yunan mitolojisine göre
ölüler diyarının önünden akan siyah renkli suya sahip büyük nehir..
berisinde ölülerin ruhları bekler karşıya geçmek için..ötesinde ise ölüler diyarı..sizi karşıya geçirmek için de görevlendirilmiş bir
kayıkçı..kayığında sizi bekler..
öldüğünüzde, sizin arkanızdan yapılacak törende cesediniz, günümüzdeki gibi temizlenir ve kıyafetleriniz giydirilirdi..değerli eşyalarınız ve silahınız ile gömülürdünüz..eğer normal bir ölümlü iseniz, elinize bir adet sikke verilirdi, avuçlarınızın içine yerleştirilerek..eğer ölümlü bir kahraman iseniz gözlerinizin üstüne iki adet sikke yerleştirilirdi..
bu nehir karşısına kayığa binmek için gelen her kim olursa olsun, ölüler diyarına geçebilmek için kayıkçıya bir adet sikke vermek zorunda idi..diyara geçebilmenin bedeli bu idi..hiç bir ruh, nehir önünde kalamazdı..yoksa sonsuza kadar yokolurdu..kahramanlara verilen ikinci sikke ise ölüler diyarından ancak
hades'in izni ve
ares'in isteği olduğu sürece geri dönüp savaşlara katılabilmeleri için kayıkçıya verecekleri geçiş parası idi..
başka en çok bilindik bir efsanede ise bu nehrin ölümsüzlük niteliği ile ilgiliydi..
achilles, doğduğunda bu nehrin suyu ile kutsanmıştı..ölümsüzdü..hiç bir şekilde ölmüyordu..lakin, ayak bileklerinden
paris'in oku ile vurulana kadar..çünkü nehre ayak bileklerinden tutularak batırılmıştı ve suyun değmediği sadece ayak bilekleri vardı..günümüzde
aşil tendonu olarak bilinen yer de aynı yerdir..