türban takıp kendini özgür hissetmek   

adana çık aradan

  1. türbanı taktığında inancının gereğini yerine getirebildiği için, inanç özgürlüğünü yaşayan kişinin kendini özgür görmesidir. ülkemizde kamusal alan olarak görülen yerlerde türbanın yasak olması neticesinde oluşan tepki sebebiyle özgür hissetme durumu daha da artmaktadır. bu yönden durum mantıklı görülmesine rağmen türban takan kişinin inancının diğer gereklerini yerine getirmedeki isteksizliği akıllara soru işaretleri getirmektedir. misal islam'a göre kadın mirastan yarım pay alır. örtünme özgürlüğü olan kişi miras konusunda "yarım pay özgürlüğüm var. verin bana yarım payımı. tüm bütün istemem" dememektedir. keza şahitlik konusunda da islam kadının şahitliğini yarım kabul eder, yani bir erkeğin şahitliği iki kadın şahitliğine denktir. yine örtünme özgürlüğü olan kişi "benim şahitliğim yarımdır. güvenmeyin dediklerime" dememektedir.bu kurallar açık biçimde kur'an'da belirtilmiştir. doğrudur veya yanlıştır denilemez. çünkü dinin kesin kuralıdır ve kesinlikle uyulmalıdır. kısaca türban takınca tam özgür olunmaz, miras veya şahitlik gibi konularda da inancı gereğini yerine getirmeli ki türban takan kişi, özgür olabilsin.
    (amon pa, 20.12.2006 01:36)


  2. varlığı yokluğu kimseyi ilgilendirmeyen bir histir, tamamen kişiseldir. o türban g.tünüze girsindir ayrıca.
    (bkz: yeter)
    (kısaveacısız, 20.12.2006 01:45 ~ 01:45)
  3. uygar insanlar, kişilerin özgürlüklerini yaşamalarını isterler. başka özgürlükleri varken onları kullanmayanları uyararak kişileri aydınlatırlar hatta bu özgürlüklerini elde etmelerine yardımcı olurlar. başlık konusuna göre sadece örtünme özgürlüklerini kullanan bunun yanında mirastan yarım pay alma, yarım şahitlik etme durumlarında bu özgürlüklerini kullanmamaları özgürlüğe büyük darbedir. şeriat düzeni gelsin ki bu kişiler rahat etsin demiyorum. şu anki sistemde "mirastan yarım pay alırım." diyene karşı çıkan yok şahitlik zaten kişiye bağlı ister şahitlik yapar ister yapmaz. kişisel histir diyenlerin işine gelen inanç özgürlüğü, işine gelmeyen başkalarının götüne girendir şeklinde düşündüklerini düşünmek bile istemem. netekim inançlı kişi iki yüzlülük etmez.
    (amon pa, 20.12.2006 03:06 ~ 20:02)
  4. türban takmayı bir tercih olarak ele alıp uygulamaya geçirmişse kişi, elbetteki kendi terchini uygulayabilmenin verdiği özgürlük hissini sonuna kadar yaşayacaktır. misal ben de çıplak gezebildiğimvakitler bu hissi sonuna kadar yaşıyorum. oh yeah!
    (azwepsa, 20.12.2006 13:02)
  5. birey türban takarak, yada üstündekilerin tamamını çıkararak, üç portakalı havada çevirerek veya caddede amuda kalkarak da kendini özgür hissedebilir. doğaldır.
    (gblack, 20.12.2006 14:37)
  6. konuyla ilgili güzel bir tespitte bulunmuş sayın fatma k.barbarosoğlu;
    türkiye'de bütün sosyolojik analizlerin dışında kalan mümin ve mükedder kadınlar var. onlar daima başörtülerini, hürriyetlerinin sembolü olarak taşımaya devam edecekler. hürriyetlerinin, yani sadece allah'a kul olmanın sembolü olarak.

    (bkz: allah'a kul olmak)
    (gülümsün, 22.12.2006 10:34)
  7. (bkz: ben özgürüm)
    (varolmayan şövalye, 22.12.2006 19:06)
  8. (bkz: islamiyetgercekleri org)
    (tori, 22.12.2006 19:08 ~ 19:09)
  9. pekala mümkün olan bir durumdur. mümkün olmayan başını kıçını açarak ilerlediğini zanneden nesebi gayr-ı sahih güruhların insanlık seviyesine yükselmesidir.
    (organometallic complex, 22.12.2006 21:46)
  10. kara çarşaf ile nirvanaya ulaşanların da görüldüğü türkiye gerçeği.
    (hansvoralberg, 22.12.2006 21:56)
  11. türban takmak bir kadının (öyle olduğunu şiddetle reddetsede) tercihi asla olamaz. hiç bir erkeğin yaşamadığı sadece kadınlardan mevcut bir dünyada kadınların türban takması imkansız olacaksa, bir kadının örtünme sebebide erkek egosundan başka birşey değildir. kadın ister kocası ister babası tarafından gerçekten zorlanmamış olsada, bu kendi isteği ile türban taktığı anlamına gelemez. erkek egemen bir toplumda kadının bunu dile getirmeside, erkek egemen dinlerin en büyük günahıdır zaten. o yüzden takmamak lazım kafaya. isteyen bu gibi çözümsüz meseleleri takar kafaya, isteyen başörtüsünü. ama kendini özgür görür onun bileceği iştir. sonuç olarak acı ama bu ne bir dine hakarettir, nede bu dine inananlara, türban takan bir kadın sonuç itibari ile özgür değildir. ama bu illaki kötü bir şey değildir. burdaki özgürlükten kasıt saçını gösterememe ise, benimde bir ferrari alacak özgürlüğüm yok misal. neticede özgürlükler yaşadığımız hayatın içinde, toplumun kalıbına girmek bir anlamda. buda bir nevi özgürlük sayılabilir o ayrı...
    (anarsist, 22.12.2006 22:14)
  12. özgürlük insanın kendi kararlarını alabilmesidir.eğer türban takan bir bayan kararlarını alabiliyorsa o da özgürdür.türban takması sadece inancı gereğidir özgürlük ise düşüncededir.hee şimdi bazıları diyebilirki; o özgür düşüncesini neden türban takma konusununda gösterememiş... baskı altında türban takanlar bir tarafa gerçekten inandığı ve böyle yaşaması gerktiğini düşündüğü için takanlar, bu özgür düşüncelerini bu konuda da göstermişler hem de herşeye karşı koyarak tüm baskılara belki de; ilk önektekinin tersine...
    (ubi, 22.12.2006 22:35)
  13. donsuz gezince oluşan püfür püfür ortamın ferahlığını özgürlük olarak algılayanların aynı ilintiyi türban konusunda da kurmaya çalıştığında ortaya attığı zerzevatın mühim bir düşünceymişçesine dillerdeki kelimeler bütünü halidir.

    bir de düşünsel bazda yaklaşıp çok önemli tespitler yaparak türbandan başlayan varsayımlar yoluyla dinin düşünmeyi engellediği yönünde akla zarar fikirlerin zikredilmesiyle başlayan bir polemiğin başlangıç cümlesi.

    eğer ki ruhunuzu baş koyduğunuz her hangi bir yolda terbiye etmemişseniz, dini konuları es geçelim toplumun üzerinizde dolaylı yoldan kurduğu baskılar nedeniyle bile kendinizi özgür hissedemezsiniz, sonra da gün gelir "sokaklarda elbiseyle dolaşıp kendini özgür hissetmek olur mu kardeşim?" diye tartışırsınız,düşünürsünüz ama aslında çok sığ olan bu konuları anlayıp anlamladırabilir misiniz? asıl bunların üzerine düşünülmesi gerekirken vakitten, geçen ömürden çalan tercih sorgulamasıdır.

    her gün beş vakit namaz kılmak zorunda olup kendini özgür hissetmek de acayip ilginç bir mevzudur mesela. hele bir de günah çıkarmak zorunda olup da kendini özgür hissetmek vardır!

    en kötüsü de sünnet olup da kendini özgür hissetmek! hep bir yanınız eksik kalmak zorunda bırakılırken bir ömür nasıl özgür hissedebilirsiniz ki kendinizi?
    (tazmanya canavarı, 17.03.2007 02:16)
  14. türban takıp kendini özgür hissedebilme ortamının varlığına dalalet bir durumdur.
    bunu dile getirenler özgürlük deyince ne anlıyorlar acaba? özgürlüğün en yüksek derecesi başkalarının işine karışmama ile elde edilmez mi? bu bilinmiyor mu hala? özgürlük, kişi olabilmektir, kişi olabilmek de cemiyet içine farklı bir sada bırakabilip özgün bir hüviyete bürünebilmekle mümkün olur. burada çoğu yolun insanın düşünebilme yetisine çıktığını görmekteyiz. farklı bakış açıları ile oluşmuş kişilerin de hayat tarzlarına bunun yansımalarını görmüyor muyuz? burada marjinallikten bahsetmiyorum, her farklılık marjinal olmadığı gibi elastiki bir algılama ile çoğu "başka açı" normale indirgenebilir. bu demokratik toplumların da yegane sembolüdür aslında. hoşgörülü olmayı sadece kendi kafa yapımızdaki insanlara hasredersek, bizim gibi düşünmeyenlere de misal "tehlikenin farkında mısın cahil vatandaş" dercesine bir galeyan ortamı yaratmak suretiyle tefrikaya davetiye çıkararak "medeniyet neferi" ilan edersek kendimizi, bunun adı yüce gönüllülük olur mu? bizim kültürümüze yakışır mı bu?, hoşgörüyle yoğurulmuş osmanlı medeniyetinin (600 yıllık istikrar) küllerinden dirilmiş vatanın evlatları olarak bu bedbaht davranışlar bizim meşrebimize uyar mı? neyin peşindeyiz?

    tüm bu soruların cevabını herkes kendi dünyasınca verecektir, fikir teatisini de muhteşem yapan mükemmele yaklaşmasıdır bunu herkes bilir. bizce mükemmele en yakın fikir teatisi zemini de bireysel hürriyet, bunun kazanımı için de eğitim, insanın hayat tarzına cemiyetin ahlaki temeline ve mesnetine aykırı olmamak kaydı ile karışmama, ve tabi ki bunun kazanımı için de eğitim, kısacası insani özü açığa çıkarabilen ve cemiyet içinde boş ruhlar halinde dolaşmaktansa şimdi tam bir kişi olabilen insanlara ihtiyaç vardır. bunun için de insandaki tüm bu münhasır özellikleri gündeme getirebilen eğitimin üretilmesi şarttır. bizim ülke olarak yapmamız gereken köklü bir eğitim reformudur...

    belki insanlar o zaman türbanın normalleşmesi ya da "özgürlük adı altında takılması"na kafayı takmaz da, çok daha derin, hayati memleket meseleleri, hasebiyle dünya konjonktürüyle ilgilenirler.

    (bkz: bırakınız yaşasınlar)
    (defacto, 17.03.2007 02:59 ~ 28.05.2007 04:53)
  15. bu eylemi yapan kişi erkekse çok değişik bir olguya sebebiyet verecek durumdur.
    (bkz: tartışırım)
    (paternoster, 17.03.2007 10:34)
  16. tek tip insan oluşturma amacı güden teorinin tiye alınmış versiyonudur.
    herkes aynı olmalı tek tip olmalı o zaman herkes daha özgür olacak vaatlerine kanmış insanların türban takan insanları garipsemesi, hayret etmesi, mutasyona uğramış garip yaratık muamelesi yapıp üstüne yargılayıcı bir tavır sergilemesi sonucu söylenen sözdür.
    siyah makyaj yapana satanist, hac takana gavur, türban takana yobaz mualesi yapılan bu ülkede önyargıların ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor.
    ha ayrıca olan yine kadına oluyordur , ezilen taraf özgürlükleri kısıtlanan taraf yine kadındır.
    ve bir çok kadının bunu anlamaması tuhaftır.
    (bilmiormki, 17.03.2007 12:05)
  17. (bkz: oksimoron)
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 02.02.2008 02:50)
  18. kadının aptallaştığı nokta.onların deyimiyle basiretinin baglanması.
    (skyward, 02.02.2008 02:52)
  19. (bkz: özgür kız)
    (chixculub, 02.02.2008 19:10)
  20. çelişki yaratıp yaratmaması bulunduğu topluma bağlı olan durumdur. mini etek, şort vs. giyenlerin tacize, tecavüze uğramadığı, mini etek giymenin tacize davetiye çıkardığının düşünülmediği toplumlarda türban takıp özgür hissetmek ancak kişinin hüsnü kuruntusu olabilirken, bizimki gibi toplumlarda güvende olmanın getirdiği bir tür özgürlük vaat edebilir.

    kadının biraz kapalı giyinmesini, diyelim "toplumun değer yargılarını göz önünde bulundurarak" giyinmesini beklemekle türban takmasını beklemek, esasında aynı kapıya çıkar. kadının kendi bedeni üzerinde denetimi her halukarda kısıtlanmıştır.

    türkiye'de kadın olarak doğma şanssızlığına uğramayıp ergenlikten itibaren ne giydiğine dikkat etmesi gerektiği beynine kodlanmamış, babası, erkek kardeşi, sevgilisi şusu busu giyimine karışmamış, bu şartlarda yaşamak zorunda kalmanın nasıl birşey olduğunu hiç düşünmemiş erkek milletinin bu konuda ahkam kesmeyi kendinde hak görmesi mide bulandırıcı. islamcıların patetikliğinden bahsetmiyorum o zaten ortada ama türban karşıtı olup da, çevresindeki "namusu kendinden sorulur" kadınların giyim kuşamının "mazbutluğu"nda belirleyici rol oynayan, kendi hastalıklı fikrine göre "davetkar" giyinen "öteki" kadınları taciz etmekten, arkalarından orospu demekten utanmayan yaşam formlarının yatacak yeri yok bence.
    (fantaghiro, 05.02.2008 23:14 ~ 23:29)
  21. o zaman burkaya bürünüp özgürlüğün dibine vuralım, süper olur valla ellerde zem zem suyu kutlamalar yapılır.

    (bkz: oooh disko disko)
    (mornemeses, 05.02.2008 23:23)