dün ilk defa rastgeldiğim akıllara zarar program.
türk takımındaki şahısların takım ruhu denilen şeyden bihaber olduklarını dün anlamış oldum. hatta başarısızlıklarının ardında bunun yattığının bile farkına varamayacak kadar da akıl yoksunu insanlar. ayrıca birbirlerine habire laf atıp, arkalarından konuşarak gerçek bizleri bütüüün yunan halkına sergiledikleri için madalya verilmesi gereken ulu şahsiyetli kişilerdir.
-ay derya bütün gün uyuyo ha ha ha
-aman fulya şöyle aman böyle
-aaaaa nasıl onurla aynı kefeye konabilirim. onun elenmesi lazımdı. benle nasıl eşit olur (arkadaş kendini kaf dağında zannediyordu sanırım)
-ben kendi kararımı kendim veririm, diğer insanlar beni ilgilendirmez
gibi sözlerin arkasından tiksinti ile "yazıklar olsun! size de sizi oraya getirene de" sözlerini bolca sarfetmişimdir. bu şahısları oraya toplayan kişiler görüntüleri izleyip, kendileri ile gurur duyuyorlarmı acaba... tam reyting uğruna seçilmiş tipler; bir tanesi harbi psikopat, bir tanesi kendini vazgeçilmez zanneden kibir prensesi, bir tanesi herşeyi ben yaparım ayağında vs vs vs. toplamışlar bütün sorunlu ve beceriksiz insanları oraya,
anne ben evleniyorum tarzı bişey seyredelim diye yırtınıyorlar. e bizden başka ne beklenir ki! aslında bir yandan da tebrik etmek lazım; gerçek türk gençliğinin birlikten uzak, birbirlerinin arkasından habire dedikodu yapan, kuyu kazma uzmanı insanlardan oluştuğunu gözler önüne sermiştir.
(bkz:
reyting uğruna yapılan dangalaklıklar)
yunanlılar kendi içlerinde bir şekilde lider belirlemiş ya da bellemişler. gerek oyunlarda gerek adalarında çabuk organize olabiliyorlar. sırf bu sebepten dolayı yunanlıların kazanması gerekir diye düşünüyorum ve kazanacağından da eminim.