son zamanlarda hortlayan iğrenç dehşet.
konuşturulmayan, hak tanınmayan, sevilmeyen, sevmelerine
izin verilmeyen, unuttuğumuz ,unutturulduğumuz
kadınlarımızın kurban gittiği cinayet.
nasıl bi anlayıştır ki tecavüze uğrayan kadını kirli ve suçlu görür,
nasıl bir cehalettir ki büyük acılara katlanan kadını öldürmeyi namus
temizlemek olarak görüp övünür. ve nasıl bir yasadır ki tecavüz sonucu hamile kalan
kadın eğer zarı yırtılmamışsa ve doğum sezeryan ile olmuşsa cezada indirim yapar.
bekareti bozulmadığı için...
ve bizler nasıl eğitimli kesimiz ki töre cinayetini üçüncü sayfa haberi olarak
okur ve yolumuza devam ederiz.
hiç üzerimize alınmadan...
hiç canımız acımadan...
telli duvaklı gelin ettikleri yavrularını bir gün sonra bakire çıkmadı diye yada bunun türevi bir mazeretle öldürecek kadar şuursuz insanların töre adı altında yaptıkları kıyımdır. hiçbir mantık bu vahşeti açıklayamaz. geçtiğimiz gün yaşanan bir olayda zavallı kızın ölümü ardından yapılan otopside bakire çıkması insanın kanını dondurmaya yeter de artar.
insanın kendi öz kardeşini öldürmesini haklı sebeplere bağlaması. insanın insanlığını unutması. insanın hayvanlığın da ötesine geçmesi ve bunu 'töre' adına yaptığını iddia ederek kendini haklı çıkarmaya çalışması durumu. insanlık dışına çıkmak için sebep mi olurmuş, insanın kardeşinin canına, yani bir nevi kendi öz canına kıyması için sebep mi olurmuş dedirten saçmalık.
orta doğu insanının ne kadar mutaassıp ve ne kadar sorgusuz sualsiz kabul edici olduğunun bir göstergesidir. neymiş efendim e töremiz böyleymiş. değiştir o zaman töreni!
işin başka bir boyutu da bizi avrupa'da rezil ediyor olmasıdır.
bbc*deki konuyla alakalı belgeseli yüzüm kızararak dinlemiştim. bence töre cinayeti işleyenlere ceza indirimi yapılması yerine, türkiye'nin itibarını zedelemekten ek dava açılmalıdır. öyle ya, itibar sadece kitap yazmakla zedelenmez.
ayrıca mutlaka; (bkz:
güldünya)
van'da tecavüze uğrayıp hamile kalan ve doğumdan sonra sokak ortasında abisi tarafından öldürülen 15 yaşındaki naile erdaş'ın da maruz kaldığı durum.öleceğini bilerek yaşamak, son nefesini canının parçası olan birine, kardeşine vermek.kurtarın beni diye bağırdığın o çok büyük devlet adamlarından 'bir şey olmaz seni öldürürse 36 yıl yer'sözlerini duymak ona acımak ,daha çok yanmak!!!gözlerinin içine o kopkoyu anlamsız nefreti hapsetmiş karanlığa bakmak,masumum bile diyememek,susmak,sonrasında hep,sonsuza kadar susmak...
kız kardeşine tecavüz eden adamı değil de, kız kardeşini öldüren hayvanların yaptığı şey. bunu yapanları hapse falan atmayan, kesecen çüklerini yedirecen bunlara. belki önüne geçeriz bu sapıklığın.
adi bir cinayettir. ama kalleş bir cinayettir. katilin onuru için koruması altında olmasi gereken, içinde bulunduğu travma sebebiyle kendinden zayıf olan mağduru öldürmesidir.
tecavüzcü erkektir. onu öldüremezler. kabil'in habil'i öldürdüğü gibi kendi kanından olanı vuranlar, kan davası çıkar korkusuna, buna cesaret edemez.
(azwepsa, 27.10.2006 13:43 ~ 28.10.2006 02:00)
azınlıkta kalan bir kısım cühela yüzünden koca
türkiye'nin rezil olmasıdır. kanayan yaradır. her önüne gelen kadını mal sanıp akrabasını bile sikebilen
* beyinsizliğin ürünüdür.
şöyle bir düşünüyorum da töre cinayeti denen şey bundan 1400 küsür sene evvel de varmış ki
veda hutbesinde yasaklanmıştır. insanlık adına, ülkem adına, her türlü din adına,
yazık diyorum.
önceleri gezatelerde okurduk bunları, aşiretler arası genelde doğu bölgelerimizde karşılaşılan, şimdilerde metropollere dahi inmiş, kırsalda namusunu barutla temizleyebileceğini zanneden insanoğlunun öfkesini uygulama yöntemi. şener şen in "3000 yıllık töreyi mi bozisen hırbo...! " repliği hala kulaklarımızdadır; lakin yıllarca gülmüşüzdür, kimi zaman erkekler arası bir sidik yarışı, kimi zaman savunmasız bir kadına delikli demirle ateş kusan zavallı insanların, insanlık dışı reaksiyonu olarak karşımıza çıkmaktadır.
sadece doğu kesimlerde işlendiği sanılan cinayet türüdür. batı bölgelerdeki olaylarda genelde haberler, "kendisini aldatan kadını 2146 yerinden bıçakladı" diye geçerken, doğuda "yine töre, cehalet cinayeti" vb başlıklarla verilmektedir. buda hoş değildir. bu durumlarda olan masumlara olur, masum olmasada kimse bunu haketmez. "namus" menşeli olduğundan, anadolu insanı, daha doğrusu türkiye insanı kaldıramamaktadır bunu. yanlıştır.
hakkında bir şiir şurada bulunabilir:
(bkz:
http://turkedergi.com/...)
haksız tahriğin (bkz:
haksız tahrik) uygulanmadığı istisnadır.amaç, töre cinayetlerine haksız tahrik uygulanması durumunda emsal teşkil edecek mahkeme kararları nedeniyle töre cinayetlerin artışın önlenme ve hatta en ağır şekilde ceza verilmek suretiyle caydırıcılığın sağlanmasıdır.ancak her alanda olduğu gibi maalesef hukuk alanında da kılıfa uydurulmak suretiyle, zaten olaylara verilmesi gereken cezalar maalesef verilmiyor ve hatta bazen de verilemiyor.en basit örneği bu cinayetlerin işlemesi için küçük yaşta çocukların kullanılıyor olması.bu sayede yaş inidiriminden yararlanılıyor.
başbakanlık aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü, devlet bakanı nimet çubukçu’nun da katıldığı 29 şubat-2 mart 2008 tarihli ‘aile hizmetlerinde sivil toplum kuruluşları ile istişare toplantısı’nı rapora dönüştürerek yayımladı. ama ne yayımladı! töre cinayetleri ve doğudaki aile yapısının korunması için hazırlanan rapordaki çözüm önerileri
* kadınların çok çocuk sahibi olmasını engelleme amaçlı devlet yasa koymalıdır. (örneğin: halka belli bir çocuk sayısından sonra sağlık hizmeti vermemek)
* din eğitiminin kadınlara doğru şekilde verilebilmesi için bayan kur’an kursu öğreticilerine aile eğitimi bilgisinin kazandırılması sağlanmalıdır.
* dinin kadına bakış açısının doğru bilinmesi için doğru dini bilgilerin görsel ve yazılı basında yer alması teşvik edilmelidir.
* din eğitimi kapsamında siyer (hz. peygamberin hayatı) dersinin daha etkin ve kapsamlı olarak anlatılması sağlanmalıdır.
* medyada töre cinayetlerine ilişkin kullanılan feminist dilin değiştirilmesi ve hukuki boyutların ön plana çıkarılması için çalışılmalıdır.
* teolog (ilahiyatçı), sosyolog ve antropologların yer aldığı acil müdahale grupları oluşturulmalıdır.
bu kadar mı geri kalmış bir ülkeyiz? avrupalılar her şeyin kutsal kitapta yazdığını, her sorunun kutsal kitapla çözüleceğini düşündüğünde yaşadıklarından dolayı o çağa "karanlık çağ" dediler. biz ise şimdi günümüzde "müslümanlık" sandığımız şeye doğru koşuyoruz. ama karanlık çağımız yaklaşıyor. görmüyoruz.
sadece araba park etme sırası yüzünden bugün silopide
* 4 masum insanın canını alan insanların tüylerini diken diken eden 21.yüzyılda akla mantığa sığmayan dehşettir...!
benim adım gülcan. 8 kardeştik biz. ben sondan ikinciyim. en küçüğümüz ise fikret. babam fikret i çok severdi. bizim fikretle aramızda 2 yaş vardı. babam ona oyuncaklar alırdı, güzel güzel silahlar falan.. benim radyo bile dinlemem yasaktı. komşumuzun kızı radyodan istek parça istedi diye öldürüldü. radyo kötü bir şey miydi? bilemedim.
benim adım gülcan. onun yüzünü göremedim. şiddetini hissettim. bir hayvan gibi debelendi üstümde. bağıramadım. çıkmadı sesim, çıkamadı. çok ağladım. anama güvendim, anlattım. çığlıklar yükseldi evden. babam duydu, herkes duydu. sefil evimize bir sürü insan girip çıkıyordu, en sefil halleriyle. odada hapistim, seslerini duyuyordum sadece.
benim adım gülcan. ahlaksızdım. 14 yaşında bir namussuzdum. namus timsali olansa karnımı şişirmişti, bebe vardı karnımda. iç içe iki bebe gibiydik. bebe de suçluydu, ben de suçluydum. çok istemiştim ben oyuncak bebek, allah baba gerçeğini vermişti. ben bunu istememiştim, ben yaralanmak istememiştim.
benim adım gülcan. babam kolumdan tuttuğu gibi evin önüne fırlattı beni. fikret i gördüm karşımda. elinde oyuncak silahlarına benzer bir silah tutuyordu. bana doğrulttu silahı. yine çıkmadı sesim, çıkamazdı zaten. son kez kaldırdım kafamı gökyüzüne baktım. maviydi, çok güzeldi, kimbilir kaç katıydı yaşı yaşımın. çok şiddetli bir ses duydum. vurmuştu fikret beni. ağlıyordu bir yandan da. elimi uzattım ona gülümsedim. bir daha vurdu fikret, bir daha, bir daha… fikret beni vuruyordu, çocukluğumuzu vuruyordu, bebemi vuruyordu, kendini vuruyordu.
benim adım gülcan. fikretle ikimizin yaşını toplasan töre kadar etmiyordu. töre büyüktü, güçlüydü. ailemin namusunu temizledi töre. ben kirletmiştim. suçluydum. ama adalet yerini bulmuştu. öldürüldüm.
benim adım gülcan. anam okuma yazma bilmez, sayı sayamaz. şimdi geceleri yattığında parmak hesabı yapmaya çalışır, ana yüreği sızlar dayanamaz. merak eder, yaşasaydı kızı kaç yaşında olacaktı.