belki ilginizi çeker
  1. · 2b
  2. · sınırdaki mayınlar temizleniyor ülkücüler panikte
  3. · one minute in kırk yıl hatırı vardır
  4. · türkiye nin israile mayın temizletmesi
gündem
  1. · dünyanın en seksi şarkısı
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  6. · aşk
  7. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  8. · faturanın deniz baykal a çıkarılması
  9. · disko topu

suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi  

 sayfa  / 3
  1. mayınlar temizlensin topraksız köylüye dağıtılsın. akp'de israil'de babayı alsın.
    (seyyar satıcı, 24.05.2009 19:12)
  2. yine kimse takmayacak bunu. 44 yıl ne demek lan? resmen türkiye cumhuriyeti'nin ömrünün yarısı kadar.

    http://www.milliyet.com.tr/...
    (yenisekme, 24.05.2009 19:21 ~ 19:22)
  3. lazım şeydir de parasını verelim temizlesinler, ne toprağı lan. sokarım öyle işe ama! ordakilerin toprağına başkası gelecekse ne anlamı kaldı ki mayınsız arazinin, israil mayın olmadı mı ezdiklerinin yoluna?
    (emir cool u, 24.05.2009 19:26)
  4. mayınlı toprakları neden israil yerine tsk temizlemiyor diye bir soru geliyor akla hemen. yalnız başbakan zaten konuşmasında dedi " şimdi herkes karşı çıkacak ama haklıyız". yani o da zaten biliyor insaların karşı çıkacağını. ama burası türkiye değil mi zaten unuturuz kimse soru bile sormaz..
    (kahrıbela, 25.05.2009 14:38)
  5. keşke olsa... ama keşke arazi ordaki halka paylaştırılsa...
    (excavatio, 25.05.2009 16:28)
  6. "isaac değil mehmet temizleyecek" sözüyle beni daha bir dehşete düşüren başbakanlık projesi.

    bu sözden şu anlamı çıkarıyorum. bir israil şirketi vadedilmiş toprağına, 50 yıllığına sahip olacak, karşılığında mayınları temizleyecek. ama bu temizletme işlemini bizim vatandaşımız "mehmet" yapacak. altın kaymaklı tikveşli deniyor buna sanırım.
    (ursus, 25.05.2009 16:40)
  7. ülkeyi birbirine katan übercool fikire ev sahipliği yapan olay (toprakların 50 yıllığına kiralanması). fikir, maliye bakanlığı'na aittir.

    (bkz: ottowa sözleşmesi/@3500181)
    (cant a thing with ashes, 25.05.2009 16:41 ~ 16:42)
  8. şimdi bunla ilgili komplo teorileri üretiliyor, özellikle madenlerle ilgili. bu konuda maden mühendisleri daha bilgilidir tabii ama mesela bir yerden madenler çıkıyorsa aynı madenin 1 km ötede de bulunması gerekir. koca sınırın gidip de büyük büyük maden yataklarının üstüne inşa edildiğini düşünmüyorum. hele ki sınır 1920'lerde çizilmiş ise o günün teknolojisi buna izin vermeyecektir.

    benim endişem madencilik alanı ile ilgili değil, tarımla* ilgili. malumunuz yediğimiz her şey hormonlu, sağlıksız gıdalardan oluşuyor. sağlıklı beslenmek isteyen insanların talebi ile dünya genelinde büyük bir organik ürün pazarı oluşmuştur. organik tarımı* az çok araştıranlar bilecektir, organik tarım yapılacak arazinin toprağının temiz ve doğal olarak zengin olması gerekir. mayınlı araziler işte tam burda önem kazanıyor. çünkü yıllardır buralar mayınlı olduğu için, üstünde tarım yapılmamış, temiz nitelikle ve ürün yetiştirilmediği için her türden minerali barındırabilen bir arazi yapısından bahsediyoruz. üstüne üstlük güneydoğu'da gap ile sulama imkanlarının zenginleştirildiği düşünüldüğünde mayınları temizlendiğinde çok verimli organik çiftlikler kurulacaktır. bunu kamunun işletmesi gerekirken[devletin görevi çiftçilik yapmak değildir diyenler çıkabilir, anlayışla karşılaşırım ama en azından yöre halkına ucuz kredilerle buralar satılabilir, veya kiralanabilirdi] bunu sermayesi belirsiz şirketlere peşkeş çekmek bence mantıklı ve tutarlı bir davranış değildir.
    (dünyayı kurtaran adam, 25.05.2009 16:44 ~ 16:55)
  9. konuyla ilgili dipsiz kuıyu'da umur talu'nun bir yazısı vardı bugün. küresel sermaye tamam da küresel emek mi problem diye bağlamıştır yazıyı üstad.

