|
|
- insanlarda etkileri hala süren repliklerdir.kolayca aklımıza geliverirler.ama nedense film replikleri kadar yer etmezler beynimizde.
+:yalnız benim yeni numaram siz de yok değil mi?
- :yok hilmi bey,vermediniz.
+:oldu o zaman,ben gideyim,haydi geçmiş olsun.
(bkz: bana bir şeyhler oluyor)
- (bkz: sosyal demokrasi/@587138)
- bir at! bir at! bir ata krallığım!
(bkz: iii richard)
- "cyrano de bergerac'dı adı, herşey olayım derken hiçbir şey olamadı.."
(bkz: cyrano de bergerac)
- "servet: geçen gün bir genç adam yollamışlar bana. oyun yazarıymış. nerede oyununuz dedim. yokmuş. artık oyunlardan konuşma kaldırılmış, öyle söyledi.
emel: pandomim!
servet: yok canım, 'içinden anlama' tiyatrosuymuş. delikanlı bana bir saat nutuk çekti: (delikanlıyı oynar.) 'ey küçük kafalı, küçük burjuva seyircisi! bir bilet aldım da koltuğuma kuruldum diye bu gevşeme hakkını nereden buluyorsun? tembel seyirciye paydos! oyuncularımızın içinden geçenleri anlamayan seyirciye kapılarımızı kapadık artık biz!' (durur. üzüntülü) ne yapsam? (ellerini iki yana açarak hareketsiz kalır.) acaba ben de bostan korkuluğu reklamına mı çıksam?
emel: tiyatroda devrim yapın."
(bkz: oğuz atay)
(bkz: oyunlarla yaşayanlar)
- altan erkekligibi bir oyuncunun ağzından dökülen yılmaz erdoğan sözleri:
anlatacaklarım var!vaaz vermek değil niyetim,duyduğumu söylemek.söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sade,ama sade anlatmak için.sen anlat dedi tanrı bana, anlaşılsın diye değil,hiçbir mükafat istemeden anlat.çünkü bir mükafattır artık bir anlatıcıya doğru düzgün anlaşılmak!sen anlat dedi.sen sade anlat! umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat.ders verme dedi kimseye,çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene.çırakları olan bir çıraktır usta,olsa olsa.sen anlat dedi bana tanrı,sen sade anlat.“
(bkz: bana bir şeyhler oluyor)
- jan dark'ın öteki ölümü adlı oyunda jan dark hapishanede idamını beklerken;
"tanrım! neden eninde sonunda bütün kahramanlarını yalnız bırakırsın!"
- "öyle garip bir meşk ki aşk, en bayağı , en aşağılık şeyleri allayıp pullamaya, yüceltmeye birebir. eros'u onun için mi acep kör gösterir esatir ? kanatlı ya, havalanır, uçar gider kafirliğine, gözünün gördüğüne değil de, aklının estiğine."
(bkz: bahar noktası)
- " artık yürek dediğin göçsüzlükten kırılan bir kuştur hanımım. iş bu da benim söylencemdir. sabredince görürsün ki, hüzün de geçicidir sevda gibi ! "
rana
dünyanın ortasında bir yer / özen yula
- "karnın açsa kuru öğüt çekilmez, önce doyur da ardından konuş. nedense size hep göbek, bize ahlak. "
macheath
üç kuruşluk opera / bertolt brecht
- estragon - ee, gidiyor muyuz?
vladimir - gidelim.
(yerlerinden kıpırdamazlar.)
godot'yu beklerken, samuel beckett
- ''tanrı bir insanı cezalandırmak isterse, ilk önce onun aklını alırmış''
(bkz: müfettiş)
(bkz: çetin tekindor)
- "olmak ya da olmamak. işte bütün mesele bu."
hamlet, william shakespeare
- ölüm, garip, iğrenç, korkunç bir böcek olsa ve yoldan geçen birinin yakasına konsa. siz de onu görseniz. yolda durup: “affedersiniz, müsaade eder misiniz? yolunuzu kestim ama üzerinize ölüm konmuş” demez misiniz? şöyle iki parmağınızı uzatıp, onu fırlatıp atmaz mısınız?
ne mükemmel olurdu değil mi?
fakat ölüm bir böcek değil. bu gelip geçenlerin arasında bir çokları onu üzerlerinde taşıyorlar, ama görünmüyor. onun için de korkusuz, rahat rahat dolaşıp, yarınki, yarından sonraki hayatlarını kuruyorlar.
(bkz: ağzı çiçekli adam)
- " - gerçek, niteliği ne olursa olsun belirsizlik kadar korkunç değildir.
- yok, belirsizlik daha iyi. ne de olsa umuttur ! "
vanya dayı / anton pavloviç çehov
- + hoşumuza giden bedenlerin içine hayalimizdeki ruhları yerleştirip, adına da aşk diyoruz ( ful yaprakları)
+ yaşlanınca ölebilir bile insan ! ( yangın duası )
+ya bu taş benim kalbimi yutarsa ? ( kır )
+korkaklar yasamda defalarca ölür ( ölümsüzler )
+ tanrı benden nefret ediyor ! ( yangın duası )
- kent: ne bir kadına tutulacak kadar genç, ne bir kadının üzerine düşecek kadar yaşlıyım, sadece kırk yaşındayım.
(bkz: kral lear)
- celia: hayalindeki bir arkadaşla oynaya oynaya
bir ormana dalmış gibi geliyor,
birden bire anlamiş da sanki,
orman yiten bir çocuk olduğunu,
evine dönmek istiyor.
kokteyl parti - t.s. eliot
- tiyatro insanlık tarihi kadar eski bir sanat olduğu için tüm zamanların ibaresini tam haketmeyen replikler.
- (bkz: @1469027)
- caesar: cowards die many times before their deaths,
the valiant never taste of death but once.
julius caesar , william shakespeare
|