1. insanlarda etkileri hala süren repliklerdir.kolayca aklımıza geliverirler.ama nedense film replikleri kadar yer etmezler beynimizde.

    +:yalnız benim yeni numaram siz de yok değil mi?
    - :yok hilmi bey,vermediniz.
    +:oldu o zaman,ben gideyim,haydi geçmiş olsun.

    (bkz: bana bir şeyhler oluyor)
  2. "servet: geçen gün bir genç adam yollamışlar bana. oyun yazarıymış. nerede oyununuz dedim. yokmuş. artık oyunlardan konuşma kaldırılmış, öyle söyledi.
    emel: pandomim!
    servet: yok canım, 'içinden anlama' tiyatrosuymuş. delikanlı bana bir saat nutuk çekti: (delikanlıyı oynar.) 'ey küçük kafalı, küçük burjuva seyircisi! bir bilet aldım da koltuğuma kuruldum diye bu gevşeme hakkını nereden buluyorsun? tembel seyirciye paydos! oyuncularımızın içinden geçenleri anlamayan seyirciye kapılarımızı kapadık artık biz!' (durur. üzüntülü) ne yapsam? (ellerini iki yana açarak hareketsiz kalır.) acaba ben de bostan korkuluğu reklamına mı çıksam?
    emel: tiyatroda devrim yapın."

    (bkz: oğuz atay)
    (bkz: oyunlarla yaşayanlar)
  3. altan erkekligibi bir oyuncunun ağzından dökülen yılmaz erdoğan sözleri:

    anlatacaklarım var!vaaz vermek değil niyetim,duyduğumu söylemek.söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sade,ama sade anlatmak için.sen anlat dedi tanrı bana, anlaşılsın diye değil,hiçbir mükafat istemeden anlat.çünkü bir mükafattır artık bir anlatıcıya doğru düzgün anlaşılmak!sen anlat dedi.sen sade anlat! umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat.ders verme dedi kimseye,çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene.çırakları olan bir çıraktır usta,olsa olsa.sen anlat dedi bana tanrı,sen sade anlat.“

    (bkz: bana bir şeyhler oluyor)
  4. jan dark'ın öteki ölümü adlı oyunda jan dark hapishanede idamını beklerken;
    "tanrım! neden eninde sonunda bütün kahramanlarını yalnız bırakırsın!"
  5. "öyle garip bir meşk ki aşk, en bayağı , en aşağılık şeyleri allayıp pullamaya, yüceltmeye birebir. eros'u onun için mi acep kör gösterir esatir ? kanatlı ya, havalanır, uçar gider kafirliğine, gözünün gördüğüne değil de, aklının estiğine."

    (bkz: bahar noktası)