pek çok sanatçının bu "rahatsızlıktan" muzdarip olduğu, ancak yeteneğini de buna borçlu olduğu söylenir. örneğin franz liszt müziğinin rengini söylermiş sorana. bence bildiğin sıradan insanı sanattan soğutma girişimi. günün birinde sinestetik olmayanlar sanattan anlamaz derlerse şaşırmam. bu oyuna gelmeyelim!
içinden geçtiğimiz kritik dönemde ayrı isimler çıkararak gücümüzü bölmemesi gereken kavram. zaten adı üstünde duyuların birleşimi: sinestezi.
farklı kaynaklardan gelen duyuların beyinde birbirine karışması durumu. sayıların renklere sahip olması, kelimelerin tatları olması, sesin ve müziğin dokunma duyusunu etkilemesi gibi akla hayale gelmeyecek onlarca farklı çeşidi var.
olayın doğası gereği sinestezik olmak nasıl bir şeydir olmayanlar kolay kolay anlayamıyor. doğal olarak bu olayın bilimsel gerçekleği konusunda da şüpheler oluşuyor.1800'lerin sonundan beri araştırılan bu alanda sinesteziye sahip olma sıklığının farklı tipler için 20'de 1'den 20.000'de 1'e kadar farklı tahminleri yapılmış.
kesin olarak iddia edebileceğimiz şey sinestezinin var olduğu. ama hangi insanda ne kadar şiddetli yaşanıyor bunu kestirmek kolay değil.
bir adam var mesela, 5 rakamı mavi bu herif için, 2 rakamı da yeşil. birbirine çok benzeyen 2 ve 5 rakamları ile dolu bir resimde 2 rakamları bir üçgen oluşturacak şekilde düzenlenmiş ama sinestezik açıdan "renk körü" gibi kalan bizler bu şekli ancak bize gösterildiği zaman tanıyoruz. bu adam ise bir saniye bile görse resmi çat diye görüyor üçgeni. çünkü onun için şekil ortada bariz, maviler içinde bir üçgen.
stroop testi paradigması da uygulanabiliyor araştırmalarda. yine aynı adama yeşil renki bir 5 rakamı gösterdiğimizde kafasının karıştığını gözleyebiliyoruz örneğin.
yeni servis yolculuğu kitabım empati'den öğrendiğim ilginç rahatsızlık, belki de özellik.
şiddetle merak ettim ve neredeyse özendim. kitapta sinestezik olan karakter, aynı renkte yazılmış harfleri farklı renklerde görüyor: tüm a'ları kırmızı, tüm b'leri mor,...
kitabın çevirmeninin notu şu şekilde:
"sinestezi (synesthesia): duyuların birbirine karıştığı nörolojik bir durum.
(örnek: harf ve seslerin renk olarak, bazı kelimelerin ağızda tat olarak algılanması.) ç.n. (kaynak: wikipedia)"
geçenlerde bir kızla tanıştım, kız tutturdu sen 8'e benziyorsun die. " a a üstüme iyilik sağlık, alakam olmaz." "vallahi aynı 8'sin." "ya ne diyosun arkadaşım sekiz mekiz." " vallla doğru öylüyorum sen 8'sin" "ya bak ge.."
yanımdaki arkadaşımın dirsek darbeleri ve eliyle yaptığı deli hareketi ile sustum.
izmir'in yeni gözdesi olduklarını düşündüğüm alternatif rock yapan grup. eğlendirir, oynatır, neşelendirir. pek çok amatör gruba inat muallayı sandala atmazlar ve sırf bu yüzden sevilebilirler.
(bkz: sinestezi)
(bkz: dedikodu)
sayılara cinsiyet verme - sayıların cinsiyetinin olması - de bu duyuların birbirine karışması hastalığının kapsamına giriyor sanırım ki bu ben de varolan bir şeydi. - küçüklüğüme inip geliyorum -
örnek vereyim; 6 - kız , 7- erkek, 9- erkek, 2- kız, 3erkektir. böyle olduğundan eminsin. içinden hissediyorsun sanki. çok acayip işler şeyler.