pascal'da yazılmış olan ve kodlarında "bu oyunu nesne tabanlı programlamada bir tecrübe edinmek için yazdım" açıklaması geçen bir zamanların efsane oyunu.
çiçek yiyip ateş etmesi, mantar yiyip büyümesi gibi durumlara sahip bir olay olarak insanın 2. bir alice in wonderland vakası mı diye düşünnmesine sebebiyet verdiği oyun. çocukluk sanrılarının kökenlerinin farklı dalgalara dokunduğu şüphesi yaratır.
sinema'ya da uyarlanmıştı kendisi. kaldı ki prenses falan kurtarma tadından spider-man konseptine geçiş yapalım derken mario'nun göbeğini düşünmemiş olacaklar, film çok saçma sapandı.
gameboy'un moda olduğu 90'lı yılların başında şöhret açısından şaha kalkan platform karakteri. gerçek adı mario mario'dur. karakter olarak kırmızı tulumlu bir musluk tamircisidir kendisi. tabii gameboy renksizdi o zamanlar bu sebepten çizgi filminden, oyunun kabından bu bilgiye ulaşmıştım. zaten oyunun adıda super mario'dur. lakabı oyundan aldı herhalde. 1993 yapımı "super mario bros" adında birde filmi çıkmıştı. sonra kanal 6'da bahsettiğim çizgi filmli bir programı yayınlandı. birde unutmadan mario'nun kendinden uzun luigi mario isimli kardeşi vardır. o da yeşil renkli bir tulum giyerdi.
insanın tüylerini diken diken eden, gerilimli, etkileyici, yer yer göz yaşları ile dinlenesi bir şahesermiş müziği, ben bugün bunu gördüm. muazzam bir klasik. tek kelime ile etkileyici.
(bkz: kelimelerin anlamsız kaldığı nokta) koopalar ile olan sonsuz savaşları, asla ulaşılamayan prensesi *, katil mantarları, büyüten mantarları, ateş çiçeğini hatırlıyorsunuz her notada, ayrı ayrı manalar buluyorsunuz bunlara dair, daha ne olsun.
okulun ilk senesi yurtta kalırken sabahlara kadar oynadığım iki oyundan biri.. erkek arkadaşların aşıladığı counter strike macerasından sonra blok deiştirip karışık olmayan bi kız bloğuna yerleştiğimde tüm kızları da manyağı yaptığım süper eğlenceli nostaljik oyun.. üzerine yazılmış şarkılar da vardır...