    "sayın, mayın... faşizan, maşizan
    yeni tartışmamız aslında yüz karası bir durum. (bu konuyu defalarca yazdım.) kendi toprağımıza 1.5 milyon mayın döşemişiz.
    "korku tarihimiz"in bir özeti de bu.
    eşkıya, kaçakçılık, araplar, nato, sovyetler, soğuk savaş, üsler, pkk derken...
    milyonlarca açı, yoksulu olan ülke, yüz binlerce kişilik ordusu olan devlet; yüz binlerce mayını çakmış çok verimli olabilecek topraklarına.
    açlık korkuyla bastırılmış.
    milyonlarca insan kendi topraklarında mayına esir düşmüş.
    artık buna eklenen, onca can alan pkk pusu mayınlarını saymayın bile!

    mizan
    1. türkiye ottawa sözleşmesi imzalayarak, depoları ve toprakları mayından temizlemeyi taahhüt etti.
    2. depodakilerin hemen imhası, toprakların 2014'e kadar temizlenmesi gerekiyor.
    3. suriye sınırı boyunca mayına batan ve "iki kıbrıs kadar" denen arazinin tarıma açılmasıyla, ölüm kuraklığı yerine "iş ve aş patlaması" bekleniyor.
    4. kimi hukuki çerçeve hazırlandı, yüksek yargıdan döndü, hükümet şimdi yeni atakta.
    5. mayın temizlemeyi hükümet, maliye bakanı marifetiyle o dönem israillilere vaat etmişti.
    gerçekleşememişti.
    6. silahlı kuvvetler'in mayın temizleme altından kalkamayacağı söyleniyor. hükümet de söylüyor.
    genelkurmay da nato'yu işaret ediyor.
    7. yetkin olup olmayacak yerli firmalar meselesi pek konuşulmuyor.
    8. mesele sadece mayınla kalmıyor; arazinin kimlere verileceği, tarımsal üretimi kimin, nasıl, kaç yıl yapacağı düğümü de var.

    faşizan
    tartışma şimdi alevlendi. mayın temizleme karşılığı arazilerin israillilere 44 yıllığına yap-işlet usulü verilmesi gündeme geldi.
    "israillilere peşkeş" eleştirisine, başbakan önceki gün "faşizan yaklaşım" dedi.

    o zaman
    aklıma şu geldi:
    filistin işgali berdevam iken, israil filistinlileri yine tankla çiğnerken, akp'den önceki koalisyonda israillilere "tank ihalesi" verilmişti.
    dönemin genelkurmay başkanı kıvrıkoğlu, bu konuda çok yazmış ben de dahil, eleştiri getirenlere, hiç sıkılmadan, "bunlar doğuştan yahudi düşmanı" dedi.
    o dönem, "filistin ezilirken bu ihaleyi hemen durdurun" diye bağıranlar arasında, yeni parti kurmuş iki isim de vardı: biri bugün cumhurbaşkanı, diğeri başbakan bugün!

    bu zaman
    "bugünün başbakanı" diyor ki...
    "bu küresel sermaye, şuradan geldi, buradan geldi denir mi? yıllarca bu yapıldı. biz de bu hatalara düştük. farklı etnik kimlikten olanlar ülkemizden kovuldu. bu faşizan bir yaklaşım. yahudi sermayesi diyorlar. paranın dini, milleti olmaz."

