mart başı petruccinin kendi plak şirketi sound mind musicten çıkan solo albümü. solo albüm çıkaran diğer elektro virtüözlerinden ** daha gaz ve daha sert bi tarz benimsemiş. pek çok kez "aha dt!" diyecek dinleyenler istemsiz olarak. gene de petrucci dtyi andırmaması için elinden geleni yapmış. bikaç parçayı bu seneki g3 turnesinde yazdığı için özellikle düşük tempolu parçalarda*satriani esintileri hissediliyor. son söz; enstrümental prog metal severler kaçırmasın. hayır, bateride portnoy yok.
1. jaws of life
2. glasgow kiss
3. tunnel vision
4. wishful thinking
5. damage control
6. curve
7. lost without you
8. animate-ınanimate
labrie'siz dream theater fantazilerimizi bir nebze karşılamış albüm. labrie esprileri bir yana aslına bakarsanız albüm dream theater'a pek de benzemiyor, bu albüm çok farklı ve şunu diyebilirim ki albümdeki bütün şarkılar çok güzel. fakat jaws of life, damage control, animate-inanimate, curve benim favorilerim. ilginçtir ki bu albümü dream theater'ın albümlerinden daha çok sevene de rastladım. petrucci bu albümde resmen döktürmüş. keşke bir daha solo albüm yapsa dedirtiyor.
yine ve yine söylüyorum bu albümden sonra da halen " petrucci ruhsuz çalıyo abi " diyen olursa alnını karışlarım!
g3 e davet edildikten sonra sıkıştırırak alel acele çıkarmış olduğu bir albüm olmasına rağmen gitar albümleri içinde en başarılılardan. gitar partisyonlarının hepsini kendisi çalmış. klayve kullanılmayan bu albümde hiçbir altyapı ve armoni eksikliği göze çarpmıyor. üstüste yapılan gitar kayıtları çok başarılı olmuş ve klayveyeye gerek de duyurmamış. bas gitarda bu tarzda üzerine basçı tanımayacağım dave larue beni kendisine hayran bırakacak şekilde çalmış.
çok iyi albüm çok iyi prodüksiyon.
lakin albümdeki parçaları canlı dinlemeye gelince yaprakları kopmuş ağaç gibi kalıyor. * icra olarak hiçbirinde albümden bir eksiklik yok fakat altyapıdaki gitarlarda büyük eksiklik hissediliyor. sebebi sahneye eşlikçi olarak sadece bas gitarla çıkması ve ikinci gitar kullanmaması. ilk defa canlıda dinleyen biri olsaydım bu yorumları yapıyor olmazdım kesinlikle fakat parçaların o başarılı albüm hallerini dinledikten sonra insan onu arıyor.
çok fazla dinlendiği zaman moral bozukluğuna yol açan bir albüm. önce sizi gitar çalmaya heveslendiriyor. albümdeki tüm şarkıların ilk 2-3 dakikasında böyle düşündürüyor. 5.dakikadan sonra öyle şeyler yapıyor ki petrucci "hiç boş yere heves yapma." gibi bir psikolojiye itiyor malesef. üstelik her dinleyişinde utanmadan aynı etkiyi bırakıyor. glasgow kiss, lost without you ve wishful thinking her türden arşive girmeli. progressive müzik (rock/metal) seven herkes mutlaka göz atmalı. böyle bir albüm her gün karşılaşacağınız türden bir şey değil. değerini biliniz. bilmeyenleri dışlayınız.