görseller
systematic chaos 
  
belki ilginizi çeker
  1. · panic attack
  2. · in the presence of enemies pt 2
  3. · alcoholics anonymous suite
  4. · prophets of war
  5. · f1 racing
  6. · continuum fingerboard
  7. · in the presence of enemies pt 1
  8. · constant motion
  9. · oksimoron
  10. · the ministry of lost souls
gündem
  1. · ugg
  2. · çok istenip de olunamayan meslekler
  3. · zongul ducks
  4. · annelerin yakışıklı anlayışı
  5. · günün tek kelimelik özeti
  6. · yaran diyaloglar
  7. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  8. · yerdeniz büyücüsü
  9. · ergenekon operasyonu

systematic chaos  

  1. dream theater'ın haziran gibi roadrunner records etiketiyle çıkması beklenen 9ncu albümü. 7 şarkıdan oluşacak ve bir şarkı da 25 dakika civarında olucakmış. sendeyiz defne.
    (soulforged, 09.02.2007 09:23)
  2. merakla beklediğimiz albüm.bu yıl progressive açısından bomba geçecek gibi...
    (enslaved, 25.02.2007 14:22)
  3. (dice man, 08.03.2007 23:21)
  4. ilk olarak şarkı isimleriyle göze çarpan albüm. gerçekten de açıklanan şarkı isimleri hiç dream theater tarzı değil. hal böyle olunca farklı bir albüm bekliyor insan. o değil sanki böyle power metal grubu şarkıları gibi. "yoksa progresif power mı yapacaklar bu saatten sonra" gibi saçma sapan düşüncelere itiyorlar insanı. zaten hızlı ve sert bir albüm olacağı kulaklara çınlatılmıştı portnoy tarafından. fakat bu açıklamadan sonra da eklemiş kendileri: "bir daha train of thought yapmayacağız." vallahi keşke yapsanız. octavarium filan yapmayın da!

    adamların gerçekten her albümü farklı tad. tekrara düşmek istemiyorlar. bu güzel bir şey tabii. e zaten yaptıkları müziğin zenginliği de ortada. başka bir şey beklenemezdi zaten. özellikle portnoy'un "bu albüm favori albümüm", "çok farklı, hiç bir gruba benzetemediğimiz bir müzik çıktı" tarzında açıklamalarıyla gazlardan gaz beğenir olduk bu günlerde. bekle babam bekle. fakat şu da aşikar ki haziran ayı gerçekten tam bir dream theater ayı olacak!
    (therion, 14.03.2007 01:42)
  5. systematic chaos instrumental demo filan diye bir çakma albüm de nete düşmüştür. fakat bu albüm sanıldığı gibi dream theater'ın stüdyosundan çalınmış 2007 albümünün kayıtları filan da değildir. bu albüm dream theater'ın bir ara düzenlediği şarkı yarışmasında galip gelen 7 şarkıdan oluşan albümdür. zaten albüm yanlış hatırlamıyorsam stream of consciousness adıyla ve portnoy'un ytsejam records adlı firmasından piyasaya çıkmıştı. kısacası systematic chaos'u deli gibi beklemeye devam. inşallah son albümler gibi olmaz. ayrıca albümün kapağı da belli oldu, oldukça güzel. merak edenler için:

    (bkz: http://37prime.com/...)
    (therion, 20.04.2007 00:50)
  6. yavaş yavaş ayak sesleri duyulan albüm. öyle ki portnoy doğum gününde albümden bir şarkıyı ucundan da olsa dinletti. buna myspace sayfalarından ulaşabilirsiniz. hatta kayıtta vokal olmadığından vokali fan'lara yaptırdı portnoy. onun dışında daha önemli haber albümü çılgınlar gibi bekleyenler için albümün 3. şarkısı constant motion roadrunners tarafından yayınlandı. bir kaç kere dinledim. değişik şarkı. beğenen de olacaktır beğenmeyen de. çünkü herkesin dream theater'dan beklentisi farklıdır eminim ki. ben yorum yapmayayım. dinlemek isteyenler için:

    (bkz: http://www.roadrunnerrecords.com/...)
    (therion, 27.04.2007 22:49 ~ 23:29)
  7. (raiser, 28.04.2007 19:09)
  8. mike* bir mail atıp universalcığım, al bir dinle bakalım şarkılar olmuşmu diyerek constant motion ın albüm kaydını göndermiştir. ilk izlenim olarak şarkı gayet gaz bir şarkıdır, gerek gitar gerek davul ritmleriyle insanı coşturmakta. ilk dinlemeyle insanda bir train of thought havası bıraksa da therion tahminlerinde haklı gibi duruyor, çünkü parçada progresif power tarzı var gibi. tabi tam bir analiz için mike'ın yeni mailini bekliyorum, diğer şarkılar elime geçince daha detaylı bir bilgi verebilirim.
    (universalmind, 28.04.2007 19:21)
  9. ilk olarak constant motion'ın başındaki vokalin ilk girdiği yer bana feci metallica'yı anımsattı. parça dendiği gibi train of thoughtalbümünden bir parça gibi olmuş havası vardı. vokal, davul partisyonları ve gitar riffleri oldukça hoşuma gitti. benim gibi train of thought seven biri için son derece güzel bir albüm geliyor diyebiliriz sanırım.
    (kejura, 28.04.2007 19:42)
  10. albüm nete düşmüş bulunmaktadır. daha tam dinlemedim bile ama şunu diyebilirim ki constant motion'a göre yorum yapanların yanılacağı bir albüm. tüm dreamerlara hayırlı olsun.*
    (dice man, 10.05.2007 19:12)
  11. (nox, 10.05.2007 19:16)
  12. forsaken kod adı altında muhteşem bir sanat eserine sahip albüm.
    (langstrand, 14.05.2007 00:48)
  13. resmi olarak 5 haziran 2007'de piyasaya çıkacak olan, fakat çata çuta dinlediğimiz albüm. (iğrenciz evet. denemek için canım *)

    özellikle in the presence of enemies pt.1 harika olmuş. dream theater'in sadece ruhsuz müzik yapabilen bir grup olmadığını göstermiştir. albümü tamamiyle ve tek tek şarkıları değerlendirmek için daha çok ama çok daha uzun süre dinlemek lazım. fakat şarkıların birbirinden farklı farklı tarzlarda olması dikkatimi çekti. octavarium'la başlayan ve kendilerinin de sanırım itiraf ettikleri muse etkilenimi bu albümde de kendini göstermiş. özellikle rudess'in klavye riff'lerinde bu açıkça görülüyor. muse'u en çok anımsatan şarkı ise prophets of war. o da güzel bir şarkı. onun dışında constant motion'ı zaten uzun zamandır dinliyoruz ve ısındık. bence gayet güzel şarkı. pek dream theater şarkısı gibi değil ama yine de kendini belli ediyor. albümde en dandiri gubbak şarkı ise sanırım the dark eternal night. oldukça sert bir şarkı ama rezil. honor thy father da sertti ama şahaneydi. gerçekten bu şarkı dream theater'ın kalitesine yakışmadı. onlardan beklentimiz o mükemmel enstrüman hakimiyetlerini, tekniklerini, müzik zekalarını ruhlarıyla ve duyguyla birleştirmeleriydi. mesela in the presence of enemies pt.1 bunu fazlasıyla yerine getirmiş. aynı zamanda forsaken da albümün sevilen şarkılarından olacak gibi görünüyor.
    (therion, 14.05.2007 01:06 ~ 01:09)
  14. soulforgedsan sağolsun, son bir kaç günümü gece gündüz bu albümü dinleyerek geçirdim ve beğenemedim o kadar uğraşmama rağmen. octavarium'dan tiksinen, train of thought'un ise harika bir albüm olduğunu düşünen naçizane bünyem, bu albümde aradığı hiç bir şeyi bulamadı. bir de adı çok geçen constant motionmetallica'dan dinlesem daha iyi hissederdim. bu albüm beni bir türlü sarıp sarmayalamadı, albümü geçtim bir tane bile şarkı çıkmadı "gel azurcum dinle beni huzur bul" diyemedi*.
    (azureel, 14.05.2007 13:55)
  15. the ministry of lost souls şarkısının girişinde bildiğimiz ibrahim tatlıses kemanları bulunan dream theater albümü. (valla bak inanmayan dinlesin, ibo şov dan fırlamış gibi lan kemanlar)

    bunun dışında, bana sanki endüstriyel metalin progresifleştirilmiş hali gibi geldi, klavyeler falan böyle pek bi ilginç olmuş, ama nerede images and words, nerede awake, nerede a change of seasons diyoruz.
    (evilmaddox, 14.05.2007 14:11)
  16. güseeeel...constant motion gibi skindirik metal şarkılarından oluşmadığını 5 dakkalık bi dinlemede bile belli etmiş, derin bi oh çektirmiş dt albümü.
    (spacekermo, 14.05.2007 21:21 ~ 21:21)
  17. şu güne kadar "dream theater'dan babam çıksa beğenirim" felsefesini benimsemiş şahsımı kahırlara gark etti bu albüm. octavarium'u da sevmiştim ben oysa. sadece in the presence of enemies ve the dark eternal night ile olmuyor ağalar. zaman zaman atmosferik yarrak metale kaçıyor zaman zaman albüm içinde bile kendini tekrar ediyor, progressive soundunu çoğu zaman ağzı yüzü kaymış armonilere indirgiyor. çok kalbim kırıldı gerçekten oysa ki ben misunderstood'u çok sevmiştim, disappear'ın hastası olmuştum train of thought'u ilk çıktığı günden yere göğe sığdıramamıştım, octavarium'u çoğunlukla başarılı bulmuştum. önemli değildi benim için hızlı olmuş sert olmuş yumuşak olmuş yavaş olmuş. ama böyle olmamış. yaratıcılık adına albümde çok az şey var. beğendiğim parçalar da adamların aletlere abandığı bireysel hayranlık uyandıran parçalar. çok üzgünüm.
    (togisama, 14.05.2007 23:34 ~ 23:36)
  18. gerçekten başarılı bir albüm. elbette bir sfam, images and words veya awake değil. ama amcamlar zaten daha en başından öyle bir albüm olmadığını söylediler bizlere. zaten insan (ne kadar amcamlar benim gözümde insan olmasalarda) ömrü hayatında bir kere çıkarabilir sfam gibi bir albüm.

    albüm için son zamanlarda beni gaza getiren tek albüm diyebilirim rahatlıkla. ama bunda albüm öncesi yapılan açıklamaların çok büyük bir payı var. değişik bir albüm olacağını söylemeleriyle içimdeki acaba bir sfam daha gelirmi sorusunu bırakıp, daha objektif bir halde albümü dinleyip gayet keyif aldım. biraz daha açmak gerekirse labrie'nin vokalinden çok keyif aldım ki grup içindeki en zayıf halka olduğunu düşünen biri olarak.

    gerek gitar gerek davul ritmleri sert ama bir okadar da etkileyici. bunların üstüne myung'ın vuruşları ve rudess'in yetenekleri eklenince gayet başarılı bir çalışma çıkmış ortaya. diğer albümlere kıyasla (sfam'dan itibaren) rudess bu albümde daha bir etkisiz gibi. gitarlar daha bir önde bütün şarkılarda. petrucci sololar ve ritmlerde yine bütün hünerlerini ortaya koymuş, gerektiğinde gaza getiren sert ritmler, gerektiğinde de gayet duygu yüklü sololar atmıştır. myung her zamanki myung; gizli kahraman. portnoy'a laf yok zaten. sert ritmlerde petrucci'yi yanlız bırakmayarak yeteneklerini konuşturmuştur. back vokali daha bir güzel olmuştur. gelelim labrie'ye. bence albümdeki en büyük değişim labrie'de. artık şarkıların tonlarındanmıdır, ses renginin bu tarz şarkılara daha çok yakıştığındanmıdır, bu albümde çok beğendim kendisini. kendisini aşan bir performans sergilemiş. severek dinliyoruz.

    sonuç olarak amcamlar dediklerini yapmış, sert, farklı bir albüm yapmışlardır. iyi de yapmışlardır. gaza gelmişizdir, sürekli dinliyoruzdur albümü. ama içimizdeki belki bir gün bir sfam daha gelirmi sorusu hala yerindedir, heyecanla beklenmektedir.

    not:evet sfam hastasıyım. çıktığından beri neredeyse hergün dinlemekteyim, dinlettirmekteyim.
    (universalmind, 15.05.2007 10:54)
  19. james labrie'nin kendini aştığı albüm olmuş bu albüm.özellikle in the presence of enemies pt 2 de abartmış, sesini şekilden şekile sokmuş.
    (msofty, 03.06.2007 02:04)
  20. dream theater'ın sfam ardından kendini kaptırdığı "aban bir tane 20+ dk.lık şarkıya gerisinin ko götüne" akımını devam ettirdiği albüm olmuştur bu. kümülatif olarak bakarsak aynen sdoit'ta ve octavarium'da olduğu gibi (ve tot'da olmadığı gibi) albüm içerisinde bulunan bir parça uzun tutularak bir nevi acos tayfası memnun edilmekte geri kalan parçalar ise her kesimin hoşlanacağı tarzdan parçalardan seçilmektedirler. hemen sfam sonrası dönemden parçaları gruplayalım.

    sdoit - octavarium - in the presence of enemies : yukarıda bahsedilen hazır güzel ne yaptıysak bir parçada toplayalım havası. tamam böyle şeyler olması çok güzel bence ama böyle iki albümde bir karşılaşınca kıymeti kalmıyor ki.

    as i am - constant motion - the root of all evil : heavy metale daha yakın, hızlı ritmli içinde süpersonik petrucci solosu barındıran basit ve akılda kalan rifflere sahip rock dinleyen herkese hitab eden, her albümde de en çok kişiye hitap ettiği için öne çıkarılan parça. albümlerdeki genel hava güzel olunca bu parçalar da en azından benim gözümde kurtarıyorlar. as i am örneğinde olduğu gibi.
    `
    solitary shell-i walk beside you-answer lies within` : ballad'a daha yakın biraz daha neşeli oynak parçalar. kimlere yönelik olduğunu yazmama gerek yok sanırım. ama dt'de eskiden beri hasıl olan bu tür parça yapma huyuna da kıl olmuyor değilim. dozu iyi ayarlandığında balladlar güzel oluyor the silent man örneğinde olduğu gibi ama dt'nin bunu her zaman yaptığı da söylenemez bence.

    `misunderstood-disappear-repentance` : bu tarz ağır parçalar kanımca ne kadar deneysel olursa o kadar dinlenebilir oluyor, bir de tabi fazla uzun olmamaları da çekilebilir kılıyor. dikkat ederseniz repentance iki özelliği de tutturamıyor.

    `the great debate-sacrified sons-in the name of god-the ministry of lost souls` : 10 dakika üzeri klasik dream theater havasına daha yakın parçalar ama canımı sıkan sfam sonrası şu parçalara ait birebir seyir şablonu çıkarabiliyor olmamız. oturup incelemek lazım ama ben bu parçalarda vokalin ara soloların ve petruccinin abandığı ana solunun zamanlarının bile birbirine yakın gittiğini düşünüyorum.

    `never enough-panic attack-forsaken-prophets of war` : bu tarz parçalara karşı değilim güzel de oluyor bence. biraz daha alternatif havaya yakın melodileri olan parçalar. ama herkes seviyor da diyemeyiz tabi.

    şimdi genel görüntüye bakacak olursak sfam sonrası albümlere ait örüntüleri görebiliyoruz sanırım. beni rahatsız eden olay dt'nin belirli kalıplara oturuyor olması. bence sfam'den sonra gelenler arasında en başarılı albüm olan tot dikkat edilecek olursa yukarıdaki şablona uymayan pek çok parça içeriyor, şablondakiler arasında da en başarılılarına sahip.

    ve ben bu albümü çok dinlememe rağmen başarılı bulmuyorum. zira parçaların muadillerine bakacak olursak en kötüleri hep bu albümdeki parçalar. sfam sonrası parçalar içerisinde orjinallik taşıyan sadece the dark eternal night var. in the presence of enemies ise zaten özene bezene yapılmış. kaliteli ve güzel müzik yapmıyor diyemem dt, üzgünüm ama dt gittikçe iyileşiyor da diyemiyorum. şu bastığım "improve yourself"* butonu da kendilerine gitsin.

    *: "improve yourself" kullandığım stildeki "gönder" düğmesidir.
    (togisama, 29.06.2007 10:47 ~ 12.05.2009 20:54)
  21. tam köse olduğunu düşünmeye başladığım sırada james labrie'nin tarihte ilk defa sakal bırakarak amerikalı tır şoförü modunda bi imajla , john petrucci'nin hz. isa imajıyla, mike portnoy'un saçı sakalı boyayıp inceden "sıkıldım bu ortamlardan" mesajı veren imajıyla, john myung'un yıllara meydan okuyan "aynı" imajıyla ve son olarak jordan rudess'in kel kafası ve beyaz sakalıyla bir büyücü imajıyla karşımıza çıkan dream theater'ın 9. albümdür.
    (sikko, 23.09.2007 21:36)
  22. öf yeter ya...müzikte virtüözitenin ve tekniğin son noktasını dahada ileri taşımış olan piskopat albüm. her şarkısı ayrı müthiş. agresifliği artmış şarkılardan tutun 25 dakkalık tam bir progressive epice kadar herşey var. bu adamlar daha fazla teknik olabilecekmi çok merak ediyorum. midi gibi çalıyolar artık yok atık labrie(lebron) james demekten başka bir şey gelmez elimden
    (harmoniac, 01.10.2007 20:19)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil