(bkz:
@3817187)
burada üretici yönünden steam'e değinmişiz, şimdi biraz da tüketici ve fiyatlandırma gözünden bakalım.
bir kere istisnalar dışında steam'de oyunlar kutulanmış optik medya fiyatlarına göre daha ucuz. nedenleri de belli aslında; kutulama ve dağıtım masrafı yok. ayrıca bağımsız yapımcılara ait oyunlar da 10 doların altında fiyatlarla alıcı buluyor. istisna demiştim, o da şu: yeni çıkan oyunlar normal fiyatlarına göre daha pahalı olabiliyor. bunun nedeni de dvd olarak oyun satan dükkanların (türkiye'de ancak büyük medya marketlerde oyun rafları varken amerika ve avrupa'da bu iş için koskoca dükkanlar var) dayatması. optik medya satışları her eğlence sektöründe olduğu gibi oyun sektöründe de dijital dağıtıma karşı pazar payını kaybetmekte.
yine de insanları steam'e çeken şey fiyatlar değil, steam'in yaptığı kampanyalar. en basitinden haftasonu kampanyalarını anlatayım mesela. bir dağıtıcının oyunları ya da "pack"ler iki gün boyunca %50'ye varan oranlarla indirime gidebiliyor. bu sayede dağıtıcılar sürümden kazanıyorlar. (burada pack'lere değineyim biraz. oyun paketi diyebileceğimiz şeyler bir nevi "serinin 3 bölümünü al %xx indirimli öde" mantığına dayanıyor. genelde uzun soluklu serilerin satışında kullanılan bir yöntem. en bilinen örneği de the orange box aslında. steam'den 10 dolara the orange box alabileceğinizi biliyor muydunuz?)
bir başka haftasonu olayı da belirli bir oyunun multiplayer oynanmak üzere steam'den bedava indirmeye açılması.
dağıtıcı taraflı indirim ve kampanyaların yanında, steam üzerinden oyunlarda indirim elde edebileceğiniz bir sektör de donanım üreticileri. ati ve nvidia gibi şirketler, satın aldığınız ürünlerin yanında çoğunlukla bir indirim ya da bedava yazılım kartı veriyor. kartta belirtilen siteye girdiğinizde steam'e bağlanıyorsunuz. steam sizin donanımınızı otomatik olarak tanıyor ve belirtilen indirime ya da bedava oyununuza kavuşuyorsunuz.
türkiye için steam'in bir avantajı, orjinal olarak muhtemelen bulamayacağınız ya da bulsanız bile fahiş fiyatlara satın alacağınız bir çok oyunun indirilebilmesi. bir çok diyorum, tamamı değil çünkü steam'deki oyun dağıtıcılarının tamamı türkiye'ye satış yapmıyor.
steam'in oyuncular için fiyat dışında bir avantajı da, yeni nesil oyunların bir çoğunda bulunan "5 kere indirdikten sonra dvd'yi çöpe at arkadaşım" kopya korumasını yok etmesi. steam üzerinden oyunlarını pazarlayan bir çok oyun yapımcısı, optik medyalarda bu koruma sistemini hala kullanırken oyunların steam versiyonlarında bu durumu kaldırıyor. optik medyada meydana gelebilecek fiziksel hasarlara karşı da koruma sağlıyor steam. satın aldığınız bir oyunu sınırsız sayıda indirebiliyorsunuz; isterseniz 1 sene isterseniz 1 hafta sonra.
bu kadar övdük, hiç mi kötü yanı yok steam'in? dolu var.
bir kere şu yeni çıkan oyunların fiyatlandırılması mevzuu can sıkıcı. aynı hatta daha düşük fiyata yeni bir oyunu -türkiye dahil- sendit.com gibi sitelerde bulmak mümkün. yani çok popüler, henüz çıkalı 1-2 hafta olmuş bir oyunu steam'den almak avantajlı değil, asıl avantajı üstünden biraz zaman geçince ortaya çıkıyor. (ama ne yalan söyleyeyim, öküz gibi çıkıyor. 10 dolara assasin's creed satıldı bir hafta boyunca steam'de. o zamanlar henüz oyunun fiyatları şimdiki kadar düşük değildi)
bir başka olay da steam'in "online olmadan, beni çalıştırmadan bu oyunu açamazsın" mantıklı faşizan tutumu. oldu ki internetiniz gitti, açamıyorsunuz oyunları. hadi tamam internetiniz var, eyvallah; ama kendisinin bilgisayar kaynaklarından az yemeyen bir yazılım olduğu da malum. üstelik bazı oyunlara zorla update kuruyor ki bu oyunları o güncelleme olmadan açamamanız hakikaten sinir bozucu. bazı güncelleme boyutlarının gigabyte'lara yaklaştığını belirteyim.
biraz toparlarsak steam özellikle kampanyaları ve bağımsız oyunları için bulunmaz bir nimet. hele oyunu sınırsız indirebilme olayı hakikaten çok işe yarayabiliyor. kullanıcıyı (en azından oyunu yükleme kısmında) drm saçmalıklarına alet etmemesi de çok iyi bir şey. ama taze oyunları satın almada optik medya dağıtımını bitirebilecek bir şey değil kesinlikle. ayrıca acilen steam'e bağlanma zorunluluğuna bir çözüm getirmeliler, ki bu durumda drm saçmalığı avantajına da yeni bir yorum getirmek zorunda kalabiliriz.
o halde ne diyoruz? "hala öğrenciyiz abi, ne steam'i ne optik medyası, viva torrent, viva yazıcıoğlu!" (o kadar şey yaz sonra giriyi bitireme, böyle bir saçmalık yap. tey allam.)