gündeme oturtulan
türban tartışmalarının; aslında abd ve ab emperyalizmlerinin, türkiye'yi daha kolay yutulur bir sömürge haline getirmek için en güçlü direnç noktası olan aydın gençliği diskalifiye etmek ve ayrıca, sömürgeleştirme sürecinde bilimden-bilinçten uzak kalması ve her türlü dogmayla olabildiğince afyonlanıp gözünü açamaz, isyan edemez, karşılık veremez duruma getirilmesi gereken
işçi sınıfı ve köylülüğü şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sömürebilmek için yıllardır planladığı "
ılımlı islam projesinin" bir ürünü olduğu açıktır.
bu düzlemde,
türbanın; "ilerici geçinen"
ihd benzeri emperyalizm kuyrukçusu dernek ve platformların, aslında karşı-devrim cephesinde bulunan
mazlumder,
özgürder kuyrukçusu "güya sol" grupların ve "türban yalnızca akp'nin oyunudur, yoksa bir özgürlüktür" sanan (ki parlamentoya girince boyum uzadı sanan) tatlı su solcularının ve sosyal demokratlarının savunduğu gibi basit bir "insan hakları" meselesi olmadığını söylemek gereklidir. gerçek aydın olmak, hele gerçek devrimci (işçi sınıfı devrimcisi, yani komünist) olmak bu sorumluluğu insanın omuzlarına yükler.
bütün bu nedenlerle, türbanın emekçi halkımız ve özellikle emekçi kadınlarımız için asla ama asla bir özgürleşme değil; aksine, sömürücü sınıflara daha çok afyon kullanabilme yolunun ilk adımı olarak yalnızca kölelik getirebileceğini sloganlaştırmaktan öte değildir söylenen: "
türban özgürlük değil, köleliktir"
bu düşüncelerin ve sloganın sahibi olarak ise:
(bkz:
halkın kurtuluş partisi)
"bile bile kölelik de bir özgürlüktür." diye cevap verilebilecek fikir beyanı.
- biz en son arap adeti diye biliyorduk.
+ yok yok adet değil, siyasi simge o.
* ay o da değil kız, moda şeysi o ben biliyorum böyle boyna sarıyolar felaan.
^ ee bize de dini simge demişlerdi.
= yok o dediğin başörtüsü benim ninem takıyor oradan biliyorum. hem kendisi 5 vakit namaz kılar.
- yav içinizde bunu takan biri yok mu?
+ ...
* ...
^ ...
= ...
- acaba bir de takanlara mı sorsaydık nedir bu diye?
türbanlılar hariç herkesin özgür olduğunu sananların söylemidir.bu ülkede apolitik insanlar hariç, herkes bir görüşün ve dolayısıyla o görüşün temsilcisi olan insanların
*** gönüllü kölesidir.başkalarının önderlik ettiği bir ideolojiyi efendisini koruyan köle misali savunuyorken özgürlükten bahsedenlere götümle gülmeden edemiyorum.
ailelerinin ya da eşlerinin zoruyla
türbantakan kadınlar için geçerli olan söz. mesela annesi ,ablası, halası türban takmayan ama kendisi türban takan ,özgür iradesiyle buna karar veren kaç kadın vardır. ya da erkek arkadaşı "bir şartla evleniriz kapanacaksın" dediğinde kadın da bunu kabul ettiğin de hani
inançnerede? nerede özgür irade? yok mu böyle kadınlar sanıyorsunuz. biraz serpilince babası tarafından kapanmaya zorlanan kızlar yok mu? herkes hidayete erip mi türban takmaya karar veriyor. zorla kuran kurslarına gönderilen kızlar yok mu?
peki dayatma ile kapanan kadınların hakları ne olacak? soruluyor mu o kadınlara sen buna razı mısın diye hiç sanmıyorum en azından çok yakınım da olan örnekler böyle değil. "annem türban takmazsan hakkımı haram ederim dedi" diye ağlayan daha onaltı yaşında kızların özgürlüğü ne olacak.
(billy, 01.02.2008 11:16)
@1847089
@2157601
(bkz:
bildiri dağıttığı için idama mahkum olan genç)
artık yazacak birşey yok, birileri birşeyler yapsın, yapalım.
ya insanca yaşıyalım ya ölelim ya, yeter...
insanlar tarafından yanlış anlaşılmış önerme.bence de doğrudur.özellikle son dönemlerdeki uluslararası olaylar ( amerikadaki ikiz kulelere saldırı,afganistan işgali, ırak işgali) ve ardından bir yağmur gibi yağan komplo teorilerinden birkaçına benziyor açıkcası.sıra türkiyeye gelecek deniyordu birçoğunda nitekim öyle oldu da.biz onların hamburgerlerine söverken onlar bize türbanla saldırdı.ince hesaplanmış bir plan göz önüne alındığında anlıyorum ki türban konusu bir amaç için kullanılan bir araçtır ve kullanılan bu insanlar da köledir.başkasının çıkarı için kullanılan insanlar köledir ve türbanı taktıkça da bu oyuna ve bu düzene alet olup efendisine hizmet edecektir.
türbanın özgürlük mü yoksa kölelik mi olduğuna karar verecek kişiler türban takanlardır. yine de üniversite ve kamuda türbanın serbest bırakılması türbanlı sayısının artmasına ve başı açıkların kendilerini baskı altında hissetmelerine neden olur.böylece aşağıda türbanlılar için yazdığımın tersi başı açık insanlar için geçerli olur.
kimileri babası, kocası zorladığı için istemediği halde takar ki bu tip kızlar genelde ortada "biz namusluyuz" imajı verip kötü şeyler yapabilen kızlardır.
kimileri gerçekten istediği için takar ki bu kızlar "dinin gerektirdiği yaptıklarını sanarak" kendilerini avuturlar; ancak şunu düşünmezler din, sadece birinin saçını başını örtmesiyle sahip çıkılacak bir şey değil; vicdanla alakalı bir şeydir.
bazılarıda- ki bunlar son zamanlarda üniversitelerde artan türbanlılardır - "yasaklar her zaman caziptir" düşüncesiyle allı-morlu türbanlar takarak hem yasağa karşı çıkarlar hem de modaya uyum sağlarlar.
(eldest, 01.02.2008 12:02 ~ 12:04)
kısaca demokrasi; düşünceleri sansürsüz ifade edebilmeye olanak tanıyan sistem.
kısaca türban, tesettür; kadını erkekten farklı olarak işaretleyen, kapatan bir giyim çeşidi.
kısaca özgürlük; ırk, cinsiyet, maddi veya benzeri kişinin içinde bulunduğu hiçbir kategori göz önüne alınmadan kişilik haklarına sahip olabilmesi. konuşabilmek, giyinebilmek, gezebilmek, görebilmek, seçmek, seçilmek, söz hakkı olmak.
şimdi burda bir tuhaf kavram karmaşası var. akıllar karışıyor. "özgürüm ben, takarım giyerim örterim bedenimi istediğim gibi" deniliyor, ama bu şekil zaten onun konuşmaması, ikinci planda kalması, farklı yerde durmasını sembolize ediyor. yani özetle bu kadınların "özgürlük talebi" özgür olmadıklarını gösteren bir kıyafeti giyebilmeleri üzerine. üstelik bunu onlara seçme ve seçilme hakkını nice avrupa ülkesinden önce önlerine sunan "demokratik" sistemden faydalanıp da diyorlar.
kadınlar açısından düşünüldüğünde doğru olan önerme. kadınların örtünmesinin nedeni erkekleri tahrik etmemektir. şimdi açık saçık, güzel güzel giyin kuşan elin adamını tahrik et oda gelsin sana tecavüz etsin. burada suçlu kim? kadın. oysa bu kadın örtünse, kendisini erkeklerden saklasa başına böyle şeyler gellir mi? gelmez.
ahlâk, terbiye, edep sahibi olmanın bir gereği varsa o da bu noktada bu sözle kimleri incitebileceğini düşünmektir. türban "özgürlük değil köleliktir."
yıllar önce devlet yurdunda kaldığım yıllarda çeçen bir öğrenci ile tanışmıştım. dinlemeye çalışıyorduk kendisini. görüşü, yaklaşımı, türkiye'ye bakış açısı, durduğu yerin neye karşılık geldiğini anlamaya çalışıyordum. konu nasıl geldi oraya bilmiyorum? "kot pantolon giyen kızlar orospudur" dedi çıktı. anladık ki söz anlamını yitirmişti. ona kot pantolonun kainat için sıradan bir giyim kuşam nesnesi olduğunu, kot pantolon giyenin orospu olmayacağını , arada kendisinin de kot giydiğini, benim de giydiğimi , nasıl bir kıyafetse erkek giyince mesele yaratmayan fakat kadını kızı fahişe etmeye yeten bir kumaş tasarımı olduğunu anlatmam imkânsızdı.
şimdi söyle arkadaşım. bu bakış açısı sana ne ifade ediyor? faşizm, totalitarizm, bağnazlık, yobazlık.
peki içinde yaşamaktan çok büyük keyif aldığın sisteme dahil olmuş bir türbanlıyı incitebileceğin hiç mi aklından geçmiyor? hiç mi türban takan bir kızla konuşmadın? hiç mi oturup iki kelam etmedin? onların sana yaklaşmak istemediğini düşündüren yargılarının aynı zamanda seni de aynı mesafede uzaklaştırdığının farkında değil misin?
şunu bilirim: tüm türban takanların garez dolu azılı bir cumhuriyet düşmanı ve köle olduğunu düşünen zihniyetin de özgürlük abidesinin harcında yeri yoktur. karşısındakini ötekileştiren düşünce yapısının bu totalitarist rengi, sözün sahibini , özgürlükten bahsedecek en son kişi olarak kabul etmemiz gerektiğini gösteriyor.
- senin inancın özgürlük
- ben?
- seninki özgürlük.
- ben?
- seninki de özgürlük.
- e been?
- seninki değil lan ayı!
"türban inancın simgesi değil kadınların köleliğinin simgesidir" desek daha doğru olabilecek açıklama.zira kölelik olmasa bile özgürlüğün simgesi olduğunu kimse iddia edemez.
(so so, 15.05.2008 00:12 ~ 00:13)
türban takan kızlara sormak lazım en başta sen gerçekten özgür iradenle mi seçtin bunu annen baban solcu/sağcıydı da sen buna rağmen örttün mü kafanı diye sormak lazım.
buna hayır dedi diyelim o zaman sormak lazım neden türban neden kapatıyosun kafanı,sen bunu gerçekten istiyomusun yoksa altına giydiğin o dar kottan görünen tanga mı özetliyor bütün bu soruları.
ha eğer bunlara cevapların tatmin ettiyse milleti biri bana sabah kliniğe gelen 15 yaşındaki kızın neden kara çarşaf içinde olduğunu anlatsın.ya da ona anlatsın anlatsın ki kız bilsin dünyayı birilerinin ondan sakladığını hem de asla gerçeği olmayan bir korkaklık uğruna.
anlatsın ki anlasın başını kapatan ama altında dizine kadar etek olan kızdan ne eksiği olduğunu-en azından.
hadi lan ordan diye tepki verdiğim önerme. ne köleliği kardeşim başını kapatmak isteyen kapatır, açmak isteyen açar, hatta isteyen her tarafını açar, isteyen her tarafını kapatır bunun neresinde kölelik, tercih yapıyorsun, seçiyorsun yani bunu seçmekte özgürsün. hee şimdi bu durumu kendi iradesiyle yapmayan insanlar var diyenler olacak biliyorum ben, derler e kardeşim kafalarına silah da dayamıyorlarki bu insanların, onlar kafalarını açmak istiyorlarsa bir şekilde bir yolunu bulup açarlar.
über-süper kültür seviyesine ulaşmış bir takım yazarlarımızın,
özgürlük anlayışlarına bir gönderme olmuş sanırım bu. yaşadıkları
toplumu göz önünde bulundurmamakla birlikte içlerinden "onlar zaten yoktular" diyor olabilirler mi? evet olabilirler. mesele, kadın için türbanın hoş karşılanıp karşılanmaması değil, beraberinde "mükemmel toplumumuza" getirdiği veya getireceği yaptırımları hesaplayabilmekle alakalıdır. halihazırda bugün, benim toplumumda bu konu halk tarafından, bir inanç özgürlüğü meselesinden çok
namuslu-
namussuz kavramına indirgenmişse, buna "içi boş özgürlük anlayışı" denir. ya siz halkın hakkında hiçbirşey bilmediği bir özgürlüğü savunuyorsunuz ya da ben
alice harikalar diyarında yaşamaktayım. "düzene uygun beyinler değil, beyine uygun düzenler" yazılı pankartlar havalarda uçuşurken, "götümsemelerin-özgürlüğü" de sanırım sizin bir taraflarınızda şahlanacaktır.
bence türban kadınların şartlı tahliyesidir.
özgürlük diğerlerinin özgürlüklerini kısıtlamadığı müddetçe özgürlük olarak geçerli kalacaktır. bundan dolayıdır ki türban takanın özgürlüğü kimseyi alakadar etmez. eğer böyle bir özgürlük tartışması yaratılıyor ve bir kimsenin kendine göre özgürlük saydığı giyim stiline kölelik deniliyorsa bunda art niyet aramanın çok normal olduğu sonucu çıkartılabilir. çünkü, eğer herkes herkesin giyim stilini özgürlük kısıtlama konusunda tartışırsa bunu içinden çıkmak mümkün olmazki binlerce giyim stili türkiye'de mevcutken.
bir kadın olarak bu benim düşüncemdir.
bu, bir başka kadının düşüncesi değildir.
bana ne?...
türbanın amacı, türban takan bir kadının yaşadıkları göz önüne alınırsa gayet de haklılığı ortaya çıkan söylem.
ha dersin ki kardeşim türban yasağı adı üstünde .içerdiği
yasak kelimesi bile özgürlük karşıtı değil mi?sen de haklısn ne diyeyim.
ama burda tartışılan türbansa eğer, türban gayet de kadını köleleştiren, erkeğin kadın vücudu üzerinde kurduğu baskıyı sembolize eden gayet de köleleştiren birşeydir.
neye göre kime göre kardeşim? derler adama. bişeyin özgürlüktür veya köleliktir olarak adlandırılması ancak o şeye sahip olan veya o şeyi yaşayanlar tarafından söylenebileceği kanaatindeyim. yani bırakın türban takan söylesin kendini nasıl hissediyor. yoksa türban takan biri de pekala 'açık olmak özgürlük değil köleliktir' diyebilir. kim karar vericek o zaman hangisi özgürlük hangisi kölelik dimi ama. özgürlük insanın kendini özgür hissetiği şekilde yaşamasıdır bence. bırakın herkes istediğini yaşasın.
(drnss, 02.07.2009 21:48 ~ 21:50)
nudistler de çıkıp, "herhangi bir kıyafet giymek özgürlük değil köleliktir. insanoğlunun kendi kafasına göre oluşturduğu ahlaki kurallara toplumların uymasıdır. aslolan, doğru olan çıplak dolaşmaktır" dese doğru mu olacak yani?!
türban hakkında istediği yorumu yapabilir herkes tabiki. amma velakin tutup onu, zorla kafadan çekmeye gelince iş olmaz. o zaman birileri seni kölesi yapmıştır farkında değilsindir.
edit:imla