hayatım boyunca hep birine meslektaşım diye hitap etme hayalleri ile yanıp tutuşurken, bu umudumun tükenmesine ramak kalmışken kendisi ile tanıştım, boktan bir ingilizce kelime muhabbeti sayesinde. evet meslektaşım olan güzide insanla az evvel tanıştım muhabbet uzadı da uzadı, yakında içmeye de gideriz.(meyveli meşrubat falan) hatta bana araba kullanmayı da öğretecek. sonra 3. vitesle arabanın ebesini cima eylemeden nasıl kalkılır onu da gösterecek. meslektaşım olması hasebiyle ilk dakikadan tadından yenmez bir muhabbeti olduğunu anlamıştım zaten ki haklı çıktım.
sempaaatik içten insan; sözlük davetçisi, tomofilci bebe hatta bebebüldür. ilerde kendisine (maaşım yeterse) yeryüzündeki tüm tomofil dergileri üyeliklerini hedaye edip aydan aya şahsımı anımsatacak bi sele maruz bırakmak istediğim insan-ı mahlukat-ı beşerdir.
hiç tanımadığı birine 95 dakika yatağa çakılı yatacak olsa da trombositlerini vermek için 1dakika düşünmeyecek ve hiçbir sorumluluğu olmadığı halde o çocuk için başkalarından da kan alabilecek kadar yüce gönüllü kişi.