belki ilginizi çeker
  1. · bluzunu hala saklıyorum
  2. · gary moore
  3. · gönlümdeki acın silinmedi
  4. · i m cleaning my closet
  5. · sevişme müziği
  6. · notre dame de paris
  7. · yanlış anlaşılan şarkı sözleri
  8. · tüm zamanların en güzel aşk şarkıları
  9. · cover
  10. · asım can gündüz
gündem
  1. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  2. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  3. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · alex hagi den daha iyidir
  6. · annenin gençlik fotoğrafları
  7. · thierry henry
  8. · faşiz
  9. · sözlükten düşme olayı

still got the blues  

  1. damar gary moore şarkısı...
    (8844455, 08.03.2004 01:49)
  2. (bkz. gary moore)
    (chete, 31.03.2004 18:52)
  3. kız arkadaşla romantik bi akşam yemeğinde fonda çalınmaya en uygun parçalardan biri.
    (pyrotechnician, 31.03.2004 21:05)
  4. gary moore efsanevi albüm adı ve şarkısı...
    (jamfra, 04.05.2004 18:27)
  5. sevgiliye diil de eski sevgiliye söylenesi yürek parçalıyıcı eser
    (illusion, 04.05.2004 22:10)
  6. sezen cumhur önal'ın, zamanında bu eseri "bluzunu hala saklıyorum" şeklinde tercüme etmesi, gözümdeki "yürek sızlatan şarkı" imajını yerle bir etmekle kalmayıp yıllar boyu hafızada yer edecek bir geyiğe dönüştürmüştür.
    (wolfshade, 14.07.2005 21:04 ~ 21:05)
  7. "to get blues" tamlaması acı,üzüntü ve hüzne sahip olmayı anlattığı için,ayrılınan sevgiliye karşı duyulan sevgiyi en güzel şekilde anlatan şarkı..
    yıllar sonra dinlemek bile,insanı derin bir mavide boğabiliyo..
    (tuesflagellumdei, 01.05.2006 23:44)
  8. insanoğlu denen hisli yaratığın hala yaşayıp yaşamadığını belirlemek için kullanılan ölçüt.yaraya bastırdığınız tuz nasıl canınızı yakıyorsa bu şarkı da ruhunuzu ateşliyor. gitara aşık olmamı sağlamış yegane eserdir kendileri
    (ciociosan, 05.05.2006 05:38 ~ 09.05.2007 11:06)
  9. asım can gündüz bu şarkıyı öyle bir türkçeleştirmiştir ki gözyaşları sel olup gider her dinleyişte.
    still got the blues: gönlümdeki acın silinmedi
    (excalibur, 12.08.2006 22:56)
  10. gary moore a tapma sebebi.
    (amy, 13.11.2006 10:23)
  11. gitaristlerin bu şarkı hakkındaki genel kanısı;
    tanrı bir solo atsaydı bu şarkıyı çalardı...
    (bokarec, 07.06.2007 16:00)
  12. şimdi diyelim ki allah'ın yazdığı uzay isimli programındasınız, kainatta sörf yapıyorsunuz. samanyolu sitesinden dünya denen gezegeni tıkladınız. yan tarafta menüler beliriyor.

    buradan "müzik > enstrüman > elektrogitar > solo > default" seçimini yaptığınızda still got the blues geliyor.
    (mavio, 01.08.2007 15:22 ~ 03.11.2007 18:41)
  13. gelmiş geçmiş en güzel gitar solosuna sahip şarkıdır bana göre.kusursuzdur.

    used to be so easy
    to give my heart away
    but i've found that the hard way
    is a price you have to pay
    i found that that love
    was no friend of mine
    i should have known
    time after time

    so long, it was so long ago
    but i still got the blues for you

    used to be so easy
    to fall in love again
    i've found that the hard way
    it's a way that leads to pain
    i've found that love
    was more than just a game
    to play and to win
    but to lose just the same

    so long, it was so long ago
    but i still got the blues for you

    so many years
    since i've seen your face
    and now in my heart
    there's an empty space
    where you used to be

    though the days come and go
    there's one thing i know
    i still got the blues for you
    (the crestfallen, 09.03.2008 17:02)
  14. gary moore'un tartışmasız en iyi şarkısı. hele bir de sevgilinle beraber dinlemek hatta bi de üstüne dans etmek vardır ki off dedirtir,özletir...
    (edit, 02.04.2008 19:41)
  15. gary moore'un en iyi şarkısıdır şüphesiz. aynı zamanda kendisinin başına büyük dertler açan bir şarkıdır.

    alman jud's gallery grubunun 1974 yılında yazdığı ve sadece konserlerde çaldığı nordrach adlı şarkının neredeyse aynısıdır. nordrach 12 dakika civarı sürse de melodi olarak 2 şarkı neredeyse aynıdır. sadece gary moore'un solosu alman versiyonunda yoktur. haliyle alman grup gary moore'a dava açmıştır. alman grubun şarkısının kaydı yoktur, radyoda da 1-2 kere çalınmıştır, gary moore'un bu şarkıyı dinleyip tam 16 yıl hafızasında tutup sonra albümüne koymuş olma ihtimali düşüktür fakat gary moore'un uzun süre almanya'da yaşamış olması mahkemeyi şüphelendirmiştir. zaten gary moore farkında olmadan telif hakkı ihlali yapsa da (yani farkında olmadan aynı şarkıyı yazsa da) suçlu duruma düşer. bu yüzden mahkeme gary moore'u suçlu bulmuştur ve gary moore jud's gallery grubuna tazminat ödemiştir.

    yani bu güzel şarkı çalıntıdır. ama iyi ki de çalmış, orası da ayrı bir konu.
    (peace sells and i m buying, 19.01.2009 00:03 ~ 00:15)
  16. insanı uzaklara götüren, hüzünlendiren, süper bir gary moore şarkısı. solosu şüpesiz insanı derinden etkiler, bir de üzerine ayrıldığınız ve hala sevdiğiniz biri varsa hayatınızda, işte o zaman intihar sebebidir.
    (rocknrolljack, 02.03.2009 21:24)
  17. gitarın ağladığı parçadır.
    (laein, 25.05.2009 01:01)
  18. şahsen çok güzel bir anımın olduğu parçadır. yarattığı etki hakkında bir fikir vermesi açısından paylaşmak istiyorum:

    zamanında çok sorunlu bir kadın tanımıştım. sorun dediysem de hatunun kendisi değildi sorunlu olan, ailesiydi. o her şeye rağmen dimdik ayakta kalmayı başarmış ve hayata sıkı sıkı sarılmıştı, yaşama sevincini hiç kaybetmemişti. bu şekilde içimde hem koruma içgüdüsü, hem de hayranlık duygularını uyandırmıştı ve böylece onun hoş bir hatun olduğunu düşünmüştüm. daha fazlası olamazdı; çünkü o sırada ben onun arkadaşıyla takılıyordum, o ise 6 yıllık ilişkisine tam gaz devam ediyordu.

    gün geldi, ikimiz de özgür insanlar olduk. evinin çok yakın olmasının da etkisiyle sık sık görüştükçe, ondan hoşlanmaya başladım. bu hoşlanma duygusu da kısa sürede bir aşk kıvılcımına dönüştü. ne var ki o beni çoktan arkadaşı olarak kabullenmişti, daha en başından itibaren arkadaşının aşkıydım ve bana yan gözle bakamazdı. fakat ben de bir yay burcu erkeği olarak bu işin peşini asla bırakmazdım...

    allem ettim, kallem ettim, onun ilgisini üzerime yöneltmeyi başardım. yaptığım jestler, aldığım hediyeler, söylediğim sözler onun direncini yavaş yavaş azaltmaya başladı. ama bir an var ki; işte kırılma noktası o andır...

    bursa güzel bir ilimizdir, özellikle deniz kıyısındaki beldeleri doğal güzellikler açısından çok iyidir. ben de bir bursalı olarak o hatunla deniz kıyısında gezmeyi çok isterdim, derken bursalı olan ev arkadaşı sayesinde bu hayalim gerçeğe dönüştü. yaz okulundan önceki tatili fırsat bilip; 1 hafta kalmak üzere birlikte bursaya gittiler, arkalarından da ben otobüse atladığım gibi soluğu ailemin yanında aldım...

    güzel bir yaz akşamı arabayı yıkattım, deposunu doldurdum, en sevdiğim yazlık gömleklerimden birini giydim ve sevdiceğimin ev arkadaşının yazlığının olduğu güzelyalı'ya gittim. hanımları aldım, birlikte sahil şeridinde dolaşmaya başladık. bir süre keyifle dolandıktan sonra, yüksek ve ıssız bir yere doğru sürdüm arabayı. geldiğimiz yer; ay ışığı ve yıldızlarla aydınlanan, uzaktan tek tük evlerin gözüktüğü, hemen dibindeki uçurumun direkt denize indiği, güzelyalı ve karşı sahildeki beldelerin ışıklarının uzaktan göz kırptığı, sıcak bir rüzgarın tatlı tatlı estiği, uzaklardaki evlerin bahçelerindeki çiçeklerin kokularının hafifçe hissedildiği bir yerdi.

    arabanın tüm camlarını açmış, fonda hafifçe sıcak latin ezgileri çalarken bu enfes manzarayı seyredip çiçeklerin kokusunu alıyor, tenimizde sıcacık rüzgarın tatlı dokunuşlarını hissediyorduk. derken sesi yavaş yavaş kıstım, 1. cd'yi açan düğmeye bastım ve beklemeye başladım... derken o gece için özel hazırladığım cd çalmaya başladı; giriş şarkısı "still got the blues"... sesi iyice açtım, arabadan indim. hatunun kapısını açıp; bir kolumu belimin arkasına atarken, diğer elimi davetkar bir şekilde ona doğru uzattım. gözlerinde harika bir parıltıyla elimi tuttu, arabadan indi ve son derece naif adımlarla, ortadaki boş alana geldik.

    arabadan gelen "still got the blues" eşliğinde, ay ve yıldızların altında, denizden metrelerce yüksekte, sahil evlerinin ışıkları bizi izlerken, bizden başka kimsenin olmadığı bir dağ başında, kendimizden geçmiş bir şekilde dans ediyorduk... çiçeklerin kokularını almıyorduk, artık parfümlerimizin kokusu vardı. rüzgara da gerek yoktu artık, tenimizi tatlı tatlı okşayan tek şey birbirimizin parmaklarıydı... ikimizin de yüzünde çok derin bir tebessüm vardı, gözlerimiz ışıl ışıldı.

    işte o an, o hatunun da benden hoşlanmaya başladığı andır. şimdi o ilişki biteli çok uzun zaman oldu, ama o an hayatımın en güzel anı olarak hala aklımda. bundan daha güzelini yaşayana kadar da bir kadına aşık olmam imkansız...
    (janny, 25.05.2009 14:40 ~ 09.06.2009 16:48)
  19. her dinlediğimde sezen cumhur önalı anmama sebep olan nadide eser.
    (bkz: bluzunu hala saklıyorum)
    (lenore, 16.06.2009 01:33)
  20. (bkz: i'm cleaning my closet)

    asdşşlksadşklsad sikeyim. aklıma bu geliyor.
    (tatito, 07.07.2009 16:40)
  21. şarkı başlar başlamaz, bunu duyan kardeşimin (15 yaşında) söylediği ifade geliyor: "ana.. ünlü seks müziği."
    (moröküz, 27.09.2009 19:50)
  22. bu kadar güzel olmasına rağmen, hatırlattığı kötü şeyler yüzünden nefret ettiğim parçadır. bir diğeri için yine gary moore'dan gelir;

    (bkz: the loner)
    (wither, 27.09.2009 20:04)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil