üçüncü nesil bir yazar.uzun süredir ukte olarak kalan,birşeyler yazan çıkmayınca uktecinin merakını bastırmak adına el attığım,itü dışından yazar olan,seksi,liv tyler sever,pokemonu olsa bir dakika durmayıp hemen dövüştürecek kadar idealist şahıs.
msn listemin en (sosyal olmasa da) mesaj vermeye kendini adamış elemanıdır (kendisini bu sayede dakika dakika takip ediyoruz). ayrıca özel bir teşekkür borçlu olduğum yazardır kendisi, zira bana sürekli "sen yaparsın", "sen aslansın" cinsinden teşvik ifadelerini* cömertçe sunmaktan asla çekinmez. bana bu kalbinden temiz sayfayı ayırdığı için çok teşekkür ediyorum ve girimi bir mani ile bitirmek istiyorum:
aylar öncesinde ilk adımlarını attığı queendiskografisi çalışmasını,tembelliği yüzünden midir bilinmez,sonunda made in heaven albümüyle bitirmiş,onlara karşı olan teşekkürünü bu şekilde yaptığını düşünen,bir eksiği gediği varsa sonra gözüne çarptıkça kapatacak,hemen her şarkıda kendi beğenilerini,küçük bilgileri vermeye çabalayıp,sadece şarkı sözünden ibaret olamasını amaçlamış,queen sever yazar.
fifa 93 hadisesini beraberce araştırdığımız kişilik.kendisi hemen tarihte yapılmış en büyük ea şerefsizliğini belki de ortaya çıkaracak oyunları buldu.
efendim, sycrone one sabırlıdır, kendisini şimdiye kadar hep bekletmişimdir, bana kızmamıştır; kokoreç yememe vesile olmuş kişidir, umut sarıkaya karikatürlerini berabercene yorumlamak son derece eğlencelidir, bir de parmağında fincan kalması vardır ki evlere şenliktir.
bu cool bünyeyi evlat edindiğim an pörfektonun pörfisi bi hayata kavuşacak, pınar beyazla besleyeceğim kendisini, bir de aile kontenjanından kız yurdunda yaşayacaktır, bilemiyorum ki hayattan daha ne ister..
sözlüğe üye olmama vesile olmuş ulvi şahşiyet. çok esprilidir, hoş sohbettir; fakat çok da sohbet edemedim kendisiyle esasında. arada tartışmış olsak da severim kendisini, müzik zevki iyidir. siyasi tartışmalarda ise darbe sonrası apolitik gençlik lafına "hay sokucam apolitik gençliğinize" demek gibi bir tiki var kendisinin. * aynı okulu ve fakülteyi paylaşsak da fakülte koridorlarında karşılaşmak yerine orta bahçede rastlarım kendisine genelde. (bkz: neden acaba)
4000 giri barajını aşmış, sadece bu yıl şu ana kadar bu giriyle birlikte 1195 giri girmiş yazar. vizeleri var ama çalışırken bir yandan da boş durmuyor. biri bu emeklerinin karşılığını vermeli*.
iki haftadır strese girmesine, ağzında aftlara, suratında sivilcelere sebep olan finallerinden kurtulmuş, rahata ermiş yazar. civar köy ve beldelerde süper bir insan olduğu söylenegelir.
sabahtan beri, duygulu şeyler yazabilir miyim acaba, diye düşünüyorum, ama aklıma sadece bana nazının geçtiğini bildiğin için yaptığın huysuzluklar geliyor. yorgunluktan uyuyakaldığımda ayıcasına uyandırışın geliyor aklıma mesela, şaka yapmak olsa da amacın sinirimi bozan ayar verişlerin geliyor ama bunların ardından, saatler boyu geyik çevirebilmemizi, gülmekten yerlere yatmamızı, heyecanla senden haber beklememi ve önce beni aramanı hatırlıyorum, yaptığın bütün huysuzluklar için seni affediyorum.
pembe kaplı defterime yazdın ya hani; yediğimiz salatayı, içtiğimiz birayı ve konuştuğumuz şeyleri hiç unutmamam dileği.. bilinç kuyularında uçup gider onlar ama, anlattıklarını dinlemeye, anlatmadıklarını satır aralarından tahmin edebilmeye, senelerce buradayım..
dün, yıldız teknik üniversitesi bilgisayar laboratuvar'ına intenete girmek için gittiğinde yan masadaki kızın ekşi sözlüğe girdiğini farkedip bir umut itü sözlüğü açan, göstere göstere yazar girişi yapıp kızın ilgisini çekmeye çalışan gereksiz işlerin adamıdır. ne kadar "lan artık adam oldum valla, bak ne kadar mantıklıyım" şeklinde dolaşsa da arada bir salaklıklar yapmaktan geri kalmıyor.
kız ne mi oldu? 10 dakika sonra muhtemelen benim aksiyonumu pek siklemeyerek kalktı gitti. güzel de kızdı a.k.
ekleme: mesaj yoluyla "ben o kızdım, asl pls" falan demeyin eksilerim*.
yanlış yaptığı bir ispik sonrası istatistiklerine zeval gelmesin diye giri sahibini tehdit ederek edit yaptırtmayı düşünen kımıl zararlısı, enemy of the state bir nevi.