bilimum bilimsel terimler.profesörlerimiz çevirmek için acayip kasmakta, ama genelde kendileri bulup isimlendirmiş olmadıkları için başarısızlığa uğramaktadırlar.
normaldir. okuyucu böyle bir kelime ile karşılaştığında heyecana kapılmamalıdır. bu gibi kelimelere takılmadan okuma parçasını bitirmeli ve bilinmeyen kelimenin anlamı içerikten çıkarmalıdır.
türkçede kelimeler yazıldığı gibi okunduğu için çabuk bir şekilde yeni gelen yabancı kelimelere kılıf bulunmaktadır. ancak yinede eğitim gördüğüm ismi lazım değil ingilizce eğitim veren ünimde tarzancaya varan söylemler hocaların ve öğrencilerin ağızlarından düşmemektedir. tadından yinmez.
- hocam şimdi şirketlerde empowerement uygulanınca efficency artmıyor mu?
- tabi dediğin flat organization oluyor işte. daha çok organic tarzda çalışan firmalar için.
not: böyle bi diyalog olmadı, sallıyom.
göçebelikten etkilenmiş bir dile sahip olmanın dezavantajlarından biridir herhalde..asıl derdimiz eylemin yine başka bir eylemi takip etmesi olduğundan,bolca fiilimiz vardır..buna karşın etrafımızdakileri ballı şuruplu tasvir etmek için vaktimiz olmamıştır tabii..oluşan açığı farsça/arapça ile gidermeye çalışmış olan bizler,şimdi garip bir takım cümleler kurarak ingilizce ile sağlamaktayız güya..uzun süredir bir yerlere gitmiyor olmak türkçeye bakışımızı değiştirmemiş olsa gerek..
refüze etmek örneğinde görüldüğü üzere, ingilizce okunduğu şekilde türkçe yazılarak türkçeye katılabilen kelimelerdir, ki örnek kelimenin türkçe karşılığı mevcuttur.
az çok zeki her insanın ayırdedebileceğini umduğumuz üzere, türkçe'de karşılığı kullanılmayan ingilizce kelimeler ile türkçe'de karşılığı olmayan ingilizce kelimeler ayrı kavramları ifade eder.
son derece hoşnutsuzum bu kelimelerin türkçe'de karşılıklarının bulunmamasından. genelde hepsi "arkadaş" olarak çevriliyor dilimize, başında ya da sonunda ne arkadaşı olduğunu özellikle belirtme gereği duyulmadığı sürece. insanın "işten bir arkadaş"ından bahsetmesi ile aynı yerde çalıştığı birinden bahsetmesi farklı şeylerdir.
arkadaşlık başka türlü bir şeydir; yukarıdakilerin hiçbirine benzemeyen.
[freshman] -> üniversite birinci sınıf öğrencisi
[sophomore] -> üniversite ikinci sınıf öğrencisi
[junior] -> üniversite üçüncü sınıf öğrencisi
[senior] -> üniversite dördüncü sınıf öğrencisi
bizde karşılığı olmadığı için düz mantık yürütülmüş. lakin bu amerikalılar dilin, ota boka sözcük türetince geliştiğini zannediyorlar herhalde. birinci, ikinci sınıf de geç işte.
zamazingo , çeviremezler katiyen. zaten türkçe de akla bir türlü gelmeyen nesnenin yerine kullanılıyor , bi de dalgametre var eşanlamlısı. bunu fışka ve raspiska takip ediyor.