zapatistaların efsanevi komutanı
hayatınızda görebileceğiniz en karizmatik insanlardan biridir. adının subcomandante diye anılışını da che'ye olan saygısına bağlıyorum. bütün ayarcılara selam ediyorum.
1995 yılında kendisi hakkında çıkarılan eşcinsel iddialarına şu cevabı vermiştir:
"marcos, san francisco'da bir eşcinsel, güney afrika'da bir karaderili, avrupa'da bir asyalı,san ysidro'da bir chicano yerlisi, ispanya'da bir anarşist, israil'de bir filistinli, san cristobal sokaklarında bir maya kızılderilisi, neza'da (meksiko şehrinde büyük bir gecekondu bölgesi) bir çete üyesi, (solcu halk müziğinin büyük etkisi olduğu) ulusal üniversite'de bir rockçu, almanya'da bir yahudi, savunma bakanlığı'nda bir halk temsilcisi, soğuk savaş sonrası dönemde bir komünist, galerisi veya mevkii olmayan bir sanatçı, bosna'da bir barış taraftarı, meksika'daki herhangi bir şehrin herhangi bir mahallesinde bir cumartesi gecesi evde yapayalnız bir ev kadını, ctm'de (grevlere şiddetle karşı olan hükümet taraftarı sendika federasyonu) bir grevci, arka sayfalara yer dolduracak haber yazmak zorunda bırakılan bir muhabir, gece saat 10'da metroda yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, işten atılmış bir işçi, mutsuz bir öğrenci, serbest piyasa ekonomisinin tam ortasında bir muhalif, ne kitabı ne de okuyucusu olan bir yazar ve tabii ki meksika'nın güneydoğusundaki dağlarda bir zapatista'dır."
"yâni marcos bir insandır, bu dünyadaki herhangi bir insan. marcos; bütün sömürülenler, kenara itilmişler ve ezilen azınlıklar, direnenler ve 'yeter!' diyenlerdir."
(mitya, 28.12.2005 23:34)
yanlış hatırlamıyosam şöyle bir sözü vardı "solcu olmak, filistinde israile karşı olmakken, dünyanın kalanında antisemitizme karşı olmaktır"
(eleanor, 03.10.2006 22:48 ~ 21.08.2009 18:24)
bütün zapatistaların yüzünde her daim maske olmasını devrimden sonra eski işlerimize geri dönebilmek için diye açıkladığını duymuştum. devrimden sonra peşinizde o kadar amerikan ajanıyla dükkan işletemezsiniz normalde.
yüzlerindeki maskelerin sebebi devrimden sonra tekrar bir kast sisteminin oluşup insanların onları tanrı seviyesine yükseltmesini istememeleridir . devrimden sonra efendi efendi fırınında,ayakkabı tamircisinde vs.vs. çalışarak normal devrimdaş olarak yaşamaya devam etmek istediklerini her seferinde belirtirler. ekip halinde şahane futbol oynadıkları gibi dağılmadan önce
rage against the machine konserlerine canlı bağlantılar yaparak dünya gençliğine seslenmek gibi aktiviteleri de mevcuttur kendilerinin.
fzln yi fesh ettikten sonra marcos abimiz delegado zero lakabını kullanmaktadır...
interle çok iyi ilişkileri olan zapatistaların lideri devrimci .bir ara bu
zapatistalarla interli futbolcular maç yapcaktı yaptılar mı bilmiyorum...
alt kumandan tabirini asıl kumandanın devrimin ta kendisi olduğunu vurgulamak için kullandığı da söylenir.
dünyada varlığından dolayı umutlanabileceğimiz nadir insnalardandır marcos ve gelecektir bizler için.isyanın maskesidir o,ezilenlerin gücü.meksikalı kurtuluş örgütü ezln lideri marcos kendisine subcommandante demektedir bunun nedeni ise çeşitli açıklamlarda farklıdır kimilerinde emiliano zapata ve che'ye olan saygı kimilerinde ise asıl kumandanın meksika halkı olduğu belirtilmiş ve bu altkumandan yakıştırmasında bunun etkili olduğu söylenmiştir.piposu ve kulağındaki kulaklıklarıyla özdeşleşmiş olan marcos şimdiden çok büyük bir efsanedir.rage against the machine ve inter'li futbolcular tarafındna marcos'un önderi olduğu ezln desteklenmektedir.son olarak marcos kendisinin gay olduğu iddialarına tokat gibi bir cevap vermiştir ;
"marcos, san fransisco’da bir gay, güney afrika’da bir zenci, san ysidro’da bir chicano, ispanya’da bir anarşist, israil’de bir filistinli, san cristobal sokaklarında bir maya yerlisi, mexico city’nin teneke mahallesi neza’da bir çete mensubu, folk müziğinin kalesi ulusal üniversite’de bir rocker, almanya’da bir yahudi, savunma bakanlığı’nda bir uzlaştırıcı, soğuk savaş sonrası çağda bir komünist, ne galerisi, ne müşterisi olan bir sanatçı. bosna’da bir barışçı, meksika’nın herhangi bir kentinde bir ev kadını, grev yapmaya asla yeltenmeyen sendika ctm’de grevci, başkaları için kitap yazan bir gazeteci, gece saat 10’da metroda yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, işsiz bir işçi, mutsuz bir öğrenci, serbest piyasacılar arasında bir muhalif, ne kitabı, ne okuyucusu olan bir yazar ve tabii güneydoğu meksika dağlarında bir zapatacı."
kafası marksist fikirlerle dolu, heyecanlı, idealist bir genç olarak mexico city’den chiapas’a yol alır. amacı köylüleri bilgilendirerek, onlara durumlarını anlatarak, haksızlığı göstererek onları harekete geçirmek ve özgürleşmelerini sağlamaktır. fakat köylülerle konuşunca onların ne yapmak istediklerini zaten bildiklerini görür, anlatmak yerine onları dinler. köylülerin ne marcos’a ne de onların "adına konuşacak" bir başka entelektüele ihtiyacı vardır. bu sebeple marcos, kör idealistliğinden, devrimciliğinden, onlar için hazırladığı "yaşam planlarından" vazgeçer. devrimci direnişten vazgeçer, hatta onu direnişin önüne konulan bir engel olarak görür. 2002’de yayımladığı bildirilerden birinin başlığı da "tüm devrimci öncülerin içine edeyim"dir ki buradan da görüşünün nasıl değişime uğradığı anlaşılabilir.
gerçek solcu nasıl olunur herkese gösteren insan,hayatını okuyun,sadece amerikan deniz piyadesi klavuz dokumanlarını okuyarak hazırlandığı/kazandığı,savaşını okuyun mücadelesini okuyun,yolundaki tutarlılığını görün,saygı duyun veya duymayın,marcos halk için savaşmıştır,ama insan öldürürken bile tutarlı olmuştur.
(bkz:
sendero luminoso) ve daha nice sol örgütün düştüğü aşırı uç tuzağına halkını sürüklememiş,tamamıyle halk bağımsızlığı için ezln'i kullanmış ve savaş bittiği anda barışın en büyük destekçisi olmuştur.
ve marcos genelde sol düşünceye sahip insanların en çok düştüğü hatadan kendini alıkoyarak ideolojisi halkın anlamayacağı elit bir dustur ile değil tamamen halkın isteklerine göre oluşturmuştur.
aynı zamanda kendisi bir edebiyat tutkunu ve yazardır.dilimize çevrilmiş iki kitabıda mevcuttur.
(bkz:
http://www.agorakitapligi.com/...)
meksika da artık halk tarafından ciddiye alınmadığı, zapatistaların artık chipas halkını koruyamadağı, hatta marcos a subcomediante dedikleri falan konuşuluyor, inanmak istemiyorum hiçbirine, marcos ile aynı çağda yaşamak, onun nefes aldığı bir dünyada nefes almak gurur veriyor bana...
not:bir yerden alıntı değildir,tamamen kendi yorumlarımdır.
meksikalı ünlü devrimci.ağzında sürekli tüttürdüğü piposu ve asla yüzünün görünmemesiyle tanınan efsanevi lider ve komutan.kendisine che guevara'yı her zaman örnek almış bir felsefe adamı.uzun yıllar boyunca kimliği açıklanamamıştır ancak günümüzde kim olduğu bilinmektedir.
peki kimdir marcos?
gerçek adı rafael olan ve meksika'nın sahil kentlerinden birisinde doğmuş,orta halli bir ailenin 8 çocuğundan 4.sü.ilkokul ve kolej yılları aşırı dinsel kökenli eğitim ve baskı altında geçmiştir.kolejden mezun olana kadar disiplinin son derece yüksek olan bir cizvit okulunda okumuştur.
daha sonra mexico city'e gelerek unam üniversitesi'ndeki felsefe eğitimine başlamıştır.gerillalarla ilk etkileşimlerini de bu yıllarda gerçekleştirmiştir.üniversitedeki sendika grevlerinde yer almış,sendikanın pano yazılarını hazırlamıştır.
daha sonra buradan mezun olarak uam üniversitesi'nde öğretmen olarak işe başlamıştır.uam üniversitesi radikal solcuların egemenliğinde bulunan ve hükümet karşıtı tavırlarıyla bilinen bir üniversitedir ve 3 ana akademik fakülteden oluşmaktadır.rafael daha sonra buradan ayrılarak chiapas'ta ki devrim saflarına katılmış ve marcos efsanesi şekil almıştır.
1995 yılına kadar kimliği teşhis edilemeyen,günümüzde dahi hala kesin bulguları bulunmayan marcos,dünyada che guevara'dan sonraki en önemli bilinen ve karizmatik lider konumundadır.zapatista saflarında savaşan ve ülkesinin refahı için kendisini devrime adamış ünlü bir felsefe adamıdır.yabancı dil eğilimi fazladır.kitap okumayı çok sever ve bunu da gerillalara bol bol öğütlemiştir.rahat ve refah bir hayat süreceği halde o devrime inanmış ve insanların eşitlikçi yaşaması uğruna savaşmayı göze almıştır.gerçek bir liderdir,efsanedir.
genellikle devrimin ünlü yüzleri bulunur.küba ve arjantinlilerin vazgeçilmez yüzü che guevara,sovyetlerin tanrı gözüyle baktığı lenin,türklerin öğrenci gururu deniz gezmiş,çinlilerin ünlü mao'su,yugoslavların efsane komutanı tito vs...devrim sürekli olarak karizmatik liderlere arz edilmiş ve onlar sayesinde de çok yandaş bulmuştur.bu kişiler devrimin ışığını yüzleriyle,doğmalarıyla değil düşünceleri ve yaptıklarıyla taşımışlardır.sosyalist efsaneler olarak yer almış ve ölümsüzlüklerini ilan etmişlerdir.
subcomandante marcos'ta meksikalıların ünlü sosyalist efsanesi ve felsevi kişiliktir.
hakkında çok daha detaylı bilgi almak ve hayatını ayrıntılarıyla öğrenmek için nick henck'in marcos-maskeli adam kitabı okunmalıdır.
komutan yardımcısıdır, komutan halktır çünkü.
"marcos, san francisco'da bir eşcinsel, güney afrika'da bir karaderili, avrupa'da bir asyalı,san ysidro'da bir chicano yerlisi, ispanya'da bir anarşist, israil'de bir filistinli, san cristobal sokaklarında bir maya kızılderilisi, neza'da bir çete üyesi, ulusal üniversite'de bir rockçu, almanya'da bir yahudi, savunma bakanlığı'nda bir halk temsilcisi, soğuk savaş sonrası dönemde bir komünist, galerisi veya mevkii olmayan bir sanatçı, bosna'da bir barış taraftarı, meksika'daki herhangi bir şehrin herhangi bir mahallesinde bir cumartesi gecesi evde yapayalnız bir ev kadını, ctm'de bir grevci, arka sayfalara yer dolduracak haber yazmak zorunda bırakılan bir muhabir, gece saat 10'da metroda yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, işten atılmış bir işçi, mutsuz bir öğrenci, serbest piyasa ekonomisinin tam ortasında bir muhalif, ne kitabı ne de okuyucusu olan bir yazar ve tabii ki meksika'nın güneydoğusundaki dağlarda bir zapatista'dır."
bu ünlü söylemden sonra, eminim ki eklenmesi gereken türkiye'de üniversiteli, ermeni, kürt, türk, travesti, anarşist, tinerci ve ezilen herkes olduğudur. en sevdiği roman don quijote'dir. atın üzerinde çok güzel pipo içer chipas'a girerken...
timsah yayınlarından çıkan "maskeli adam, subcomandante marcos" hakkında bilgi edinmek isteyenler için iyi bir kaynaktır. dağa çıkarken ilk hissettiklerini anlattığı pasaj okunmalıdır.