türban için söz söyleme hakkı din ulemasınındır   

adana çık aradan

  1. (bkz: http://www.milliyet.com.tr/...) adresinden dinlenebilecek r.t.e. yakarışlarıdır. adam laiklik ilkesini zaten kabul etmemiş, hukukun üstünlüğünü hiçe sayıyor.. onu da geçtim koca bi üniversite kavramını çöpe atıyor, bilimi hiçe sayıyor.

    (bkz: şeriat isteriz)
    (bkz: şeyhülislam erdoğan)
    (napoleon, 16.11.2005 19:24)


  2. ''tayyip'e sormuşlar,türbanı n'apalım,kime soralım.''bi gidin hristiyanlara sorun olmazsa* bi de müslümanlara sorarız*'' demiş.'' hikayesinin başlığı.
    (böcek, 16.11.2005 19:41 ~ 19:50)
  3. "bugün bir açıklama yapan başbakanlık sözcüsü akif beki, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, aihm’in türban kararıyla ilgili olarak yaptığı, "mahkeme’nin bu konuda söz söyleme hakkı yok. söz söyleme hakkı din ulemasınındır" sözlerinin basında maksadını aşan bir biçimde haber ve yorumlara konu edildiğini ifade etti" (milliyet.com.tr)

    yani yine biz maksadını aşan şekilde yorumladık özür diliyoruz.

    başbakan: "8 yıldır üniversitelerde başörtüsü özgürlüğü insanların elinden alınıyor. bu konuda mahkemenin söz söyleme hakkı yok. dinin ulemasına sormak lazım. ulema ne diyorsa o olmalıdır"

    düzgün yorumlasanıza kardeşim cümleyi. ya da yorumlama komple bırak ulema yorumlasın. aşmasana maksadını yahu.

    ---------

    oysa başbakanımız tam bir "kopenhag beyefendisi" gibi şey demek istemiştir. şey hımm, eööömmm. ya tam bilmiyorum ama öyle kötü bir şey demek istememiştir. çarpıttınız sözleri kafam karıştı bak. ya insan hakları ya!
    (palanthaser, 16.11.2005 19:43)
  4. milliyet gazetesi bu haberi manşetten girip manşetine de yorumsuz yazmıştır. bu nasıl bir harekettir ya bu haber nasıl yorumsuz yazılır ruhsuz muyuz müdürüm afedersin?
    (yati elena yati, 16.11.2005 21:29)
  5. erdoğan'ın son bombasıdır. yani başbakan şöyle söylemek istiyor. bu türban meselesinin hükmü belledir ulemamız buyurmuştur. (başbakanın üleması kim o ayrı bir tartışma konusu tabii.) yani aslında her konunun dinsel bakımdan bir hükmü vardır gelin biz bu kanun işlerini ulemalara devredelim rahatlayalım. sahi böyle yapan ülkeler de var değil mi? neydi orda ki düzenin adı?!
    (selim ışık, 17.11.2005 00:08)
  6. bunu söyleyen bunuda söyledi;
    (bkz: ülkemi pazarlamakla mükellefim)
    (selim ışık, 17.11.2005 00:11)
  7. zülfü livaneli'nin 15 kasım 2005 tarihli yazısı sanırım bu incilerin hedefini de gösteriyor.

    "ortalıkta garip ve herkesin yorumlamakta güçlük çektiği rüzgârlar esmekte.

    ab, şemdinli olayları, van, kıbrıs, kapkaç, türban, hükümetle devlet arasındaki gerginlikler, en kemalist unsurlardan gelen ordu eleştirileri... acaba bütün bunlar büyük bir değişimin, büyük bir altüst oluşun habercileri mi?

    eğer böyle bir değişim olursa ne zaman ve ne yönde olur?

    sevgili okurlarım, herkes gibi ben de bu soruları kendi kendime sorup duruyorum ve ne yazık ki olayların on üç yıl önce öngörmüş olduğum biçimde geliştiğini görüyorum.

    türkiye bir ulus birliğinden hızla uzaklaşıyor ve dinciler-milliyetçiler-kürtler olarak üçe ayrılıyor.

    beceriksiz yöneticiler, muhteris siyasetçiler ve aklıevvel iktidar sahipleri türkiye'yi bu duruma getirdiler işte.


    ***


    peki bundan sonra neler olabilir derseniz; size dönüm noktasının 2007 nisan ayı olduğunu söyleyebilirim.

    eğer o zamana kadar olağan dışı gelişmeler olmazsa, akp 2007 yılında çankaya'ya istediği kişiyi oturtacak.

    devleti ve türkiye'yi ele geçirme operasyonunda son aşama da böyle tamamlanacak.

    düşünsenize, çankaya'da sezer yerine bir akp'li oturduğu zaman yök de değişecek, anayasa mahkemesi de, diğer kurumlar da.

    devlet kadrolarına yapılan atamalara hiç itiraz edilmeyecek.

    hükümetin meclis'ten emirle geçirdiği yasalar derhal onaylanacak.

    ve türkiye, akp'nin istediği düzen ne ise o düzene geçmiş olacak.

    okullarda yeni kuşaklar bu düzene göre yetiştirilecek, radyo televizyon yayınları buna göre ayarlanacak ve tabi istanbul sermayesi ile eski solcu-yeni liberal yazarlar bütün bu gelişmelere alkış tutacak.

    uluslarüstü irade türkiye'de laik cumhuriyetin sona ermesini istiyor.

    bize biçilen rol ortadoğu'da, batı çıkarlarını koruyan bir islam ülkesi olmak.

    bu rolün oynanmaya başlanacağı tarihi nisan 2007'dir.

    bu köşede sizlere şimdiye kadar "imtiyazlı ortaklık "tan tutun da "üç kutuplu türkiye"ye kadar aklımın erdiği ve öğrendiğim her gerçeği duyurmak istedim.
    hepsi doğru çıktı.
    şimdi, bu yazıdaki öngörülerimde yanılmış olmayı çok istiyorum.

    ama ne yazık ki görünen köy kılavuz istemiyor."
    (radula, 17.11.2005 00:12 ~ 25.11.2005 20:10)
  8. rte'nin yeni incisi..ilk 10da kafaya oynar kanımca.kafasında hala soru işareti olanlar var mı acaba bu cümlelerden sonra?akp'nin türkiye'yi sürüklediği nokta açık ve nettir.
    (krivetz, 17.11.2005 01:23)
  9. r.t.e'nin düşünmeden değil bilerek sarfettiği demeç içi bomba cümlesidir.aklında,hala hangi büyük rüyanın yattığının anlaşıldığı demeçlerinide sabırsızlıkla bekliyorum.
    (şapkalı a, 17.11.2005 03:03)
  10. (bkz: hay ağzını öpeyim)
    (erhan14, 17.11.2005 10:53)
  11. bu sözü söyleyen değerli başbakanımızın söylediği sözleri incelediğimizde, her konu hakkında fikir sahibi olan, eğitimden hukuka, siyasetten spora kadar bilmediği bir şey yokmuş gibi konuşan bir insan profili görüyoruz. bu imajı veren, her şeyden anlayan insanım ben şeklinde dolaşan birisinin, şimdi nasıl olurda siz ne anlarsınız türbandan islamiyetten demesi çok garip, belki onlar da biliyordur dünyanın gizli kalmış bütün bilgilerini sizin gibi sayın başbakanım.
    (assassin, 17.11.2005 10:59 ~ 11:11)
  12. nasıl olsa herkes söz söylüyor bu konuda. bir de ulemadan bilir kişiler konuşsun, bakalım ne olcak sorusunu akla getiren. artık iyiden iyiye içe fenalık getiren konu olan türban hakkında söz söylense de olur, söylenmese de. yaşananlar ortada, seçimler ortada, kurallar ortada. hepsine rağmen halen yarayı deşmek isteyen varsa buyursun. işi gücü yarayı kaşıyıp, kanatandan ne fayda gelir?
    (gülümsün, 17.11.2005 13:42)
  13. başını kapatmakla türban arasındaki farkı anlamayan kişilerin, erdoğan doğru söylemiş dediği cümledir.

    şunun farkına varılmalıdır, müslüman nüfusu çoğunlukta olan bir ülkede (müslüman ülke değil) yaşlanan çoğu teyzeler zamanla başlarını kapatmaya kendilerini dine adamaya başlamakta, dünyadan elini eteğini çekmektedirler. hatta bariz belli olan bişey vardır, ev kadınları, temizlikçiler gündelikçiler iş yaparken baş örtüsü takar ama hiç biri kara çarşaf ve fesin yasaklandığı bir yerde tesettüre bürünmez, gerektiğinde resmi işler için başını açar. kendi dinini siyasete de alet etmez. yaz sıcağında kapkara çarşaf altında öcü öcü dolaşmaz, aynı şekilde siyah giyen tiplere de satanist, allahsız gözüyle bakmaz.
    fakat dini inançları gereği, zamanında konuyla ilgili gereken yapılmasına rağmen, hâlâ mumya halinde dolaşanların kafalarını zamanla örümcek bağlar, küçük yaştan kafalarına giren yeşil zihniyetin yüzünden devletin koyduğu kanuna, özgürlükleri kısıtlıyor diye bık bık yapar.

    kısaca şudur, herkes dininde özgürdür, ama dinden önce kanun gelir. kanunu da devlet belirler. yaşadığı ülkedeki kanunu beğenmeyen gerekirse siktir olur gider.
    (venom, 23.11.2005 19:18)
  14. "nerde demokrasi", "çoğunluk böyle istiyor", "haklar özgürlükler nerde" gibi lafların arkasına sığınarak türkiye'yi islâm dinin belirlediği kurallara göre yönetmeye çalışanların sarfettiği cümledir. fakat bu zıkkımı isteyen çoğunluğun, her ne kadar çoğunluk da istese değiştirilemeyeceğini gözünden kaçırdığı bişey vardır.

    ı. devletin şekli
    madde 1.
    türkiye devleti bir cumhuriyettir.

    ıı. cumhuriyetin nitelikleri
    madde 2. – türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

    ııı. devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
    madde 3.
    türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. dili türkçedir.
    bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
    millî marşı “istiklâl marşı”dır.
    başkenti ankara’dır.

    ıv. değiştirilemeyecek hükümler
    madde 4.
    anayasanın 1inci maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

    kaynak:
    http://www.tbmm.gov.tr/
    (venom, 23.11.2005 23:45 ~ 23:46)
  15. (bkz: laiklik)
    (aziz, 24.11.2005 00:02)
  16. "üniversiteler için söz söyleme hakkı öğrenci milletinindir"
    "fabrikalar için söz söyleme hakkı işçilerindir" vb. cümlelerle birlikte kullanılsaydı "eh... belki" diyebileceğimiz cümle
    (maya, 28.11.2005 19:58)
  17. (bkz: tayyipten inciler)
    (magarsus, 28.11.2005 20:46)
  18. padişahımız 1.recep'in lafıdır. yüce devletlüm osmanlıda zanneder kendisini (bkz: ve olaylar gelişir)
    (azmi cankuş, 02.01.2006 21:18)
  19. (bkz: yapma canım yapma arkadaşım)
    (rise of legend, 15.05.2007 14:56)
  20. (bkz: sözde değil özde laiklik)
    (cormanthor, 15.05.2007 15:00)