türkçe cümleye ingilizce kelimeler sokuşturmak   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. yarı ingilizce yarı türkçe konuşmak şekilli tanımlanır ** (bkz. tek parça puzzle)
    (greeen, 28.04.2004 14:09 ~ 26.11.2004 11:42)
  2. hayatını ingilizce metinleri okuyarak geçiren, akademik kariyer diye kastıran gariplerin türkçeden soyutlanmasıdır.
    bilim dili olarak türkçe her t.c. vatandaşının tercihi olsa da, teknolojik gelişmelerin ana dili olan ingilizce karşısında türkçe maalesef geri planda kalmakta. terimlerle dolu bir ortamda, okunan dökümanlardaki ingilizce kalıplar türkçedeki kullanımlarından daha iyi açıklıyorsa anlatılmak istenen düşünceyi/tekniği/yazılımı/donanımı/hedeyi,
    neden olmasın.
    (azureel, 27.07.2004 12:33)
  3. yetersiz bilginin açığa vurulma örneği
    (raiser, 27.07.2004 23:20)
  4. (bkz. fart diye osurmak)
    (aqua, 29.07.2004 00:24)
  5. bir boun klasiği.

    bu tür akla zarar bir yolla!! gösteriş yapmaya kalkışanlar da mevcuttur ki bu insanoğulları oldukları yerde alınlarının çatısından vurulmaları gereklidir.
    (r feynman, 29.07.2004 00:37)
  6. (bkz: türkilizce konuşmayı marifet sananlar)
    (goyathlay, 14.11.2004 19:49)
  7. ingilizce bildiğini kanıtlamak istercesine, durduk yerde konuşmalarına ingilizce sözcükler ekleyen, karşısındakine iyiki ingilizce biliyorsun dedirten eylem. bazı insanlar bunu bilinçsiz olarak gerçekleştirse de, olay bilinçli ve sık sık yapılıyorsa insanlarda ters tepki oluşturtabilir. bir de sevgili hocalarımızın sevgili cümleleri vardır ki her biri evlere şenliktir. sizden geri feedback alıcaz ki seneye daha iyi ders verelim gibi.
    (ascella, 24.11.2004 19:42)
  8. artık iyi bir textbook alır bookshelveinize koyarsınız.
    (bkz: burak özkal)
    (akaydo, 24.11.2004 20:26 ~ 26.11.2004 11:10)
  9. dilimize sahip çıkmamamızın sonucu.
    (spooky, 15.09.2005 23:02)
  10. "bu olay beni çok irrite etti."
    "önerisini refuze ettim."

    ne şimdi bunlar?bu olay beni çok sinirlendirdi ya da önerisini reddettim desek çok mu avam olacağız, araya ingilizce kelime sokuşturunca çok kaliteli, klas bir insan gibi mi göründüğümüzü zannediyoruz. offfff of, elime kızılcık sopası alasım geliyor bu lafları duyunca.
    (moonman08, 16.02.2007 13:21)
  11. yabancı dille eğitim veren okullarımızın da çok etkisi olan oluşumdur.mamafih bazı üniversitelerde önüne geçmeye çalışmak amacıyla örgütlenme ve kampanyalar başlatan pek değerli gençlerimiz mevcuttur.bir kaç örnek için buyrunuz;
    (bkz: türkçeden dönenin kalemi kırılsın)
    (bkz: odtü türkçe topluluğu)
    (bkz: odtü md tog)
    (onelastgoodbye, 27.03.2007 18:53)
  12. teknik konularda konuşurken, ilgili terime türkçe karşılık bulamamanın getirdiği sonuç.
    günlük konuşmalarda görgüsüzlük sembolü. ingilizce bildiğini karşıdakinin gözüne sokmak.
    (temproral flux, 23.09.2007 20:00)
  13. yaşanan bir örneği aktarayım hemen.ofisten çıktığımda koridorda konuşan er kişiden bir beyit;

    -oldu.ben zaten total faturaya thirty five addledim.hem yarın sana da meeting requesti sendlerim okey?
    -baay.

    (bkz: eşek sudan gelinceye kadar dövmek)
    (lyrics, 20.10.2007 14:48)
  14. bir asimilasyon sürecidir. aynı durum dünyanın bir çok ülkesinde geçerlidir. 1930'lu yıllardaki gibi konuşabilsek keşke.

    "globalleşiyoruz işte"

    edit:asimilasyonu türkçe kelime gibi kullanan bünye.
    (itirazım var sayın yönetici, 20.10.2007 15:38 ~ 15:49)
  15. (bkz: ammını fuckayım)
    (genius kusagami, 20.10.2007 16:11)
  16. "i'm from diyarbakır. merkezden"

    (bkz: ben geçenlerde bunu duydum)
    (thisrock, 20.10.2007 16:30)
  17. en çok kullanılan kalıbı "falancanın okeyini almak." şeklindedir. sen öyle cümle kurarsan ben de biraz olsun fesatça düşünürüm işte.
    (genjuure, 20.10.2007 17:15)
  18. bazen , her ne kadar sevmeseniz de, ki ben de sevmem, akıcılığı ön plana çıkarmanızın gerektiği durumlarda başa gelebilen olaydır. söyle ki , kahramanımız yurtdışında çalışmaktadır ve çalıştığı firma, kendi kültürünü oluşturmuş çok köklü bir firma olduğu için, firmanın kendi terminolojisi de vardır; yapılan işlerin neredeyse hepsinin kendine has "ingilizce" isimleri vardır. şimdi türkiyede, bir toplantıda, bir konuşmada vs birisi size iş ile ilgili bir şey sorduğunda, eğer her kelimeyi türkçeye çevirerek anlatmaya kalkarsanız, ne kadar iyi simultane tercüme yapacak kadar iki dile hakim olsanız dahi, belli zaman kayıpları, akıcılıktan bazı feragatlar olacaktir; artı bazı kelimelerin türkçe karşılığı aynı anlama tam olarak gelmez, bazı kelimelerin karşılığı yoktur. şimdi böyle bir durumda ya bir parantez açıp yeni bir cümleyle durumu kotarip, tekrar kaldığınız yerden devam edecek, konumanın temposunu, dinleyenin dikkatini kaybedeceksiniz, ya da direk yerine cuk oturan terimi kullanarak olaya devam edeceksiniz.ben ikinciyi seçiyorum açıkçası.



    bu konuda eğer ki tartışılacak bir konu varsa , o da kendi bilim kültürümüzü yaratıp yaratmadığımız olmalı. eğer biz bir şey üretmiyorsak adam gibi, o zaman terimleri de teknoloji ile beraber satın almamız normal değil mi?
    (kornish, 20.10.2007 17:25)
  19. gerizekalılık belirtisidir, çoğu insan bunu bir yada bikaç kez yapmıştır benim esas merak ettiğim düzenli olarak günlük konuşma sırasında bunu yapan malaklar kendilerini üstün gösterme belirtisi içinde oldukları için mi yoksa yıllardır öğrendiği dili unutabilecek kadar küçük beyinli olduklarını cümle aleme duyurmak için mi yaptıklarıdır. bana esas acı veren nokta very beatiful hanım*, beni irrite ettin, open-mind olun biraz gibi cümleler kuran bu dangalak, özenti ve ingilizce konuşmayı üst-insan olma belirtisi olarak gören rezil, ezik,... insanların genelde daha iyi maaşı ve işi olan, ülkenin geneline göre daha üst tabakalarda olmasıdır.
    (anthrax, 07.03.2008 19:47 ~ 20:12)
  20. sonradan görme şarklıların yaptığı bir uygulamadır, bi kaç nesil önce taşradan çıkıp, aslını unutmak ve kendini yazılı olmayan kast kademelerinden birine yerleştirmektir. komplekslilik ve kendini küçük görmekten ileri gelir. bu gibi insanlar ait olduğu bir çok şeyi dışlamaktan kendini alamaz çünkü bu güne kadarki ait olduğu çevre, yaşantı ona göre bayağıdır. o buraların adamı/kadını değildir. ve kendini o araya sıkıştırdığı ingilizce kelimeler gibi küçük yalanlarla kandırır. en kötüsüde budur zaten, kendi yalanlarına inanmak. evet kendi dilini konuşurkenki akıcılık içerisinde bir anda ağızından çıkıveren, kanıksanmış bu kelimeler kendi inandıkları yalanlarıdır, artık onların birer parçasıdırlar.
    (adsız, 07.03.2008 20:20)
  21. bilerek ve isteyerek yapıldığında cahilliğin en büyük örneğidir. "ben ingilizce biliyorum, üstünüm" havası vermek istenir, aksine komik duruma düşülür. bir diğeri sürekli ingilizce konuşan, düşünen, kendi öz dili türkçe'den uzak kalan insanın düştüğü durumdur. en az ilki kadar acınasıdır. bir insan iki dili rahatlıkla konuşabilir. özdilinden uzaklaşan, kendi dilinen yabancılaşan insanlar türkçe okuyarak, dinleyerek ve konuşarak bu sorunu aaşbilirler, tabii isterlerse.
    (minero, 07.03.2008 21:37)
  22. (bkz: pelin batu) geçiyor ama yavaş yavaş. hayırlısı...
    (kazaramistik, 07.03.2008 21:45)
  23. olay aslında sadece ingilizce kelimelerde değildir. asıl mesele kendi dilini konuşurken araya yabancı kelimeler tıkıştırmaktır ki bu özentiliğin ve belki de en kuvvetli ihtimal olarak kendini rahatça ifade etmekten aciz olmanın göstergesidir. büyük ihtimalle de bir kompleks göstergesidir.
    (nisan cadısı, 07.03.2008 21:49)
  24. (bkz: ısrarla ingilizcesi kullanılan kelimeler)
    (eva, 07.03.2008 21:52 ~ 21:53)
  25. galatasaray üniversitesi ndeki versiyonu için
    (bkz: türkçe cümleye fransızca kelimeler sokuşturmak)
    (tersdönenşemsiye, 07.03.2008 22:04)
 sayfa  / 2