belki ilginizi çeker
  1. · stream of unconsciousness
  2. · bilinç akışı
  3. · istiklal caddesi
  4. · postmodern edebiyat akımları
  5. · psikopatoloji
  6. · vision divine
  7. · vacant
  8. · teenage riot
  9. · bilinç akıştırmaca
  10. · extreme aggression
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · günün tek cümlelik özeti
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · ugg
  4. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  5. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  6. · boylumlama
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · felix pastorius
  9. · kolu el ele çeviriniz

stream of consciousness  

  1. dream theater'ın train of thought albümünün 6. parçası. enstrumantal bi parçadır kendisi, iyidir.
    (creepingdeath, 09.04.2004 21:49)
  2. vision divine'ın 2004 çıkışlı albümü ve albüme ismini veren parçası aynı zamanda. albümde şu türküler yer almakta;
    1. stream of unconsciousness
    2. the secret of life
    3. colours of my world
    4. in the light (enstrümantal)
    5. the fallen father
    6. la vita fugge
    7. versions of the same
    8. through the eyes of god
    9. shades
    10. we are we are not
    11. fools garden (enstrümantal)
    12. the fall of reason (enstrümantal)
    13. out of the maze
    14. identities
    (azureel, 30.09.2005 04:37 ~ 04:37)
  3. the dance of eternity'nin eline su dökememiş bir dream theater enstrumentali.john petrucci'nin matkap ucuna takılan penadan daha hızlı vuruşlar yaptığı soloları var, michael angelo'yu anımsatıyor biraz. john petrucci gibi değil, samimi değil sanki."eskiden buralar dutluktu" demek geliyor içimden.
    (jugis nomen, 25.04.2006 03:32)
  4. şarkıdan öte bir tür düşüncede aktarım, "hassiktir noluyor lan? bu bu değil miydi? nereye gidiyoruz olm?" deme tekniğidir ki dilimize de bilinç akışı olarak yerleşmiştir zamanın bir yerinde. daha da türkçeleştirirsek; eserlerini ilk okuduğumuz vakit, "amına koyim bu ne yazmış lan böyle sokarım ben böyle iç dünyaya bir sikim anlamadım" dediğimiz adamlar mutlak surette bu haltı yiyorlardır. endişeye mahal yoktur bence.

    (bkz: james joyce)
    (bkz: virginia woolf)
    (bkz: bilge karasu)
    (vandal mimar, 05.01.2007 02:46 ~ 12.11.2009 23:34)
  5. dream theater'ın en yarmış, en bir acayip şarkılarından biri. özellikle benim için dream theater dendiğinde aklıma gelen on şarkıdan biridir. hem teknik açıdan hem de duygu açısından bir başyapıt. şarkıyı çok rahat giriş, gelişme ve sonuç olarak ayırabiliriz. özellikle şarkının giriş bölümü harika düzenlenmiş, pek çok dream theater şarkısında bulunmayan "duygu" bence bu şarkıda iyi yedirilmiş. şarkının genelinde ama daha çok giriş ve sonuç bölümünde bir melankolinin hakim olduğunu söyleyebiliriz. bu harika girişten sonra uzunca bir gelişme bölümü başlıyor. burada işte fantastik bir yolculuğa çıkartıyor dream theater dinleyiciyi. gerçekten hem teknik hem de müzikal açıdan çok başarılı bir şarkı. bu teknik ağırlıklı uzun süreç kimine göre oldukça sıkıcı. özellikle dream theater'a ve teknik ağırlıklı müziğe aşina olmayanların dayanacağı gibi değil. fakat her dinlendiğinde farklı şeyler keşfedebileceğiniz bir progresif şov diyebiliriz o kısma, şarkı zaten tamamiyle çok zengin. bu bölümden sonra da şarkının sonuç bölümü başlıyor. bu bölümde aynı okulda yazdığımız kompozisyonlardaki gibi giriş bölümü farklı bir biçimde anlatılıyor. özellikle rudess'in de katılmasıyla çok sesli muhteşem bir müzik yaratılmış. bu şarkı gerçekten dream theater'ın bitirme tezidir. son diyeceğim ise bu şarkıyı the dance of eternity ile de karşılaştırmak pek doğru olmaz. tamam belki ikisi de upuzun teknik ağırlıklı enstrümantal şarkılar fakat ikisi de oldukça farklı yapıya ve tatlara sahipler.
    (therion, 21.04.2007 15:32 ~ 01.08.2007 22:35)
  6. bilinci serbest bırakmak suretiyle akla gelenin akla geldiği gibi genel geçer kurallardan bağımsız bir yazı tekniği ile anlatılışı. genel olarak hikaye anlatıcısının o daldan bu dala atlayarak dizginlemediği aklını okuyuculara açması, kurgudan en uzak gibi duran anlatım şekli.


    james joyce, virginia woolfgibi genel temsilcileri olduğu gibi yusuf atılgan, oğuz atay gibi yerel temsilcileri de vardır.

    (bkz: bilinç akışı)
    (bedbin, 09.07.2007 13:45)
  7. modernizmde sıkça görülen edebi kavram. karakterin düşünce süreci ve monologları vasıtasıyla okur ne olup bittiğini anlamaya çalışır. türk edebiyatında oğuz atay tarafından yazılan tutunamayanlar, dünya edebiyatında ise james joyce tarafından yazılan ulysses bu teknikle yazılan eserlere örnektir.
    (endoplazmik retikulum, 12.10.2007 13:39 ~ 13:42)
  8. dinlerken aşağıdaki düşünceleri aklıma getiren şarkıdır, güzeldir. kişiye saçmalattırır, dream theater'ın gözümde space dye vest ile beraber şahaser enstrumental şarkılarından biridir.

    "şarkıların, melodilerin içinde yürüyen küçük bir kız çocuğu, yolunu bulmaya çalışırken karşılaştığı bir cadının verdiği elmanın tadını merak ediyor ve yemeye başlıyor. elmayı yerken yaşadığı tramva ise kaydadeğer. elma yedikçe daha tatlı geliyor, cadı da bir o kadar sevinçli ulaştığı için hedefine ve küçük kız çocuğu büyümeye başlıyor elmayı yedikçe, yanakları kan kırmızısı. yanaklarında bir gamze beliriveriyor. gamzenin bitiş noktasında ise bir erkek çocuğu. patlayan topunu eline almış üzüntülü, ikiye kesip kafasına şapka yapma düşüncesi mi geçiyor aklından kim bilir. kızı görüyor ve elma istiyor bir tane. kız yarım elmasını veriyor çocuğa ve çocukla bir nehrin kıyısına doğru gidiyorlar, yürümeye başlıyorlar küçük adımlarla yürümeye. ağaçlardan dökülen yapraklardır onları birbirine yakınlaştıran. son düşen yaprağı kızın saçlarından çıkarıyor gözleri gülüyor. kız ve erkek elmayla büyüyor ve cadı çıkıyor bir ağacın arkasından. erkek kızı bırakmayacağını söylüyor ne olursa olsun sonsuzluğa kadar beraber yürüyeceğiz elmanın kurdu bile olsan ben seni yine severim sözcükleri dökülüyor dudağından ve yürümeye devam. cadı olan biten ve yarattığı kaostan muzdarip bir şekilde geri dönüyor evine, yeni kurbanlar bulmasının idrakıyla beraber. erkeğin kıza duyduğu aşk yürüyen yolların uzunluğuyla ile artmaya başlıyor. yolun sonlarına doğru geldikleri yerde yeni insanlar var artık yalnız değiller. diğer kızlar erkek ile konuşmaya başlıyor ve yanaklarındaki kırmızılığı yitiren, umudu kaf dağının arkasına doğru koşar adım giden kız erkeği kıskanmaya başlıyor. kafası karışık ve ilginin azaldığını düşünüyor. kavgalar başlıyor, diğer insanların araya girmesi huzursuzluk meydana getirmeye devam ediyor ve gün çatıyor. çocuk kız ile büyük bir tartışmanın içine giriyor ve çıkılamıyor tartışmadan. kız eski günleri hatırlatıyor hüzünlü, ses tonu titrek. biz yalnızken mutluyduk diyor yalnızken. huzurun yerini kaplayan derin huzursuzluk bir yosun gibi kaplıyor ortamı, çocuk suskunlaşıyor sırtını dönüyor. kız da ters yönde yıkılan hayallerin ardında ilerlemeye başlıyor kızın saçına bir ağaç yaprağı düşüyor, yaprağı saçından almıyor yoluna devam ediyor. ağaçlarda kuşların son ötüş sesleri ve gidiyor yanağındaki gamzesi ağlıyor..."
    (uykulu, 24.06.2008 11:55)
  9. içinde bir adet ananı sikerim solosu barındırıyor. albüm çıktığından beri bu şarkıyı ne zaman dinlesem, ne zaman solo bölümüne gelse şarkı, petrucci'ye şöyle okkalı bi sövüyorum. aynı hareketleri yapıyoruz benim gitarımdan "gıvivüvivüvivüvivüv" sesi çıkıyor yalnızca, petrucci'den ise;

    http://www.youtube.com/...

    bu ne hız olm lan?
    (horny meydan, 14.11.2008 17:50 ~ 17:51)
  10. bir dream theater sihri dahadir.parçanın çalınması çok kolay,trafigi basit,ritmi de çok extreme değildir lakin inanılmaz tat verir,temelde aynı riffe oturtulmuş şeyleri dinlemekten sıkılmazsınız.dance of eternitynin eline su dökemese de ikisi aslında farklı kulvardadır.dance of eternity karmaşayı ve teknigi yüceltirken soc sadeligi ve basitligi över sanki.
    (bkz: ne diyorum lan ben)
    (caught ın a web, 28.01.2009 01:01)
  11. dream theater amcalarımın türkiye'ye muhtemel teşviki sebebiyle tekrar dinlenesi insanı düşüncelere gark ettiren şarkı, melodi, tuhaf bir şey.
    (uykulu, 06.04.2009 22:31)
  12. abi baktım da birisi bilge karasu demiş birisi oğuz atay birisi virginia woolf.

    inanılmaz bir türkü benim diyeceğim budur, dahasıyla ilgilenmiyorum.
    (alexander supertramp, 12.07.2009 13:02)
  13. kreator'un extreme aggression albümünün 4. parçası. sözleri şöyledir ;

    there is no difference
    between death and life
    just a circle to be
    closed by time
    creatures comforts in this
    earthly plane
    have become more hallowed
    than wisdom today

    [chorus]

    ın the stream of consciousness
    we cannot see the truth
    play your role so perfectly
    no matter which life we choose

    emotional terror confusing
    our minds
    love and hate keeping us blind
    pretend death is the
    end of the line
    expect reward in paradise

    [chorus repeats]

    living in an ice age,
    emotions gone numb
    the truth once so near
    but now so far away
    so turn another page
    get our daily work done
    all the nightmares are clear
    and happening today

    mindless fools obey all rules
    lost all worth, born to serve

    emotinal terror confusing
    our minds
    hate and love is keeping us blind
    creature comforts in this
    earthly plane
    have become more hallowed
    than wisdom today

    there is no differnce between
    death and life
    just a circle to be
    closed by time
    pretend death is
    the end of the line

    [chorus repeats]
    (silentpain, 16.07.2009 02:02)
  14. (bkz: brainstorm)
    (libitina, 16.07.2009 02:16)
  15. vacant bunun intro'su falan ya hani, o garip lan.
    (morado, 16.07.2009 02:21)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil