"elimizden bir bok gelmeyip klavyelerden medet ummamız" özlü sözünün sahibi yazar. yazdıklarından edindiğim izlenimi anlatan en iyi cümle budur.
evet, içimiz burkuluyor, klavyeye koşuyoruz. umudumuz tükeniyor, klavyeye koşuyoruz, tükettikçe tükeniyoruz, klavyeye koşuyoruz, tabuların altında kalıyoruz, götümle devireyim tüm tabuları deyip klavyeye sarılıyoruz. ne siyah ne beyaz olabilmiş, korkudan gride kalmış özal piçleriyiz ve tek eylemimiz klavyeye parmak izmizi bırakmamız.
yazar alımının yeniden başladığı gün geride kaldıkça bir heyecanla sözlüğe sikişli sokuşlu (sevişmek lügatında yok ki), bokulu püsürlü başlıklar açan, met-üst tarzı kadın erkek ilişkileri tespitlerinin yandan yemişi giriler yazan arkadaşlar hevesini alıp kenara çekilmeye başlıyor nihayet. sol frame'den bunu anlayabiliyorum 1-2 gündür.
uludagsözlük'te bazı entrylere sinirlenip ulusözlük'ü bıraktığını açıklayan, ardından buralara kadar gelen yazar. beni mi takip ediyor, anlamadım. hoşgelmiş.
çok sevdiğim bir insan olmakla birlikte kendisinin türk internetçiliğinin anne-baba-kardeş eksenine sıkışmasının simgesi olarak internet tarihinin sayfalarında yerini alacağını da kayda düşmek gerekir.
stacey'nin tavan arasında ortaya çıkan fareye dr.gregory house'un verdiği isim. house bu farenin kafasını fazlaca yana eğmesinden sonra hasta olduğunu anladı ve onu bi kafese koyup hastaneye getirdi.
ekşisözlükte sıkı bi takipçisiydim.yazarlıktan ayrıldığını öğrenince çok üzülmüştüm yeni yazılarını okuyamayacağım diye.ne mutludur ki bana ve onun yazılarını sevenlere, artık itüsözlükte girilerini okuyacağız*
peşinde olduğum yazardır. beraber ekşide yazıyorduk, onu okuyordum. sonra ben atıldım ama ekşi okumaya devam ettim. sonra duydum ki uludag sözlük'e geçmiş, hop ben arkasından. şimdi bir bakıyorum itü'de hoop ben de arkasından. onun için artık bilmecelerin cevabı değişti.
-ben giderim o gider peşimde tin tin eder
-bor madenleri
ekşi sözlükteki entrylerinin nerde bulunabileceği konusunda bilgi sahibi olmak istediğim sadece sözlükler dünyasının değil, türkiye'nin sayılı yazarlarından. hele "bayram ziyaretinde dayanamayıp anırmaya başlayan damat" gibisinden bir başlığa ekşi sözlükte girmiş olduğu bir entry vardı. 2 yıl boyunca okuyup okuyup güldüm. hasılı kelam burda olması ve böylesi güzelliklerin hala bu topraklarda varlığını sürdürüyor olması fevkalede güzel. varlığı daim olsun.
tesbitleriyle hayran bırakan, ekşisözlükten (bir zamanlar) tek takip ettiğim yazar. hala mevcut girilerini açar okurum, geyik yazılarına dakikalarca gülerim, ciddi yazılarını hayranlıkla takip ederim.