerde, ayranlar raf ömrünü artırmak amacıyla bildiğimiz gibi yoğurttan değil bazı kimyasallar kullanılarak direk sütten yapılıyor. (bildiğim kadarıyla o döner ekmek satılan vs. yerlerde üzeri kapalı plastik bardaklarla verilen ayranların bir çoğu böyle) bu ayranları içmeye alışan vatandaşlarımızın ayran alışkanlıkları değişiyor, bir süre sonra bilinen ayran tadı gerçek ayran yerine o kimyasal-süt karışımı olarak kalıyor akıllarda taki gidip yurdum yaylalarında bi yayık ayranı içene kadar.
sorun: ayranda laktik asit olduğu için yorgunluk hissi ve uyuma isteği yapıyor. iş saatlerinde ayran içmek yürek ister hale gelebiliyor.
çözüm: çok basit. laktik asit ile tepkimeye giren baz ayrana katılsın. böylece laktik asit problemi ortadan kalkar. ayrıca asit ve baz birleşip tuz yapar. ayrana tuz koymaya da gerek kalmaz.
· bilumum lokanta, büfe, vb. mekanlarda kutu ayranlar henüz müşteriye gelmeden önce yolda garson tarafından çalkalanmaya maruz kalmakta. bu da müşterinin kendi ayranını çalkalama zevkinden mahrum kalmasına yol açmakta. "çalkalasın kardeşim müşteri yine, tutan mı var" şeklinde bir argüman zaten çalkalanmış olan ayranı tekrardan "haybeye" çalkalama andavallığına düşmek istemeyen müşteri tarafından sallanmayacaktır.
çözüm: ayran çalkalamak gibi muhteşem bir olgunun, ayran sahibinin kişisel hakları dahilinde olduğu bilinci tüm ayran tüketici, satıcı ve servis görevlilerine aşılanmalı.
yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmemek doğu toplumunun yabancı kültürünün yoğun etkisi sonucu kendi bütün öz değerlerini ilkellik kabul etmesi sonucu oluşan bir durumdur. eğer kendinizi beğenmiyorsanız yabancıların ayran, yoğurt, pekmez gibi sağlık değeri yüksek olan besinlere ne oranda saldırdıklarını görüp ona göre değer verin bari.
genelde kaliteli ayran üreten ve pazarın hakimi olan firmalarımızın ayran üretiminde tam yağlı yoğurt kullanması nedeniyle, belirli bir kitleyi diet/light kola nın kollarına bırakmasıdır. örneğin yağ oranı düşük, sodyum oranı düşük ayran üretilerek pazardaki bu boşluk doldurulabilir. kaldı ki böyle bir ayran eğer lezzetinden çok şey kaybetmeden üretilebilirse diğer şeker bazlı rakiplerinden çok daha serinletici ve ferah olacaktır.
uzun zaman sonra gelen ek bilgi:
artık light ayranımız var. hatta naneli/fesleğenli ayran bile gördüm. türk ayrancılığı umut veriyor bana.