bilbonun bir troll mağarasında bulduğu, elfler tarafından dövülmüş bir kılıç. bilbo örümcekleri öldürürken kılıcın onları arı gibi soktuğunu görünce, kılıcına sting ismini vermiştir.
eski the police mensubu, müzisyen. mzüik kariyerine jazzla başlamış, the police yıllarında punk ve rockla devam etmiş ve şu aralar popla devam ettirmektedir.**
son parçası stolen car'da çok güzel "i'm just a prisoner of love" diyen, bir ingiliz üstelik de sarışın olmasına rağmen beni benden alan karizmatik varlık.
fields of gold dan sonra kaydeğer bir albüm çıkaramamış, onla bunla düet yapıp kendini yıpratmış bir zamanların başarılı müzik adamı, eski edebiyat öğretmeni.
türkiye'ye tatile gelen ve 11 eylül 2001 günü italya'da il palagio'da verdiği konseri albüm haline getirerek -all this time- ikiz kulelerde ölenlere adayan şarkıcı..
ilk çağda elfler tarafından beleriand'da dövülen bir hançer. etrafta goblin olduğunda mavi bir ışıkla parlayan silaha bu ismi, onu üçüncü çağda thorin ve kafilesiyle yola çıktıkları serüvende bir troll ininde bulan bilbo baggins verecekti. bilbo ve frodo baggins tarafından maceralarında bir kılıç olarak kullanıldı. frodo, sting'i cirith ungol'da sam'e verdi ve sam onunla shelob'u ölümcül yaraladı.
bir oryantale 5000€ bahşiş veren adam. yahu acıman da mı yok, el insaf, 10000 ytl para ne demek ya? bürst diyorum, ben orada olsam kesin çıkar iki göbecik de ben atardım, 100€'da bana verirdi belli mi olur...
çok uzun zamanlardan sonra winamp listeme koyduğumda ve de sıra "fragile" a geldiğinde yıkamakta olduğum bulaşığı bırakıp, elimdeki tencerenin köpüklerine dalmama sebebiyet veren "new york'ta bir ingiliz adam"
1951 doğumlu ingiliz şarkı sözü yazarı, besteci, şarkıcı. aslen ingilizce öğretmenliği eğitimi almıştır. müzik tutkusu ağır bastığından önceleri küçük klüplerde caz gruplarıyla part time bas gitar çalmaya başlamış; giderek dikkat çekmiş ve kurduğu last exit adlı grupla ismini epey duyurmuştur. hatta bu grupla montreaux caz festivaline ve pau caz fesitavline bile çağrılmışladır. sting lakabı o dönemlerden kalmış; sahne aldığı ve çok iyi bir performans sergilediği bir akşam üzerindeki sarı siyah çizgili kazak sebebiyle arı iğnesine gönderme yapılarak kendine verilmiştir. stewart copeland'in yoğun baskıları sonucu last exit'i bırakmış, onunla beraber the police'i kurmuştur. ilk zamanlar satışlar ve popülarite başarısız gitse de amerika'da yaptıkları uzun turnelerle isimlerini duyurarak sonra sonra çok büyük bir ün kazanmışladır. 1984 yılında grubun dağılmasıyla sting çok önemli caz müzisyenleriyle beraber solo bir albüm çıkartmış, bestelediği yeni parçaların yanında the police'in parçalarına da farklı bir yorum getirmiştir. büyük bir risk alan sting popülaritesini daha da katlamıştır. hemen arkasıdan gelen ...nothing like the sun albümü sting'in kesinlikle başyapıtıdır. hala çok meşhur olan english man in new york şarkısı bu albümden çıkmıştır. bu parlak dönemin sonrası sting uzun bir sessizlik dönemine girmiş, dört yıl sonra yeni bir albümle geri dönmüştür. bu zaman zarfında yağmur ormanları ve live aid için verdiği konserler ile dikkat çekmiştir. bundan sonraki dönem ara ara çıkan hala çok kaliteli ancak pek de orijinal olmayan albümler dönemidir. ülkemizde de üç defa konser vermiştir. şahsi tavsiyem, müzisyenin ilk iki albümünün ve bring on the night konser albümünün mutlaka edinilmesi yönündedir. stüdyo albümleri:
1. the dream of the blue turtles (1985)
2. ...nothing like the sun (1987)
3. the soul cages (1991)
4. ten summoner's tales (1993)
5. mercury falling (1996)
6. brand new day (2000)
7. sacred love (2003)