genelde pek geçerliliği olmayan bir önermedir.
türkçe, dünyanın en zengin dillerinden birisidir. özellikle de ingilizce bir kelimeden bahsedildiğinde hiçbir geçerliliği kalmaz.
türkçe, dilde hala kullanımı olan fakat güncelde pek de bilinmeyen osmanlıca-farsça karışımı türkçeleşmiş kelimeler de kullanıldığında, ingilizce anlatımı çok uzun ve karmaşık yapıda olan bir ifadeyi çok daha az sözcükle ve basit bir anlatımla verebilmektedir.
(burada bir parantez açıp belirtmek gerekiyor, konuşma arasında veya yazı içinde yabancı kelime kullanımı ile yabancı dilden kelimelerin türkçe'ye girmesi arasında bir fark vardır)
fakat türkçe ile ilgili son on yılda ortaya çıkmış bir sorun vardır ki, yazarların ve konuşmacıların saçma eleştirilere maruz kalmasına neden olur.
farklı dillerden giren kelimeler yerine, tdk türkçe kelimeler uydurma yoluna gider. bu kelimeler genelde ya çok "ısmarlama" durur, ya da gerçek anlatımı karşılamaz. dil dostu olduğunu iddia eden kesimler de, "bunun türkçe karşılığını bulmuş tdk, bunu neden kullanmıyorsunuz kardeşim" diye bu "doğan hançerlioğlu" menşeli uyduruk kelimeleri kullanmaya iter.
burada bilinmeyen bir şey, yabancı kelimelerin ve kullanımların girişi bir dili zenginleştirirken, sırf yabancı kelime kullanmamak için "bunun yerine bi türkçe kelime koyalım da o kullanılsın" mantığının aslında dili fakirleştireceğidir.
bak yine sinirlendim. yahu bir paneli yöneten insana "moderatör" değil de ne denir? ben mecbur muyum doğan hançerlioğlu'nun uydurduğu "oturum yönetmeni" kelimesini kullanmaya?
*