takanların genelde absürd bir peruk takarak "bu saç değil peruktur, ben türbanlıyım, ama bizim yönetim türbanı görünce kırmızı görmüş boğaya döner, bunu saklayınca sorun kalmıyor" mesajını verdiği trajikomik birleşim.
işin dini boyutuna hiç girmeyeceğim. geride bıraktığımız girilerden gördüğüm kadarıyla bu işin ehli çok arkadaş var. türbanı çıkarsınlar çıkarmasınlar üzerine bir dünya fetva verilmiş. zaten işe dini yönüyle bakınca biraz komik oluyor. ağzı olan konuşuyor gibi geliyor ama öyle değil, tamamen cehaletimden öyle gelmiştir.
sorun kanımca özgürlükler meselesidir. malum, bir ülkenin büyük bir bölümünün kullandığı bir giysi parçasıdır söz konusu olan. ve bunu kullananlar bunu bir 'şart' olarak kabul ediyor. yani bunu çıkar demenin, adeta maça giren oyuncunun hakem tarafından kolye, bileklik gibi aksesuvarlardan arındırılmasıyla aynı kefeye konması yanlış. kaldı ki konu sadece türban değildir. bir toplumda milyonlarca kişi tutup "biz bi din bulduk, bu dinin gereği olarak hepimiz sarı bileklik takıyoruz" dese bile devletin buna saygı göstermesi gerekir. şayet bu kişiler bana sarı bilekliği zorla taktırmaya çalışırsa o zaman müdahale edilmelidir. bu müdahale de "hepiniz çıkarın lan sarı bileklikleri, dindar olmayı bilmiyosanız girmeyin lan bu işlere, bozarım ben bu oyunu" demekle çözülmez.
işin birde ama "siyasi sembol oldu" deme kısmı vardır ki çok tehlikeli bir söylemdir. malum başı örtme durumu bizim iç siyasetin gelişmesinden önce de vardı. hatta bizim siyasilerle hiç alakası olmayan değişik müslüman ülkelerde bile var bu adet. milyonlar tarafından benimsenen eski birşey siyasi sembole dönüyorsa, daha çok milyonlar tarafından benimsenen
kuranneden siyasi bir sembole dönüşmesin? veyahut biri çıkıp solaklığın siyasi sembole dönüştürürse, solaklara zorla sağ elle yazmayı mı öğreteceğiz?
çok şükür ailemde ve yakın çevremde kamu kuruluşlarında böyle mağduriyetlere uğrayacak kimse yok. e kız da değilim. bu durumdan bazı bayan
aydınlarımızın(misal;
ece temelkuran) eleştirileriyle yüz yüzeyim demektir. bunlar der ki; "mesele kadın meselesidir, erkekler ellerini çektiği zaman bu sorun çözülür, siyasi olmaktan çıkar" vs... yani bana ne kardeşim? niye bulandırıyorum ortalığı? elimi bi çeksem çözülüverecek. şu soruyu sormak gerekir; sokak çocuklarının sorunlarını sokak çocuklarına mı bırakmak gerekir? hali hazırda çocuk üzerinden sömürü de çok yapılıyor. bırakalım sorun olduğu gibi mi kalsın? veyahut işçinin memurun hakkını sadece bu kesim mi savunacak? o zaman neden toplumuz? hiç birşey yapmasak bile, verilen vergilerle bir katil yakalanıyor, yargılanıyor. adli vakalara karışıyoruz. toplumsal huzur için haksızlıklara her kesimden katılım olması esastır. bir gün benim mağduriyetim durumunda bana bel verecek bir toplumun olması güven vericidir. peki bazı aydınlarımız neden ısrarla bunu öne sürür? çünkü özgürlüklerden yanadırlar. birçok konuda özgürlüğü savunurken türban konusuna yasakçı duruş sergilemek çelişkidir. açıkça "ben türbandan haz etmiyorum, o yüzden yasaklansın" diyemeyem
aydın kişi bunu öne sürer. böylece statükodan, yasaktan yana tavır alırken, muhalif, feminist, çözünden yana bir duruş sergiliyor izlenimi verir.
yani işin özüne gelecek olursak... soruna dini yönden yaklaşmak yanlıştır. iş bir özgürlükler meselesidir. bana noluyora gelince, bana çok şey oluyor. ülkemde böyle angutça bir yasağın olması kanıma dokunuyor.gereksiz yere bu denli kamplaşmaların oluşmasını içime sindiremiyorum. bu millet ülkesini, devletini bu kadar severken, devletin ısrarla bu ve benzeri hassas mevzularda taraf olarak kendini bir kesime hedefim diye öne atması çok yazık. ne yazık ki bu ısrarla değişik konularda yapılıyor. yeri geldiği zaman sağ- sol çatışmasında taraf oluyor, mezhep çatışmasında oluyor vs...
en güzeli biraz rahat olalım. bahsi geçen insanlar 3-5 kişi değil, bilmem farkındamıyız ama bizim milletin şekli şemali ekseriyatla böyle. kimi kimden neyden yasaklıyoruz allah aşkına? hiç kimse ne türban takarak devlet düşmanı, ne de türban çıkararak düzgün vatandaş olur. bu yasaklar çıkarsa çıkarsa başlığın kendisi olan icatları ve bir çok insanda mağduriyet hissi çıkarır.