su zenginliği  

adana çık aradan

  1. gelecekte petrolden daha önemli olacağı iddia edilen kavram. temiz su kaynaklarının hızla kirlenmesi ve dünya nüfusunun artışı gözönüne alınırsa iddianın doğruluk payının yüksek olduğu görülebilir.

    bir ülkenin su zenginliği, o ülke sınırlarındaki mevcut su kaynaklarının ülke nüfusuna oranıyla belirlenir. buna göre, avrupa'nın su zengini ülkesi norveç'tir; az nüfusuna yetecek kadar fazla fazla suyu vardır.

    türkiye ise (kimi kaynaklarda iddia edilenin aksine) su zengini bir ülke değildir. türkiye'de fırat, dicle, kızılırmak gibi debisi yüksek nehirler olmasına rağmen bu suların kontrol altına alınmaması, nehir yataklarının gerektiğince ıslah edilmemesi ve türkiye'nin hızla artan nüfusu gibi sebeplerden dolayı türkiye, su zengini bir ülke sayılamaz; "orta derecede zengin" sınıfındadır.

    az önce yukarıda "mevcut su kaynaklarının ülke nüfusuna oranı" şeklinde bir ifadeye yer verdim. ancak burada dikkat edilmesi gereken bir şey var: eğer mevcut su kaynağı temiz değilse, yani bırakın içme suyu olarak kullanmayı, tarım amaçlı dahi kullanılamayacak kadar kirletilmişse o su kaynağının varlığı olsa olsa enerji üretimi için önemlidir. özellikle marmara bölgesi'nde nehir ve göllerin endüstriyel atıklarla hızla kirletilmesi, havza rehabilitasyonu yapılmadığından dolayı su kaynaklarımızın kuruması gibi sebeplerden dolayı türkiye gitgide çöl olmaktadır; peşinden su yine azalmaktadır; peşinden çölleşme artmaktadır... yani her iki durum birbirini tetiklemektedir.

    bir ülkenin su zenginliğine en çok katkısı olan öğelerden biri de barajlardır. bir ülkenin mevcut su gücünü kontrol altına alması, o ülkenin gelecekteki su sorunlarının çözümünde önemlidir. oysa ki türkiye, akarsularının henüz %35'ini kontrol altına alabilmiştir; fransa için bu rakam %95'tir, kalan %5 ise baraj rezervuarları büyük şehirleri yutacağından kontrol altına alınmamıştır.

    almamız gereken çok yol olduğu aşikâr.

    ek: burada açıkça söylemeyi unuttuğum bir şey var: su zenginliğinde bireysel su kullanım ortalaması (yani içme suyundan tutun da arabanızı veya kendinizi yıkarken kullandığınız suya kadar) önemli bir veri oluyor.
    aldığım bilgiye göre türkiye'de bireysel su kullanım miktarı, avrupa'nın en düşük ülkesinin yarısı kadar.

    ekteki bilgi sarhoş ejderha'dan geldi. kendisine teşekkürü borç bilirim.
    (eksiksizuyum, 05.04.2006 22:55 ~ 23:20)