    iman
    "paranın imansız olduğunu" biliriz. doğru. ama dinsiz, milletsiz olduğu her zaman söylenemez.
    "yahudi sermayesi" demek, ırkçılığa kadar varabilir. doğru.
    ama "israil" demek, öyle israil devletinin hep sığınmak istediği gibi ille ırkçılık, anti semitizm, yahudi düşmanlığı olmaz.
    bu ülkede farklı etnik kökenden olanlar kaçırıldı, kovuldu. doğru.
    ama bunun için ermeni meselesi, mübadeleler, aşkale, 6, 7 eylül, süryaniler, "sev ya da terk et"ler üstüne bir tarih bilinci ile yorumunuz, bir devlet özeleştiriniz gerekir. öyle sadece "para peşin, kırmızı meşin" değil!

    izan
    iş sadece mayın temizleme olsaydı, hadi neyse...
    ama türkiye ile suriye arasında geniş bir toprağa "isral'i sokmak" ciddi karar değil mi?
    çok verimli olacağı söylenen koca toprakta kim işçi, ırgat çalıştırılırsa çalıştırılsın, patronun kim olacağı önemsiz mi?
    hangi pazara, hangi ürünün nasıl yetiştirileceği, ticaret yanında ne tür faaliyetlere açık olacağı kritik değil mi?
    bunları tartışmak değil; bunları tartıştırmamak faşizanlık değil mi!

    kazı kazan
    bir de kafama takılıyor:
    "ermeni açılımı" denirken, başbakan azeriler'in gönlünü alarak dedi ki:
    "ermenilerin karabağ işgali bitmeden ermenistan sınır kapısını açmayız."
    böyle bir ilkeniz tabii olabilir.
    lakin israil'in filistin işgali bitti mi ki, topraklarınızı açabiliyorsunuz!
    mayını kazı, toprağı kazan diyebiliyorsunuz.
    derseniz... biri "bir devlet"; diğeri "küresel sermaye".
    derim ki... biri "yoksul bir devlete can verecek bir sınır"; diğeri "küresel bir güç, boyundan büyük bölgesel devlet, binbir kutsal niyet" ve de "topraklarınızın koca parçası".
    (gördüğünüz üzre öyle etnik, şoven, milliyetçi, faşizan karşılaştırma yapmadan da karşılaştırıp "karşı" çıkmış oldum!
    bir de, başbakan "israil sermayesi"ni savunayım derken, "burada izak çalışmayacak, ahmet, mehmet çalışacak" diyor. pes dedim. bu ülke vatandaşı "izak" da var. izak'a yasak mı olacak? bu etnik bir şey değil mi! ayrıca israilli izak da gelip işçi olsa ne olur? "küresel sermaye" tamam da, "küresel emek" mi problem?)"
    umur talu / dipsiz kuyu / sabah
    (polikina, 25.05.2009 16:51)
  10. israile değil israilli bir şirkete temizlettirilecektir. israilli şirket de israildir, diyorsanız, ki siz böyle anlatım bozukluğu içeren bir cümle kurmazsınız, ben size ne diyim. ayrıca gönüllü temizlemek isteyen varsa ben yetkililerle konuşayım, arkadaşlar toplanıp temizlesinler..yani diyeceğim odur ki, karpuz toplamaya benzemez bu iş, teknoloji lazım..o da gavurda var arkadaş!
    (raem, 25.05.2009 16:57)
  11. her konuda olduğu gibi bu konuda da herkesin söylebilecek bir şeylerinin olduğunu gösteren fikir.

    şimdi, ben de herkeslerden olduğuma göre şöyle bir şeyler saçmalayayım.

    askeriyede bu mayın işleri ile istihkam denen bölüm uğraşır. uğraşır uğraşmasına da , sözde bu mayın ile ilgili her türlü eğitimin verildiği bazı acemi birliklerinde, bırakın mayın dedöktörünü nasıl kullanacağınızı öğretmeyi, allah muhafaza alete bir şey olursa diye kutusundan çıkarmadan eğitim verilir.

    böyle bir eğitimden geçmiş askerlerin bulunduğu bir ordudan da böyle bir temizlik beklenir sonra.


    yok yeaa.
    (suskungeveze, 25.05.2009 17:04)
  12. i. mayın temizleme mevzusu 2000'lerin başından beri gündemde olan bir mevzu.

    ii. ihale henüz yapılmadı. yasalaşmadan sonra yapılacak.

    iii. israil'li şirket gelecek diye bir kaide yok. şu ana kadar ihale çağrısına cevap veren 13 firmadan 3'ü israilli. geri kalan firmaların dördü ingiliz, ukrayna, hırvatistan, rusya, fransa, danimarka ve isveç'ten birer adet olacak şeklinde dağılıyor.

    iv. mayınların temizlenmesinde hepsini teker teker patlayıcılarla patlatma yöntemi kullanılacak.

    v. tsk bu denli geniş bir araziyi temizleyemeyeceğini açık açık beyan etti. nato kuruluşu namsa ise ottawa antlaşmasına göre 2014'te dolacak sürenin sonuna kadar işi bitiremeyeceği görüşü mevcut. tek çıkış özel bir kuruluşa devretmek oldu.

    vi. türk petrol yasası'na göre "türkiye'deki petrol kaynakları devletin hüküm ve tasarrufu altındadır." (m. 3) "başka bir kanuna göre alınmış herhangi bir hak, bu hakkın sahibine bir petrol işlemi yapma hakkını vermez." (m. 4) dolayısıyla "satın aldığı arazide petrol çıkınca zengin oldu" haberleri fırsatlar ülkesi birleşik devletler'de vardır, türkiye'de değil.

    vii. kişisel görüş olarak kullanım izni karşılığı işlemi bedelsiz yapmak yerine bedeli karşılığı yaptırıp ortaya çıkacak verimli arazileri 50'lerdeki kamulaştırmadan önceki sahiplerine kamulaştırma bedeli usulünce geri alınarak iadesini daha akıllıca buluyorum. bu fikrimi geliştirirken ekonomik gerekçeleri "orası ileride ikinci gazze şeridi olabilir" gibi saçma paranoyalardan daha ön planda tuttum.
    (wondrous, 25.05.2009 17:11 ~ 17:42)
  13. canım türkiye manzarası. yıllardır çözülemeyen bir sorun. ankara'nın tepesinde oturanlar tepişirken; yüzlerce insan bacağını, kolunu, canını kaybetti. bir insanın canından bir parçayı kaybetmesi ankara sakinleri için bir anlam ifade etmiyor; o nedenle hala türkiye'nin mayınlı konularından birisi olan mayınlı araziler temizlenemiyor. o yüzden zihinlerdeki mayınların öncelik taşıdığını düşünüyorum. önce onlar temizlenmeli.
    (endip, 25.05.2009 17:26)
  14. bir ülke düşünün önce toraklarını elinden alsın ve mayınla doldursun bu arazileri , bu gizli ölüm kuyularıyla dolu yerde; yılarca burada yaşıyan insanları öldürsün.hiç bir zaman bir önlem alınmıyor.peki sonra ne oluyor. yine aynı devlet geliyor. araziyi israillilere temizleteceğiz ve 49 yılığına onlar işletecek.bu yer senin sınır bölgen ve burda adamlar istedikleri gibi herşeyi yapa bilecekler. önüne gelene devlet hayini diyen bu devlet bu yaptığıyla vatan hayini değil ;bir çok tv kanalında da vatan sever oluyor.bununla birlikte orda yaşıyan halkı öldürüp , sakat bırakıp buda yetmezmiş gibi topraklarını bile geri vermezden yabancı sermayenin eline bırakıyor. hani devlet bize sahip çıkıyordu? hani devlet halk için öalışıyordu ? sen bir devlet olarak buraları temizliyemiyorsan nasıl bir devlet kisin? sen halkına sahip çıkmayıp , öldürüp bırakıyosan nasıl bir devletsin? uyan türkiye devletine sahip çık. hükümetlerin rantı değildir ,türkiyeye hükümetlerin pazarı değildir. türkiye burda yaşaıyan halklarındır. atalarımız bu ülkeyi kazma kürekle kazandı kardeşçe . küslükleri unutalım ve sahip çıkalım.
    (bari, 26.05.2009 19:32 ~ 19:33)
  15. hakkında iki dakika düşünülmesi gereken temizleme işlemi.

    one minut

    siz savaşmayı iyi bilirsiniz, siz öldürmeyi iyi bilirsiniz. filistin bla bla bla
    yer: davos
    zaman:seçim öncesi

    two minut

    siz sevişmeyi iyi bilirsiniz, siz güldürmeyi iyi bilirsiniz. mayın yüzünden yıllardır ekilmeyen araziler gülistan. bla bla bla
    yer:ankara
    zaman: (muhtemel) pazarlık sonrası

    one minutte alkışlanan "kahraman, padişah, vatan evladı" olan kişiyle, "paranın dini imanı yoktur (!) diyerek üç gün önceki din iman (şimdi sayamayacağım kadar çok) merkezli laflarını yiyen ve vatanı satmakla suçlanan aynı kişidir.

    bütün bu olan biten hakkında kim faşizan kim değil, tsk mı temizlesin israil mi devşirsin, topraklar kiralansın mı peşkeş mi çekilsin yorum yapmayacağım.

    tek işaret etmek istediğim nokta şu: bir gün öyle! bir gün böyle! bu ne böyle?
    (mahmur beste, 27.05.2009 09:17)
  16. güzelim topraklar bugüne kadar mayınlıydı ama bu mayınlı topraklar şimdiye kadar ülkücü arkadaşlarımızın aklına gelmemiş. şimdiye kadar binlerce can alan ve almaya da devam edecek olan bu mayınlar uluslararası sözleşmeler gereği temizlenmek zorunda. insani olarak da çok doğru bir karar. tsk bu araziyi temizleyecek teknolojiye sahip olmadığını açıkladı. bu da tsk'nın ayıbı olsun, elin gavuru uzayda cirit atarken bizim ordumuz hala mayın temizleyecek seviyeye ulaşamadıysa asıl bu tartışılmalıdır ya, neyse. mayın temizleme işi yapacak bir ulusal şirketimiz de yok. bu durumda işimiz yine gavurlara kaldı. ihaleye çıkacağız, en iyi teklifi kim verirse işi de ona verceğiz. artık israil firması mı olur, uganda mı, kanada mı bilmiyorum. ortalarda dolaşan söylentiye göre temizlenen topraklarda 49 yıl tarım yapma karşılığında israilli bir firmaya verilecekmiş, kıyamet de buradan kopuyor. keşke bu şartlarda israilli firmaya verilse. organik tarımda israil'in ününü herkes bilir. artık bu memlekette ağız tadıyla sebze ve meyve tüketemez duruma geldik. pahalı da olsa ağız tadıyla temiz meyve-sebze yemek istiyorum. israilliler bunu yaparsa yerli üreticimiz de ırktaşlarını zehirlemekten vazgeçer. rekabete yenik düşmemek için kendilerine çeki-düzen verirler. her türlü güzel, bomba yetişen topraklarda artık sebze-meyve yetişecek.
    (galliani, 27.05.2009 17:14)
  17. malum, şimdi enteresan bir konu gündemde. suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi... yapılan anlaşma gereği 2014 yılına kadar mayınların temizlenmesi gerekiyor. bu arada sınırlarını mayınla koruyan tek ülkeyiz sanırım. hani diyorlar ya dünyada en iyi ordulardan birine sahibiz diye... hatta bugünlerde çokça tatbikat yapılıyor. dosta grur ve düşmana korkudan bahsediliyor... ama tabi madalyonun diğer tarafı da var...

    dünyanın en iyi 5 ordusundan biri denilen tsk, diğer yandan bakıyorsun "ben mayınları temizleyemem" diyor... bak sen! sanki 1985 yılından beri mayın yüzünden dünyada en fazla askerini kaybeden ordu tsk değil! sanki neredeyse 50 yıldır mayınla suriye sınırının güvenliğini sağlayan ordu tsk değil. ve işe bak ki açıklamasında "benim mayınları temizleyecek yeterli eğitimli personelim yok" diyor. enteresan. "mayınları nato temizlesin" diyor. "parası neyse veririz" diyor. bu aralar efes tatbikatı olsun, diğer tatbikatlar olsun, hatta olağan toplantılar olsun, başbakan ve genelkurmay başkanı çok beraberler. bu konuyu konuşmamış olmalarına imkan yok. hele ki böyle bir konuyu.

    iktidar napıyor? tayyip, öyle bir şeye hazırlanıyor ki, duyarken bile hazmetmesi imkansız! amacı bir şirkete temizletip -ki bu şirket bir israil şirketi- bunun karşılığında ise bu toprakları 44 yıllığına bu şirkete devretmek! bu bahsedilen topraklar, bölgenin en verimli toprakları. 44 yıl dudak uçuklatıcı bir süre. bu sayede israil de tarımını burada gerçekleştirecek. zaten yabancılara toprak satışını açarak tayyip, israil'in tarım alanı sıkıntısını gidermeyi de amaçlamıştı. cumhuriyet tarihimizin en önemli projesi olan gap bölgesinde israilliler bolca toprak almış, tarımını yapmış ve ürününü ülkesine götürmüştü. peki tayyip yetindi mi bununla? elbette ki hayır. genetiği ile oynanmış tohumlara türk tarımını bağımlı hale getirdi. peki bu tohumları kim üretiyor? israil. tohumların özelliği nedir? ürünlerinden tohum çıkmıyor. belki çoğunuz fark etmiyor bile. yediğiniz domatesler, salatalıklar vs hep çekirdeksiz. yani kısır tohumdan, israil tohumundan üretilen ürünler. üstelik tarımı israil tohumuna bağımlı hale getiren bir iktidar. aynı iktidar tarım desteğini cumhuriyet tarihinde en az seviyeye indiren iktidar. geçen sene tarıma toplam destek 500 trilyon gibi komik bir rakamdı. üstelik genelde teşvikler de hayvan yemi ile ilgili kısımda. yani temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik değil.

    ayrıca bu tohumların yapılan son araştırmalar çerçevesinde kısırlığa da yol açtığı açıklanmıştı. bu ürünlerden yedirilen denek hayvanlarında görülen hastalıklar, ölümler, kısırlaşmalar ve diğer etkiler çok ürkütücü bulundu. ama israil'den alınan bu tohumların sağlık araştırması dahi yapılmadı. insanlara etkileri ne derece araştırıldı, ne sonuçlar doğurur hiçbir çalışma yapılmadı. tüm türkiye bu ürünleri yiyor. ama israil bu kısır tohumları sadece bize ihraç ediyor. kendisi bu tohumları kullanmıyor. bu da düşündürücü tabi. burada tüm türk halkının sağlığı, gelişimi, biyolojik yapısı söz konusu. çok korkunç şeyler akıllara gelmelidir. aynı olay ekmekte de var. türkiye, dünyada en fazla ekmek tüketen ülke olma rekoru kırdı. ama diğer yandan normal bir ekmekte olması gereken vitaminlerden yoksun ve besin değeri en düşük olan ekmeği yiyoruz dünyada... işte türk halkının sağlığı ile oynanan oyunların bir bölümü de bu.

    sadede gelelim:

    bu mayınlı arazilerin toplam büyüklüğü bir belçika kadar, bir kıbrıs kadar alan yapıyor toplamda. bu kadar büyük ve verimli bir tarım arazisi. duruma bu açıdan bakılırsa olayın vahameti korkutucu. iktidar 44 yıllığına mayınları temizleme karşılığı bu toprakları vermeye niyetli. hangi iktidar? oğlunu çürüğe çıkarıp askere dahi gönderemeyen bir iktidar... vura vura aldığımız bu ülkenin kanla sulanmış topraklarını kolayca vermek ne kadar kolay değil mi?

    peki tsk'nın bu duruma karşı bir tepkisi var mı? yok... bu da çok enteresan geldi. hele ki ordunun bu duruma sessiz kalması çok çok enteresan geldi... obama ülkemize bir geldi, dış ve iç politikada akıl almaz işler dönüyor. akp'nin dış politikada yaptığı işleri daha evvel anlatmıştım. üstelik akp iktidarı boyunca dış politikadaki basiretsizliğimizin mimarı olan isim de dışişleri bakanlığına terfi edildi. bu da hayli ilgi çekici bir durum.

    (bkz: akp nin dış politika özürlüsü olması/!albastropos)

    şimdi şaşırıyor insan. iktidara zaten güvenmiyorduk. peki şimdi orduya da mı güvenmeyeceğiz? hilmi özkök ile işbirlikçi iktidarların gölgesinde güven kaybeden tsk acaba bu yeni açılımları ile daha ne kadar güven kaybedecek? her şey bu kadar basitçe gerçekleşebilecek mi? bir zamanlar düşünülmesi bile ürkütücü olan bu detaylar şimdilerde şaşırmadığımız hadiseler olmaya başladı. en vahim tarafı da bu. teröristlere şehitlik açan vekiller, terörist cenazelerine giden vekiller, soyguncu/vurguncu başbakanlar/cumhurbaşkanları vs... daha ne kadar ileri gidecek? ne kadar ileri gidcek?

    (bkz: akp nin türkiye yi bölme planı/!albastropos)
    (bkz: mhp nin kanlı tarihi/!albastropos)
    (bkz: akp ve mhp nin gerçek yüzü/!albastropos)
    (bkz: akp/!albastropos)

    http://albastropos.blogcu.com/...

    edit:

    peki 44 yıl sonra eğer bu iş meclisten geçerse oradan birilerini çıkarabilecek miyiz? sizlere bir şeyi anlatayım. kıbrıs'a rumlar ne zaman geldi? biz orayı aldıktan sonra osmanlı'nın çöküş sürecinde balkanlardan göçen rumlara yer bulamayınca geçici olarak kıbrıs'a taşındılar. tabi osmanlı ilgilenemedi. oraya yerleştiler. sonra çıkarabildik mi rumları? şimdi iktidar sayesinde biz işgalci konumdayız birilerine göre...

    edit:

    ek olarak okuyun:
    (bkz: suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi/@3510622)
    (albastropos, 27.05.2009 17:15 ~ 17:54)
  18. şaşırılmaması gereken durum. hele ki bölgeyi israilli bir firma temizliyorsa. çünkü, bu ülkenin başıdır, iletişimi araplara satan. çünkü bu ülkenin başındakidir, israilli hatunlara urfa'da doğum izni veren, böylece onların türkiye'den toprak almalarının yolunu açan, çünkü bu ülkenin başındakidir, mke roket fabrikasında üretilen roketleri sadece israil'e satan, sonra da siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz diye davos'ta karakter atan. o yüzden gayet normal karşıladım mevzuyu. sindiremediğim tek nokta var. urfalıyım ben. akçakaleli hem de. tam suriye sınırındaydı evimiz. öyle dürbüne falan gerek yok. görürsün karşıdaki evin içini rahatlıkla. arada mayınlı bölge var. dikenli tellerle çevrili. az oynamadık o tellerin önünde. bizim oralarda biber falan yetişmez. çoraktır toprağı zaten. dokunmayın mayınlarıma.
    (deli, 27.05.2009 17:27 ~ 17:27)
  19. 1.suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi işlemi zaten yasal zorunluluk.
    2.tsk gerekli teknik destek sağlanırsa temizleyebilir ya da natonun ilgili biriminden yardım alınabilir.
    3.kim temizlerse temizlesin, sonrası için kiralama olmamalı.
    4.araziler, ulusal girişimciye ve topraksız köylülere verilmeli.
    bu kadar net benim görüşüm.
    (çekirdekailem, 27.05.2009 17:49 ~ 01.06.2009 22:30)
  20. (bkz: suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi/!albastropos)

    ek olarak çarpıcı bir nokta daha:

    bir de daha çarpıcı olan bir nokta var. petrol meselesi. suriye sınırında birkaç km ötemizde cayır cayır petrol çıkarılıyor, ama türkiye'de yok. buna kimse inanmıyor artık. araştırmalar da türkiye'de el değmemiş korkunç petrol rezervi olduğunu gösteriyor zaten.

    daha önce de yazmıştım türk petrol kanunu meselesini. tayyip amcamız geldi ve jet hızı ile petrol kanununu değiştirdi. bu kanuna göre kendi petrolümüz bizim olmuyor artık. çıkaran kimse %1'ni veriyor ve petrolü alıp gidiyor. şimdi düşünüyorum. petrolün dünyada kaç yıllık ömrü var? 45-50 sene deniyor. o topraklar bizde iken bile yeni kanuna göre her gelen petrol çıkarabilecekken ve kanundan sonra medyaya yansımasa da birçok kuyu açılmasına rağmen ülke çapında, israil o bölgede yeraltı kaynağı ve petrol bırakır mı? cevap çok basit. peki israil yeni kanunlar çerçevesinde başka maden bırakır mı orda? elbette ki hayır. peki bölgede sınırlar bunca sürede ne kadar değişir? değişeceği kesin ama ne kadar olacağını kimse tahmin bile edemez kolay kolay. olay şudur ki, eğer meclisten geçerse oranın durumu da kıbrıs'tan farklı olmayacaktır.

    daha net anlamanız için inceleyin:
    (bkz: türk petrol kanunu/!albastropos)
    (albastropos, 27.05.2009 17:52)
  21. temizlenmesin arkadaşım. çok çok basit düşünüyorum ben.
    neden temizlensin. temizlensin de ordan da mı sızma olsun. ırak tan gelen teröristler yetmiyor mu?
    belki tsk da böyle düşünüyordur da yapamam diyordur.

    kim hatırlamıyorum tam olarak.
    ahmet türk mü ya da dtp li birisi şöyle diyor;
    arazi temizlensin. ihtiyacı olan halka bölüştürülsün.
    siktir git!

    not: zamanında köylülerden mayın için alınan arsaların bedelini devlet ödemiştir.
    (dahadeli, 27.05.2009 18:11 ~ 03.06.2009 12:41)
  22. o değil de şeyi düşünüyorum; bir ülkenin 530 metre genişliğinde 500 km boyunda sınır arazisinde 600bine yakın mayını temizleyecek şirket, gidip orda pattes, domtes, maydunuz mu yetiştirecek?

    ne şirketmiş arkadaş, mayın temizlemeden kabzımallığa kadar geniş bir yelpazesi var.

    ya da artık başka bir işleri var da, tarım diyorlar ona...bilemiyoruz..
    (insansevmeyenhayvan, 27.05.2009 18:15)
  23. türk insanının miğdesini iyice bulandıran bir olay haline gelmiştir.israil toprak satın almaya alışıkta,neyse ağzımı bozmadan keseyim.
    (ayraç, 27.05.2009 18:15)
  24. (galliani, 27.05.2009 21:47)
  25. (tekfender, 27.05.2009 21:50)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil