gündem
  1. · günün tek kelimelik özeti
  2. · prison brake
  3. · günün tek şarkılık özeti
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · ibrahim üzülmez
  6. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  7. · ugg
  8. · jerry c
  9. · kemal sunal

türkçe karşılığı yok  

  1. örneğin ingilizce olarak sadece bir kelimeyle ifade edilebilen bir konunun, gene ingilizce açıklamasını okuyup anlamını anladığımızda, haaa ama biz bunu türkçe'de tek bir kelimeyle ifade etmiyoruz kii, dediğimizde geldiğimiz sonuç.
    (cherryblossomgirl, 25.06.2006 23:17 ~ 23:23)
  2. türkler de ingilizce konuşurken ingilizce düşündükleri için, en azından düşünmeleri gerektiği için mümkün olan sözcük türüdür. en sık verilen örnekleri challange ve the kelimeleridir. bu ve bir çok kelimenin daha türkçe karşılığı yoktur. lakin bu ingilizcenin türkçeden daha zengin bir dil olduğunu göstermez, zira tersi de mevcuttur.

    aslında konuyu sadece ingilizceye indirgemek de yanlıştır. tüm diller arasında bu tarz sıkıntılar doğmaktadır. kültürler farklılaştıkça, kelime ihtiyaçları da farklılaşmakta ve sonuç itibariyle farklı kelimeler türemektedir. buna en sık gösterilen örneklerden bir tanesi arapçada deve için bilmem kaç tane farklı kelime olmasıdır. lakin tüm diğer dillerde deve için tek bir kelime kullanılır. bunun sebebi devenin arap hayatında yadsınmaz bir öneminin olmasıdır.

    konuyu derinleştirirsek, aslında çok az kelimenin diğer dillerde tam karşılıkları vardır. çünkü toplumların ve kültürlerin bazı nesne ve kavramlara daha farklı anlamlar yüklerler. bu imgelendirme kelimelerin tam karşılıklarının olmasını engeller. örneğin horse kelimesi ile at kelimesi esaslarında hayvan olan atı kastediyorsa da, bir türk için at farklı bir şeydir, bir ingiliz için bir horse farklı bir şeydir. veya "yeşil soğan" türk toplumunda yenilenmeyi, baharı, kurtuluşu müjdeler. bir amerikalı içinse ağız kokutan bir sebzedir. başka bir örnek olarak da arapçadaki elif kelimesini verebiliriz. elif bir harftir, yunanca karşılığı alfadır; ibranice karşılığı alaf'tır. lakin elif arapçada uzun boylu hatun manasında da kullanılır, bir manasında da kullanılır, yalnız manasında da kullanılır. alfa ise bize ilk olan şeyi, birincil şeyleri çağrıştırır. bu liste bu şekilde uzatılabilir.
    (tuygun, 25.06.2006 23:30)
  3. (jugis nomen, 25.06.2006 23:39)
  4. genelde pek geçerliliği olmayan bir önermedir.

    türkçe, dünyanın en zengin dillerinden birisidir. özellikle de ingilizce bir kelimeden bahsedildiğinde hiçbir geçerliliği kalmaz.

    türkçe, dilde hala kullanımı olan fakat güncelde pek de bilinmeyen osmanlıca-farsça karışımı türkçeleşmiş kelimeler de kullanıldığında, ingilizce anlatımı çok uzun ve karmaşık yapıda olan bir ifadeyi çok daha az sözcükle ve basit bir anlatımla verebilmektedir.

    (burada bir parantez açıp belirtmek gerekiyor, konuşma arasında veya yazı içinde yabancı kelime kullanımı ile yabancı dilden kelimelerin türkçe'ye girmesi arasında bir fark vardır)

    fakat türkçe ile ilgili son on yılda ortaya çıkmış bir sorun vardır ki, yazarların ve konuşmacıların saçma eleştirilere maruz kalmasına neden olur.

    farklı dillerden giren kelimeler yerine, tdk türkçe kelimeler uydurma yoluna gider. bu kelimeler genelde ya çok "ısmarlama" durur, ya da gerçek anlatımı karşılamaz. dil dostu olduğunu iddia eden kesimler de, "bunun türkçe karşılığını bulmuş tdk, bunu neden kullanmıyorsunuz kardeşim" diye bu "doğan hançerlioğlu" menşeli uyduruk kelimeleri kullanmaya iter.

    burada bilinmeyen bir şey, yabancı kelimelerin ve kullanımların girişi bir dili zenginleştirirken, sırf yabancı kelime kullanmamak için "bunun yerine bi türkçe kelime koyalım da o kullanılsın" mantığının aslında dili fakirleştireceğidir.

    bak yine sinirlendim. yahu bir paneli yöneten insana "moderatör" değil de ne denir? ben mecbur muyum doğan hançerlioğlu'nun uydurduğu "oturum yönetmeni" kelimesini kullanmaya?*
    (chaghdash, 26.06.2006 14:47)
  5. sadece türkçe ile sınırlı kalmayan olaydır. bir dilden bir dile çeviri yaparken insanı en zorlayan şeylerdir tam karşılığı olmayan kelimeler ve gerçekten de yabancı dilerde olan pek çok kelimenin türkçe'de tam karşılığı yoktur. tıpkı türkçe de olan bazı kelimelerin yabancı dillerde tam karşılığının olmasının imkansızlığı gibi. örneğin inşallah, maşallah, kısmet gibi kelimeleri yabancı bir dile çevirmek neredeyse imkansız. inşallah için şimdiye kadar en yakın olarak 'ı hope ' cümlesi kullanıldı ki gördüğünüz gibi tam karşılamıyor inşallah'ı. aynı şekilde kısmet kelimesi de yabancı dillere çevrilemiyor, onlar da kismet deyip geçiyorlar. farklı kültürlerin farklı dillerinde kelimelerin birebir karşılığının olmaması çok normal bir şey. ama insanlar bu cümleyi söylediği zaman 'vay şuna bak, ne kadar da özenti, ne demek türkçe karşılığı yok. tabi ki vardır, sadece sen yabancısını kullanmak istiyorsun' diye düşünülüyor. ama bunun yabancı dil özentiliği ile hiç bir alakası yoktur.
    (chrystal, 26.06.2006 18:01)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil