çokeşliliğin, kutsal kitabımızda farz olduğunu düşünen "yanılmış"ın talebi.
başka bir anlatış şekli ; " örtünmek farzmış, örtünecekseniz biz de 4 kadın alalım, uyalım bütün farzlara ehe". yaa, yaa.
şaşkınımsı: üstümdeki onca giri nereye kaçtı?
(tatalu, 10.02.2008 16:46 ~ 22.04.2008 11:36)
kuranı okumuş ve üzerine düşünmüş birisinin sarfetmeyeceği boş bir laf.
kutsal kitabı kendinize göre yorumlayarak başınızdan savamayacağınız istektir. olur da birisi "ben böyle anladım kitaptan" derse ona söyleyecek ne kalıyor elinizde?
kutsal kitapları mı, çağdaş yaşamın gereklerini mi referans alacaksınız karar verin. ilkini seçtiyseniz kimin hangi kitabı nasıl yorumladığına karışmayın. ikincisini seçtiyseniz de bunu ve benzerlerini diyenlere elinde hangi kitapla gelirse gelsin "bu devirde öyle saçmalık olmaz!" deyin, çıkın işin içinden.
son olarak;
tutarlı olun canımı yiyin.
allah kuran'da çok eşliliğe müsaade verirken "hatunların kendi aralarındaki ve sizin aranızdaki hakkı gözetebilecekseniz" diye bir şart koymuştur.
dolayısıyla siz bir hanımınızla birlikte olduğunuzda diğer hanımlara hak geçirmemek için maddi manevi herşeyinizi eşit şekilde paylaşmanız gerekir. bu da aslında mümkün olmayan bir durumdur. o dönemde hakkı gerçekten adaletli dağıtamayan kimselerin boşandığı ve tek eşe döndüğü görülmüştür.
kendi yorumuma göre allah bu ayet ile aslında tek eşliliğe teşvik etmiştir. çok eşliliğin yapılamayacağını çok güzel bir dille anlatmıştır.
bir de aklıma gelmişken türban allah'ın emriyse diyip aksiyona geçiliyorsa ve bu aksiyondan allah rızası isteniyorsa uçkurunun derdine düşmek yerine bir yetime sıcak bir çorba içir, ondan sonra gel çok eşliliği hep beraber konuşalım...
canlılar aleminde sadece memelilerin %3 ü tek eşliliğe sahiptir. bu durumun memelilere has olması son derece doğaldır. çünkü, sağlıklı döller meydana getirme bilincine sadece memeliler haizdir.
kısacası, çok eşliliğe binaen yapılan kinaye bile kötü. en azından geleceği için endişeye kapılıyor insan.
dört karı almanın takdiri beşere bırakılmış da baş örtmenin takdiri neden beşere bırakılmamış olsun diye düşündüren slogan. hak geçirmeyeceğine güveniyorsan evlen, zina yapacağını düşünüyorsan kapan gibi.
bazı canlılar aleminden bihaber bünyelerin iddia ettiğinin tersine çok eşlilik bir memeli sınıfı özelliğidir.sadece primatların bir kısmında tek eşlilik görülür bütün bir memeli sınıfında.bunun aksine kuş sınıfının
* hemen hemen tamamı tek eşlidir.
demem o ki herşeyi söyleyin ama götünüzden uydurduğunuz biyolojik bilgilerle gelip de tek eşlilik gelişmişliktir falan demeyin.
not: bilmeyenler için belirteyim ki ne 4 eş alma niyetim var ne de 4 eş alma iznini veren tanrıya inanıyorum.
şimdi o iş öyle değil. yanlış bir istek bu. bu isteğin neden yanlış olduğunu anlamak için önce dört eşlilik ile ilgili ayetlerin indiği zamandaki şartları incelememiz gerekir. sonra bu konuda söylendiği rivayet edilen hadislerin hangi durumlar için sarfedildiğini bilmeliyiz. bunları bilmeden dört eş almak benim hakkım diye bik bik etmek kolay. sorarlar adama sen dört eşe sahip olma hakkını kullanmanın gereklerini yerine getirdin mi diye? "zobarakları güberttin mi?" derler mesela. sonra o gübertileri sürptün mü? bunları yapmadan dört eş almaya kalkmanın zaten dinde yeri yok.
zaten dört eşlilikle kastedilen de sizin anladığınız şey değil, başka bir şey. eşit olmak lazım. eşit olmazsanız ona dört eşlilik denmez, o zaman o hakkı kullanamazsınız.
hem ne alakası dört eş almanın örtünme emri ile? biri emir biri hak. hakların her zaman kullanılamayacağı platonun zamanından beri bilinen bir şey.
not: bu arada eğer laik bir ülkede yaşıyoruz diye geçiniyorsak zaten siyasî ve toplumsal tartışmalarda bir şeylerin allah'ın emri olup olmadığını tartışmamıza gerek olmamalı. giyim kuşamımızı bireysel hak ve özgürlükler bağlamında değerlendirebiliriz ama örtünmenin islam dininde yerinin olup olmadığı, bir emir olup olmadığı varacağımız sonucu değiştirmemeli. eğer değiştirecekse zaten koyun gitsin... ben burada şairin "eğer giyim kuşam ile ilgili bir sorunu "allah'ın emri" sıfatıyla karşımıza çıkaracaksanız bunun sonuçlarına katlanmalısınız." dediğini varsayıyorum. böyle yapanlar da vardır, gayet medenî bir şekilde konuyu bireysel hak ve özgürlükler kapsamında ele alanlar da. bu ayrımın farkında olduğumu belirterek dalgamı geçeyim.
özünde esareti destekleyen bir özgürlük isteği. her ne kadar bu tip istekleri olan tiplerin bunu samimi olarak değil , sadece ''ne zekiyim , nasıl ironi yaptım'' tadında laf soktuğunu zannetmesi sonucunda meydana gelen saçmalıklardan ibaret olduğunu bilse de insan , sinir olmadan duramıyor. çok eşliğili destekleyen bir insan neden sadece kendi gözlerinden bakar olaya ? neden empati özürlüdür ? yahu hepsini geçtim kardeşim sizin ananız , bacınız , sevgiliniz yok mu ? nedir yani bu ''o sik gösteriyorsa ben de taşak gösteriyorum'' tripleri. şunu unutmamak , -şayet varsa- beyinlere iyice kazımak gerekir ki
iki yanlış bir doğru etmez.
aynı erkekle evlenmek isteyen dört tane kadının haykırışıdır. über liberal düzlemde iki nokta arasındaki en kısa mesafedir, hipotenüstür.
bir gün bu konunun da tartışılmaya açılacağını biliyordum. artık buz kırılmış yol açılmıştır bastırın beyler!!! madem kur'an'ı referans alıyoruz hukuku belirlerken, bu da en doğal hakkımız. bu hak tanınmalı yapıp yapamayacağını insanlar kendisi değerlendirir.
bir de o döneme has bir durum diyen arkadaşlar kur'an'ın hükümleri belli bir dönemi kapsar günümüzde geçerli değildir iması mı yapıyorlar. bence bu yorum tamamen yanlıştır.
bunu savunan arkadaşın 4tane kadını nasıl idare edeceğini sormak gerekir.. artık evinde haremlik selamlık kısımları da oluşturur.. işin geyik kısmı bir yana; din üzerinde fikir yürütülmeden önce bilgi sahibi olunması gereken bir olgudur.. madem öyle, işte böylelerle galeyana gelmek ahmaklıktır..
bireyin hak' ca uygun görülmüş haklarına medeni kanunca engel olunmasına isyandır. en temel hak ve özgürlüktür. yok savaş hali yokmuş, yok şartları ağırmış, kimi ne bağlar vebali boynuna olandan başka?illa savaş mı çakarmamız gerek? ister hak geçiririm, ister geçirmem, günah benim günahım, kimi ne bağlar? kitap da yazıyor mu yazmıyor mu ona bakalım biz. sünnette var mı yok mu ona bakalım biz?
örtünmenin kamusal alanda engellenmesi özgürlüklerin, inanç hatta ibadetin kısıtlanması. 4 eş almak, şartları ağır alamazsınız. hak ve özgürlük değil. yaşar nuri'lik yapmayın. kitap ta yeri var.
istemeyen almasın 1 den fazla, herkese farz edelim diyen yok ki. almak istemeyen almasın. bırakın almak isteyen alsın. şimdi böyle yasal olarak yasak olunca ikna etmek çok zor oluyor.
edit:
hak mücadelesi kutsal bir mücadeledir. yasaklarla bie yere varılamaz.
sözlerimi üstad mehmet akif'ten dizelerle bitirmek istiyorum.
doğacaktır sana vaadettiği günler hak'kın;
kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın
erbakanın serberts bırakmak istediği iki şeyden biridir. ki sözde türban sorunuda onunla başlamıştır. çok eşlilik ise onların parti hareketlerinde bile mevcuttur. baş parmak yukarı doğru yumruk şeklindeki jestlerinin asıl anlamı bir erkeğe dört kadındır. ki baş parmak burada erkeği temsil etmektedir.
(bibak, 10.02.2008 19:46)
gündemdeki türban tartışmalarını başka yerlerinden anlayan insanların ortaya atabileceği istek. türban üniversitelerde dini zorunluluk , farz vs... olduğu için değil , üniversitelerde kıyafet özgürlüğü olduğu için serbest bırakılmak isteniyor. -iktidarın arkadan çevirdiği oyunlar , daha sonra her yere sıçraması falan , bunları katmıyorum. - yani bir kız , inandığı için değil sadece istediği için de kafasını örtüp üniversiteye girebilir. kamu alanlarında ise bu yasak kalkmamalı , çünkü kamu alanlarında belli bir kıyafet sınırı olmalıdır. nasıl ki bir hakim mini etek giyip duruşmaya çıkmıyorsa , bir kadın da başörtüsüyle duruşmaya çıkmamalıdır. o halde neymiş , üniversiteye türbanla giren insanların , oraya türbanla girmeleri dini zorunluluk olarak değil kıyafet özgürlüğünden kaynaklanan bir durummuş. ha illa dört karı isteyen varsa buna rağmen istesin dört karı. herkes her zaman umduğunu değil , bulduğunu yer.
(bkz:
yiyemeyeceğin yarrağın altına yatmayacaksın)
"ama çok eşlilik emir diiil kiii" deyip yolcu edilebilecek slogan tarzı, ne olduğu belirsiz, iğrenç, garip bir şey.