belki ilginizi çeker
  1. · suphi
  2. · yusuf hayaloğlu
  3. · ronnie
  4. · suphi
  5. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  2. · banu güven
  3. · galatasaray
  4. · zongul ducks
  5. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  6. · ugg
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · werner heisenberg
  9. · anadolu cup

suphi bir acayip adam  

  1. yusuf hayaloğlu'nun bir şiirdir. sözleri şöyledir:

    suphi suphi bir acayip adam
    suphi suphi benim canım ciğerim
    kimse bilmez nereli olduğunu
    suphi suphi bir acayip adam

    suphi suphi susar akşama doğru
    bir cebinde daskapital
    bir cebinde daskapital
    bir cebinde kenevir tohumu
    suphi suphi bir acayip adam

    suphi suphi benim canım ciğerim
    fırtınadan arta kalmış bir teknede
    tevekkül içinde görkemli sakalı
    ve iğleti paltasıyla
    gizlediği macerasıyla
    bir acayip adam yaşardı
    akşamları susardı ben konuşsam kızardı

    bir sürgün kasabasıydı
    bir eski zamandı hazirandı
    çocuktum evden kaçmıştım
    gelip ona sığınmıştım
    küçücük bir koydu sığdı

    burayı keşfeden belki oydu
    uzaktan kasabanın ışıkları yanardı
    içim anneyle dolardı ağlardım
    suphi şöyle bir göz atardı
    gizli bir cigara sarardı ağlardı
    sonra barışırdık ben fülüt çalardım
    cigara sönerdi ağlardık
    nerden geldiğini bilmezdim
    kimsesizdi belki kimliksizdi

    onun macerası onu ilgilendirirdi
    kimseye ilişmezdi
    birşeylere küfrederdi hep
    tedirgin bir balık gibi uyurdu
    bazen kaybolurdu arardım
    yağmurun altında dururdu
    bir kalın kitabı vardı cebinde dururdu
    hergün okurdu ben birşey anlamazdım
    kapağını seyreder duymazdım
    sakallı bir resimdi kimdi
    nekadar mütebessimdi

    sordum birgün suphiye
    söylediklerini niye anlamıyorum diye
    bildiklerini dedi yüzleştir hayatla
    ve sınamaktan korkma
    doğruyla yanlışı ozaman anlayabilirsin
    ve onu anlıyabilirsin sonra gülerdi
    günlerim yüzlerce ayrıtıyı merak etmekle geçerdi
    sonra yine akşam olurdu suphi susardı
    ben konuşsam kızardı tekneye martılar konardı
    yüreğim suphiye yanardı ağlardım
    suphi denize tükürürdü gökyüzünü tarardı ağ

    bir sürgün kasabasıydı
    bir eski zamandı hazirandı
    çocuktum evden kaçmıştım
    gelip ona sığınmıştım
    bir gün aksilik oldu annem beni buldu
    suphi kaçıp kayboldu
    kasaba çalkalandı olay oldu
    ben sustum kanım dondulardı
    sonra barışırdık ben fülüt çalardım
    yıldız kayardı ağlardık
    suphi suphi bir acayip adam
    suphi suphi benim canım ciğerim

    kimse bilmez nereli olduğunu
    suphi suphi bir acayip adam
    suphi suphi susar akşama doğru
    bir cebinde daskapital
    bir cebinde daskapital
    bir cebinde kenevir tohumu

    suphi suphi bir acayip adam
    suphi suphi benim canım ciğerim
    polisler onu bulduğunda tekti felaketti
    herkes meydanda birikti
    karakoldan içeri girerken sanki mağrur bir tüfekti
    ansızın dönüp bana baktı anladın mı dedi
    anladım dedim anladım
    ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde hiç ağlamadım..
    (zagnem, 27.08.2007 19:48)
  2. ayrıca suphi'ye hitaben yazdığı şiirlerden birisi de yine bir acayip adam başlığını taşır.

    firtinadan arta kalmiş bir teknede,
    tevekkül içinde;
    görkemli sakali ve igreti parkasiyla,
    gizledigi macerasiyla,
    bir acayip adam yaşardi.
    akşamlari susardi,
    ben konuşsam kizardi...

    bir sürgün kasabasiydi,
    bir eski zamandi, haziran'di.
    çocuktum, evden kaçmiştim
    gelip ona siginmiştim...

    küçücük bir koydu, sigdi,
    burayi keşfeden belki de oydu.
    uzaktan, kasabanin işiklari yanardi,
    içim anneyle dolardi, aglardim.
    suphi şöyle bir göz atardi,
    gizli bir cigara sarardi, aglardi.
    sonra barişirdik,
    ben flüt çalardim, cigara sönerdi,
    aglardik...

    nereden geldigini bilmezdim,
    kimsesizdi,
    belki kimliksizdi...
    onun macerasi onu ilgilendirirdi;
    kimseye ilişmezdi...

    bir şeylere küfrederdi hep,
    tedirgin bir balik gibi uyurdu.
    bazen kaybolurdu, arardim,
    yagmurun altinda dururdu.

    bir kalin kitabi vardi,
    cebinde olurdu, her gün okurdu.
    ben bir şey anlamazdim,
    kapagini seyreder, duymazdim.
    sakalli bir resimdi, kimdi;
    ne kadar mütebessimdi!

    sordum bir gün suphi'ye:
    söylediklerini niye anlamiyorum, diye.
    bildiklerini, dedi; yüzleştir hayatla
    ve sinamaktan korkma!.
    dogru ile yanlişi,
    ancak o zaman ayirabilirsin
    ve o'nu anlayabilirsin...

    sonra gülerdi.
    günlerim, yüzlerce ayrintiyi
    merak etmekle geçerdi.
    sonra yine akşam olurdu, suphi susardi,
    ben konuşsam kizardi.

    tekneye martilar konardi,
    yüregim suphi'ye yanardi, aglardim.
    suphi denize tükürürdü,
    gökyüzünü tarardi, aglardi.
    sonra barişirdik,
    ben flüt çalardim, yildiz kayardi,
    aglardik...

    bir sahil kasabasiydi,
    bir eski zamandi, haziran'di.
    çocuktum, evden kaçmiştim,
    gelip ona siginmiştim.

    bir gün aksilik oldu,
    annem beni buldu!
    suphi kaçip kayboldu.
    kasaba çalkalandi, olay oldu;
    ben sustum, kanim dondu!..

    polisler onu buldugunda tekti,
    felaketti...
    herkes meydanda birikti.
    karakoldan içeri girerken
    sanki magrur bir tüfekti!..
    ansizin dönüp bana bakti,
    anladin mi? dedi
    anladim, dedim; anladim...
    ve o günden sonra
    hiç bir zaman,
    hiç bir yerde,
    hiç aglamadim...
    (zagnem, 27.08.2007 19:50)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil