türbanlı kızlarımızın giyimi içinde pek çok tezatlık ve ikilem barındırır. biraz öyledir biraz böyledir, bir taraftan açıp, bir taraftan kapatan bir tarz içerir.
baş : şimdi tepeden başlayarak irdeleyelim. kızlarımız, onların saç tellerinden tahrik olup türlü hayaller kuracak olan, azgın ve sapkın erkeklerden sakınmak ve korunmak için saçının bir tek telini göstermemek adına alttan bone takarlar. eğer bu bone takılmazsa mazallah eşarp kayabilir ve saçların bir kısmı gözükebilir. erkeklerden bu denli sakınan kızlarımız kendilerini onların ve herkesin gözüne sokmak istercesine parlak ,dikkat çekici başörtüleri takarlar. piyasada bulabileceğiniz en canlı, en şatafatlı, en cırtlak renkler seçilerek, başörtüsüyle sosyal hayatta varolmak isteyen kızımız ben buradayım diye adeta bağırır. başörtüsünün yanısıra yüzde malzemeden sakınılmayarak yapılan iddialı makyaj ile saçını sakındığı erkeklere ne kadar güzel dudakları ve gözleri olduğunu gösterir. ama türbanın yeni bağlama şekline binayen boyun sıkıca kapatılır. kiminin görüntüsü boğazlanmış bir kuşu andırır.
gövde : boynu örtmek için gösterilen itina, kolları kapatmakta da sergilenir. gömlek ve tişörtler altından uzun kollu bodyler giyilir. ama gömlek ve tişört en darından, göğse ve bele çivilenmiş gibi oturanından seçilerek bir diğer tezatlık ortaya serilir. saçını, boynunu, kollarını kapatan kızımız, kaç beden sütyen giydiğini belli edecek kadar dar kıyafetler seçerek, tüm hatlarını gözler önüne serer.
bacak : eğer etek giyilmişse bir diğer tezatlık burada yaşanır. çünkü üst tarafını biraz öyle biraz böyle de olsa kapatan dini bütün kızımız aşağıyı koyverir gider. bacakların bir kısmı ama muhakkak ayak bileği ve ayaklar çıplaktır. parmak arası terlikler, sandaletler rahatlıkla giyilebilir. saç telinden tahrik olan azgın ve sapkın erkeklerimizin bacaklardan , ayak bileklerinden ve ayaklardan tahrik olmaması beklenir. eğer seçim pantolondan yana kullanılmışsa yüzde doksana yakın oranda bacakları ve popoyu ortaya serenlerinden tercih edilir.
özetle ; türban dahil tüm kıyafetlerde renkler çok göz alıcıdır. saç tellerini ve sadece türban takış şeklinden kaynaklı olarak boynu ve bir de nedense kolları kapatmayı seçen , ama diğer tüm alanları göz önüne seren bir giyim şeklidir bu. özünde ikiyüzlülüktür, örtünmeye çalışırken dikkat çekmek için gereken herşeyin yapıldığı bir giyinme tarzıdır. kendi açımdan görüntü kirliliğidir, zevksizlik, avamlıktır.
öncelikle,saçlar beynin üzerinde bir topuz oluşturacak şekilde toplanmalıdır.evet şimdi türban takmaya hazır bir hale getirilip başa bağlanmalı ve başın arka tarafında bir kafa daha oluşturacak şekilde sıkarak bağlanmalıdır.amaç nedir daha güzel mi görünür ben anlamam.bu aşamadan sonra eğer pantolon giyilecekse üzerine elbise tarzında dizlere kadar uzanan bi bluz giyilir bu bağlamda pantolonun darlığı pek önemli kılınmayabilir.takılıp takıştırılan takılar mal varlığını elinde,kolunda ve boynunda taşımak gereklidir.makyajda bunların cabası tabi.
hükümet yalakası olan bir türbanlı ile dini için bunu giyen bir türbanlı arasındaki farkı anlamak için tamamen erkeksi ve hayvansı* hislerinize baş vurun. -başını bile- örtmüş olmasına rağmen dikkat çekip vücuduna baktırıyorsa biri ona "erkeklerden* korunma"nın sadece başını kapatarak olduğunu söylemiştir.
ancak cidden kendisiyle aynı cinsiyeti paylaşmayan biriyle vücudu ile ilgili görsel bile olsa hiç bir detayı paylaşmak istemeyen bir kızsa, başını örtecek, vücut detaylarını bize sunmayacaktır.
şimdi türbanlı arkadaşlar, biz size bakalım mı bakmayalım mı? bunu bize biri söylesin.
şulebaş + converse + dar pantolon* + (pant. üstüne) mini etek* + uzun kollu bluz + (bluz üstüne) askılı / straplez badi + kocaman güneş gözlüğü * + simsiyah göz kalemi + maskara + yandan takma çanta* = alternatif türbanlı kız
kimi islamcı kanaat önderleriyle, laikçileri ilginç bir şekilde ortak noktada buluşturabilen konu. malumunuz laikçilerin asli görevlerinden biri türbanlıların maskesini düşürmeye çalışmaktır. bu işlem kısaca şöyle gerçekleştirilmeye çalışılır: sevgilisiyle öpüşen türbanlı, dar kot giyen türbanlı, makyaj yapan türbanlı gibi olgular üzerinden türbanlıların samimiyeti sorgulanır. bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur. türban güya erkeklerin dikkatini çekmemek için takılıyordur, ama böyle daha fazla dikkat çekiyorlardır. oysa annelerimizin, ninelerimizin başörtüsü öyle midir? onlar süperdir. (ninelerimiz asla baskıyla değil kendi istekleriyle, bayıla bayıla takmışlardır bunları.)ninelerimiz bu türbanlılardan daha müslümandır. başörtüleri gelenekseldir aynı zamanda ilericidir zarttır zurttur. ayrıca türbanlılar hem erkeklerle haşır neşir olup hem namusluluk taslamasınlardır.
kimi islamcı yazarlar da arada hortlayıp, "başımıza taş yağacak" tonlamasıyla türbanlı kadınların vücut hatlarını belli eden kıyafetlerinden yakınırlar ve böylelikle laikçilerle "ortak bir yara"ya parmak basmış olurlar.
islamcı patolojisini deşmek beni aşar ama eskiden laikçiliğe yakın duruyor olmam dolayısıyla laikçilerin bu tavırlarını biraz irdelemek isterim. türbanın bir üniformaya dönüşmesinden yakınan da laikçiler, türbanlı olup da kendine tarz yaratmaya çalışanların karşısına dikilen de. türbanlılar gerici, türbanlılar modernitenin karşısında falan diyeceksin ama moderniteye uyum sağlamaya çalışan türbanlıyı azarlayacaksın... negzel, ne ala memleket. şimdi misal söz konusu türbanlılar (dar kot giyen, makyajlı vs) , sözkonusu laikçilerin karşısında esas duruşa geçseler (ki laikçiler esas duruşun hastasıdırlar), türbanlarını çıkarmamak koşuluyla laikçilerin eleştirilerinin gereğini yapmaya hazır olsalar ne olurdu, gibilerinden tuhaf fanteziler yakamı bırakmıyor. laikçilerimiz türbanlılara tek tip -mantolu, koyu renk eşarplı falan- bir stil mi önerirlerdi? yoksa mavi ekran mı verirlerdi? muhtemelen mavi ekran verirler, söylene söylene oradan uzaklaşırlardı.
insanın kendisine doğru gelmeyen bir konuyu, bir durumu farklı açılardan, değişik değişik argümanlar getirerek eleştirmesiyle; savunduklarıyla çelişip çelişmediğine bakmaksızın ağzına geleni söyleyip öfke kusması bittabi bambaşka şeyler. laikçilerin yaptığı genellikle ikincisi. zira ilkini yapabilmek için gereken donanımdan, vizyondan, rasyonel akıldan yoksunlar. ne istedikleri de neye karşı oldukları da belli değil. her sözleri ezber, her tepkileri bir diğer kutuptaşlarınınkinin kopyası. en fenası, türbanı eleştirirken, topyekün özgürlük kavramına saldırıyor olmak bile yüzlerini kızartmıyor.
inancım gereği başımı örtüyorum der ve mazlumu oynarken en parlak renk, en dar giysi, en abartılı makyajı ve takıları seçmekte tereddüt etmedikleri için haklı olarak eleştirilen giyim tarzıdır.
ne yazık ki türbanlı kızların giyimi diye bir başlık açmakta itüsözlük ahalisini haklı çıkarmış gördüklerim... ne yazık ki itü ahalisi haklı ve örtülenlerin baştan ibaret kaldığı olayı apaçık ortada... keşke içinden geldiği için örteseydin...keşke sen inandığın için örtseydin baban annen inandığı için değil... işte o zaman baştan ibaret kalmayacaktı örttüklerin saçın tahrik(!) etmesin diye örtüyorsun kıçın tahrik etsin diye daracık giyiniyorsun dışarı çıkmadan önce parfüm şişesine girip çıkıyorsun yarım kilo makyaj yapıyorsun... yaşasın içinden geldiği için örtenler yaşasın başındaki örtünün hakkını verenler....
herşeyin bir dengesi olduğu gibi türbanında dengesi ve onu taşıyacak kuralları vardır güzel kızlarımız bu kurallara riayet etmedikleri için eleştirilere maruz kalmaya mahkumdurlar ..inancım için başımı örtüyorum diyip de dışardaki açık bayanlardan daha dikkat çekici oluyorsa yapılan her eleştirici bence haktır..
genelleme yapmak yanlış ama türbanlı birçok kız üzerinde taşıdığı şeyin anlamını bilmiyor gibi davranıyor. başına türban giyip altına kot pantolon giymek, olmaz. ya da aşırı makyaj yapıp renkli cafcaflı elbiseler giyip kendini orta aleme belli etmek olmaz, peki neden olmaz?
islama göre türban ve tesettürün amacı bir bayanın kendisini azami şekilde saklamasıdır, eğer türbanı giyiyorsan kalan kısımları da ona göre giyin, eğer yok türban da takarım ama dar kot pantolondan vazgeçemem hele kısa kolsuz hayatta olmaz vs diyorsan onu çıkar hiç takma daha iyi. temsil ettiğin bir kesimi iyice olduğundan farklı, yanlış anlaşılmalara ve önyargılara açık şekilde temsil etmiş oluyorsun. evet türban bir simgedir, islam dininin emirlerini layıkıyla yapıyorum demenin simgesidir. o yüzden hem kendine hem o dini tam olarak yaşamaya çalışanlara sonsuz hakaret ve önyargı beslenmesine sebep oluyorsun. eskilerin deyimiyle altı paris üstü mekke tarzı giyinmemek lazım kanımca
din konusu zevke, tercihe göre davranılacak bir şey değildir. kabul ettiysen ona göre davran, yok zoruna geliyorsa kimse seni zorlamıyor hanım ablam, kızım, teyzem.
çok özenli olmalarına rağmen özellikle türbanda hava çok sıcak olmasına rağmen inatla elyaf bazlı ürünleri tercih ederler henüz daha pamuklu ya da ketenden mamül giyene ratlanılmamıştır.bu havada çok terleyen vücutun bakteri üretmemesi ve hava alması için gerekli bu malzeme sanırım beyin çok hava alamadığından akıllara gelememektedir.halbuki yüzyılların tecrübesi bedeviler ve suudlar bu konuda örnek alınabilir.buradan türban modasını belirleyen modacılara seslenmek ister bu deli gönül.
her rengin en dikkat çekici renginde hatta daha dikkat çekici olması adına saten baş örtüsü. ayrıca bunların büyük çoğunluğunun kafasında anormal büyüklükte bir topuz dikkat çekicidir. her birinin iki metre saçı mı var anlayamazsınız, çözemezsiniz?? palyaço ayakkabısı gibi rengarenk ayakkabılar; cırt sarılar ve yeşiller ağırlıklı.
yine sarı, kırmızı, yeşil çantalar, makyaj ya metalci gibi simsiyah veya masmavi, yemyeşil boyalı gözlerin tamamladığı kırmızı dudaklardan oluşur. bir de kapri pantolon altına fileli çorap giyenini görmüşlüğüm vardır, eklemek istedim.
türban taktıkları için inançlarına uygun olması gereken giyim.
ama öyle olursa da onlara bok atacak başka şeyler düşünmek zorunda kalacağız. ayy düşünmek de zor iş. zor olmasa, şu an onlara bok atmak yerine - bi de hepsini tanıyormuş gibi hepsine bok atıyoruz - neden böyle olduğunu düşünürdük.
o yüzden onlar hep böyle giyinsin de biz de anlamaya gayret edip çözüm üretmeye çalışmak yerine bok atalım. valla oh mis.
tesettüre uygun giyinse yobaz, tesettüre uygun giyinmediğinde orospu damgası yiyecek olan kızdır. inançlarını yaşamaya kalkar ninja, kara fatma derler, yaşına uygun bir şeyler giymeye, uydurmaya çalışır, herkes zaten türbanlıların hepsi ayrı orospu derler, aile baskısıyla başörtüsünü takanlar zaten apayrı bir alem, incecik başörtüsünden saçları gözükürken, beytaz pantolonundan tangası belli olanlar mevcut olduğu söylenmekte.
türkiye de kadın olmak zor, tesettürlü kadın olmak daha zordur.
her müslüman türk kızının bürünmesi gereken giyim tarzıdır.
ilk başta çok estetiktir. mesela başı açık kızlarımızın giyimi o kadar estetik değildir amma velakin kapansalar yüzlerinin güzellikleri ortaya çıkar. ayrıca türbanlı kızların giyimi erkekleri tahrik etmez ama türbansız kızların giyimi erkekleri çok fena tahrik eder. öyle ki bir erkek açık bir boyundan, saç telinden, diz üstü etekten hayvansı bir şekilde etkilenir,erekte olur.
düğüne giden kızlarda çok daha farklı bir boyuta geçer. rengarenk türbanın yukarıya doğru uzayan kısmına türbanın renkleriyle uyumlu çiçekler takanlar, başın arka kısmına, nasıl olduğunu bilmediğim bir yöntemle topuz şekli verilen siyah kumaşlar monte edenler vardır. bu siyah kumaş uzaktan saç gibi görünür, "türbanın üstüne saç mı takmış n'apmış ki" sorusuyla boğuşulurken farkında olmadan atılan adımlarla bahsi geçen türbana yaklaşılıp saç sanılan şeyin kumaş olduğu idrak edilir.
ama bu kızlara "özgür müsünüz?" diye sorsanız "ingiliz mandası altında inancımı daha özgür yaşardım" derler.
erkeler kendilerine bakıpta tahrik olmasın diye bi garip giyinen insanlarıdır. aslında sorun bunlarda değil erkelerdedir. ottan boktanda tahrik olunmazki kardeşim. hem sen ottan boktan tahrik oluyorsan bu kadının suçumu senin suçun tak at gözlüğünü gezin piyasada kadınları neden kapamaya çalışıyorsun.
ayrıca bu kızların çoğu kendi isteği ile kapanmazlar kendi isteği ile kapananlarında çoğu beyni yıkandığı için kapanır.
acaba kendini çok seksi sanıp erkeleri çok tahrik ediyorum kapanayımda erkelerde rahat etsin diye kapanan varmıdır çok merak ediyorum.
duruma ve mekana göre değişkenlik gösterebilir bir giyimdir. mesela tanıdığım bir türbanlı kız, kendi çevresinde yüzünün çevresini olduğu gibi sarmalayan bir türban takarken, yazlık amacıyla gittiği yerlerde gayet de mini etekli, göğüs dekolteli kıyafetlerle dolaşabilmektedir. ayrıca da denize de rahatlıkla bikiniyle girmektedir. ama türbanlı halini görüp de dumur olanlara "isteyerek kapandım" da diyebilmektedir (tabii asıl dumuru sonradan yaşayacağımızı bilmiyorduk). ayrıca yine tanıdığım bir türbanlı hatun da (bu çoluklu çocuklu bir abla yalnız) çevresinde gayet de sıkmabaş türban altı boneyle dolaşırken yazlıkta denize mayosuyla girmektedir. ya sürekli türban takmak yarım daire kanallarını olumsuz yönde etkiliyor, ya da harbiden de bütün manyaklar beni buluyor.
türbanı ne dini, ne siyasi, ne de sosyal bir nesne olarak görmemeye inat edenlerin, yadsıyanların; türbanlı kızlardan daha fazla kafa yordukları konudur.
her birimiz bir neslihan yargıcı, bir cengiz abazoğlu'yuz ya. huyumuz kurusun şekerler.
işin en güzel tarafı ise, "kıyafet özgürlüğü" adı altında "kıyafet eleştrisi" yapılması. bak o beni benden alıyo misal.
"melisasunun giydiği etek ne öyle yaa!" ve "kıza bak kafası kapalı ama yüzde bi ton makyaj" demenin neresi farklı?
çeşitli ihtimallere göre değerlendirelim;
tez 1-) ama o din adı altında yapıyo!
antitez 1-) sanane? sen demiyo musun sürekli "din allahla kul arasında" "herkesin dini kendine" diye? isterse kıçını açar isterse başını kapar?
tez 2-) ama o siyasi simge!
antitez 2-) sen okula parti rozetiyle girebiliyosun, o siyasi simgenin dik alası? parti rozetiyle yolda sokakta da dolaşabiliyorsun? meydanlarda demokratik bi seçime fesat karışacağını (bak karıştığını da demiyorum!) söyleyebiliyosun? partinin eylemlerine, toplantılarına gidebiliyorsun? ama o yapınca siyasi simge mi?
tez 3-) ama mahalle baskısı yüzünden kapanıyolar!
antitez 3-) diyosun ki "bunu babası abisi kocası kapatıyo". bak evet orda haklı olabilirsin, lafım yok. ama bunu çözmek onu toplumdan dışlayarak, alaycı şekilde bakarak mı olur? ekonomik özgürlüğü olan kadın, kendi isteği doğrultusunda kapanır, olmayanı da kapatabilirler. o zaman yapılması gereken kafasından türbanı çekmek ya da suratındaki makyajı silmek midir yoksa onların eğitilmesini desteklemek ve herkesin ekonomik özgürlüğünün olduğu bir devlet düzeni kurmak mıdır?
tez 4-) tamam da ne o zaman bi kilo makyaj yüzde?
antitez 4-) tikkyler bronz pudraya bulanır, gotikler bembeyaz hayalet gibi olur, türbanlılar da makyaj yapar. hepsi bir seçimdir, hepsi kendi kararlarıdır, hepsi kendi özgürlük alanına girer.
tez 5-) bence görüntü kirliliği oluyo!
antitez 5-) bence de oksijen israfı var!
tez 6-) ama dinin gereği böyle değil!
antitez 6-) evet değil. islamiyet gösteriş ve abartıdan uzak olmayı öğütler. ayrıca bireysel koyun hesabı vardır, herkesin günahı kendine yazılır. bir insana gidip "sen namaz kılmıyorsun, günahkarsın, kılsana" demekle, makyaj yapmış bir türbanlıya gidip "sen makyaj yapıyorsun, günahkarsın, sil o makyajı" demek arasında hiçbir fark yoktur.
ben tezlerle antitezleri sıraladım sevgili yazarlar; ekleme isterseniz yaparız, sentezi çıkarmak da size kalmış.