stuttgart zeitung lauf isminde yarı maratona evsahipliği yapan şehir, parkur stadyumun dışında başlar, nehir kıyısında üzüm bağları boyunca devam edip yine stadın içinde sona erer, on iki bin kaşilik bir katılım sağlanır ve halkı büyük destek verir bu yarışa
pardon filmine konu olan almanyanın en güzel şehri
spoiler
ibrahim zehir içip hapishaneden hastaneye alındıkları takdirde hemşireye evlenme teklifi edip, ambülans ve ambül abiyle stuttgarta kaçabileceklerini muzo ve aydına anlatirken şu lafı kullanmıştır:
daimler, porsche dışında bosch'a da ev sahipliği yapan endüstri şehri.. ayrıca almanyanın en iyi üniversitelerinden biri olan stuttgart üniversitesi bu şehirde bulunmaktadır ve dünyanın 4 bir tarafından öğrenci kabul etmektedir.
orada yaşayıp, okuduğum yıllarda nefret ettiğim şehir. insanı soğuk ve kabadır, çok fazla türk/türk asıllı almanı barındırır. hafta içinde klüp ve barlar saat üçe kadar açıktır ama malesef o saatlerde toplu taşımacılık adına herhangi bir faaliyet olmadığından yararlanmak zordur. vahingen kampüsü estetik açıdan tam bir felakettir sadece gri beton binalardan oluşur. üniverstedeki hemen hemen bütün bölümler diğer üniv.lere göre daha zordur. bıktırır, hayata küstürür.
şimdi uzaklaşınca bana hem üniverstesinin, hem stuttgart'in çok şeyler kazandırdığını anlıyorum. beni hem eğiten, hem entellektüel anlamda büyüten şehirmiş meğer.
erasmus için kesinlikle tercih edilmemesi gereken şehirdir. hem küçük bir şehirdir, hem de pahalıdır. ulaşım gece 12 civarında biter. ayda 325 euro'ya ancak bir yurtta kalabilirsiniz. 5-6 ay için mobilyalı oda bulmak hemen hemen imkansızdır. şehirde öğrencilerden ziyade, takım elbiseli iş adamları, şık şık hanım teyzeler ve emekli kitlesi yaşamaktadır. (erasmus için ayrı bir not: ayda 66 euro verip sağlık sigortası yaptırmak da zorunludur.) şehirde bisiklet kullanmak hemen hemen imkansızdır ya da sadece şehir içerisinde 3-5 km de mümkündür. zira şehir tepeliktir. eğlence hayatı, yok denilecek kadar azdır. turist hiç yoktur çünkü şehirde gezip görülecek hiçbirşey yoktur. bu şehirde yapılabilecek tek birşey vardır, parka bahçeye çıkıp uzanmak, çimenlerde takılmaktır. zira bu durumda da ortada sürekli polisler dolanıp gençlere kimlik sorarlar. güney almanya'ya yaklaşmamak en hayırlısıdır. 40 yaşına gelmeden de uğramanın pek bir anlamı yoktur.
almanya'nın baden-wuttenberg eyaletinde bulunan ünlü ve güzel bir şehir. ayrıca türk nüfusu o kadar çoktur ki ne zaman hangi yöne baksanız öbek öbek türk görürsünüz ki bu durum yabancı bir ülkeye gitmiş olma algısını yerle bir eder. sokakları eğlenceli kültür hayatı son derece geniştir. ayrıca stuttgart'ta ve çevresinde istemediğiniz kadar tarihi mekan vardır.
hegelhaus stuttgart'ın göbeğindedir ve ünlü filozof hegel'in yaşadığı evdir.
stuttgart alman ırkçılığının yüksek olduğu şehirlerden biridir.
tepelerden oluşan, sokaklarını birbirine bağlayan harika merdivenlerin bol miktarda bulunduğu, sosyal aktivite sıkıntısı çekilmeyen, pahalı ve gece ulaşımı problemli baden-wuttenberg eyaletinin başkenti olan almanya şehri. tüm artı yönleri ve güzelliğine rağmen, almanya şehirlerinin birbirinin kopyası olan şehir düzeninden ve görüntüsünden sıyrılamamıştır. schloss platz, wilhelma, kaltental görülesi yerlerdir. detaylı bilgi için net-i alemden buyurun.
oy stuttgart aman stuttgart, mutluluğu bulduğum güzel şehir. görülesi, gezilesi, yaşanılası. tepeler, yeşillikler, tarihi mekanlar, tiyatrolar, parklar bahçeler, müzeler, sokak çalgıcıları, cafeler, eğlence mekanları, heslach, bad canstatt, feuersee ve bilimum semtleri sevilesi. aşığım ulen!
kışa oranla yaz aylarında daha çekilebilir bir şehire dönüşüyor stuttgart. hatta könig strasse'deki italyan dondurmacısından alınan kocaman bir dondurma afiyetle schlossplatz'daki çimenlerin üzerinde yenilebilir. güneş pek sık yüzünü göstermediğinden bu fırsatları değerlendirmek lazım. öff canım çekti valla.
ayrıca belirteyim, uzun müddet yaşadım burada ve ırkçılığın ı'sına denk gelmedim.
sözlükte bu kadar rağbet olduğuna göre bir zirve yapılması farz olan şehirdir. kimisi sevmez ama memlekettir bir yerde, atsan atılmaz satsan satılmaz, o güzelim schlossplatzını görünce şöyle derin bir oh çektirir.