efendim, başbakan recep tayyip erdoğan'ın en çok akıl danıştığı danışmanı olduğu söylenen, karadenizli fındık üreticisinin "yatacak yeri yok" diyerek andığı
cüneyd zapsu'dan çıkma bir laf salatasıdır.
türbanın bir insan hakları konusu olduğunu söyleyen zapsu, türkiye'de türban takan kadınlara "
türbanını çıkar" denmesinin sokaktaki bir kadına "
donunu çıkar" demesinden farkı olmadığını belirtiyor.
aynı röportajın içinde tayyip erdoğan'a
islamcı denmesinin de yanlış olduğunu belirten zapsu, tayyip erdoğan'ın kasımpaşalı ve dil bilmediği için elit kesim tarafından kabüllenemediğini, bu yüzden islamcı damgasının vurulduğu saptamasını yapıyor.
zapsu'ya göre tayyip erdoğan, türkiye'yi yöneten elit kesimden değil bülent ecevit ve kemal derviş gibi havalı değil.
türkiye'de her zaman din istismarı yapan partiler olduğunu söyleyen zapsu, "hatta bizimkiler bile yapmıştır" diye de ekliyor, sözlerini "ama dini öcü olarak göstermeye çalışarak siyasi prim yapmaya uğraşan partiler de var" diyerek bitiriyor.
http://www.hurriyet.com.tr/...
şimdi bütün bu söylenenleri ciddiye almak mantıksızdır, ama ciddiye almamak da çok büyük yanlış olacaktır; zira kendisi tayyip erdoğan'ın en yakınındaki insanlardan biri ve bu ülkenin en önemli sorunlarında akıl danışılan başlıca kişilerin arasında.
bir kişinin türbanı ile donu arasında bir fark göremeyen, türkiye'yi elitlerin yönettiğini savunan ve başbakanın bu sınıfın dışında olduğunu söyleyerek şark kurnazlığı yapmaya çalışan, bülent ecevit ve kemal derviş'in
havalı olduğunu düşünen birisi benim gözümde pek kaale alınacak birisi değildir. ancak din istismarı konusunda "bizimkiler de yapmıştır" demesi o kadar da boşverilesi bir laf değildir, bu lafın altı çizilmelidir.
türbanını çıkar demek, donunu çıkar demekmiş.
bazı durumlarda "mikrofona konuş demek, bokunu çıkar demek" durumuna da dönüşebilir mi bu acaba?