görseller
staystay
stay 
belki ilginizi çeker
  1. · kalmak
  2. · ryan gosling
  3. · tristan reveur
  4. · cold water
  5. · türkçeye saçma çevrilmiş film isimleri
  6. · sonunda vay anasını denilen filmler
  7. · marc forster
  8. · july
  9. · naomi watts
  10. · shakespeare s sister
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · zongul ducks
  6. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · empire earth
  9. · 31 çekerken ebeveynin odaya girme anı

stay  

 sayfa  / 2
  1. boş rollerinde ewan mcgregor(the island ve star wars taki jedi üstadı) ve naomi watts (the ring'in kadın baş karakteri) paylaştığı, filmin sonuna dek, ne oluyor, bu ne, o ne, ne olacak, bu kim tarzında soruların sorulduğu; ama sonuna dek bir cevabın alınamadığı; sıkıcı, iç bunaltıcı bir film
    türkçeye son kalan şeklinde çevrilmiştir.
    (necmettin, 10.02.2006 14:13)
  2. ing. kalmak.
    (fantastik karakter, 10.02.2006 14:15)
  3. u2'nun one'dan sonra en çok bilinen şarkılarındandır. sözleri çok güzeldir, terkedildikten sonra dinlenilmese daha faydalı olur.

    green light, seven eleven
    you stop in for a pack of cigarettes
    you don't smoke, don't even want to
    hey now, check your change
    dressed up like a car crash
    your wheels are turning but you're upside down
    you say when he hits you, you don't mind
    because when he hurts you, you feel alive
    oh no, is that what it is?

    red lights, grey morning
    you stumble out of a hole in the ground
    a vampire or a victim
    ıt depends on who's around
    you used to stay in to watch the adverts
    you could lip synch to the talk shows

    and if you look, you look through me
    and if you talk, you talk at me
    and when ı touch you, you don't feel a thing

    ıf ı could stay... then the night would give you up
    stay, and the day would keep its trust
    stay, and the night would be enough

    faraway, so close
    up with the static and the radio
    with satellite television
    you can go anywhere
    miami, new orleans, london, belfast, and berlin

    and if you listen ı can't call
    and if you jump, you just might fall
    and if you shout ı'll only hear you

    ıf ı could stay... then the night would give you up.
    stay then the day would keep its trust
    stay with the demons you drowned
    stay with the spirit ı found
    stay and the night would be enough

    three o'clock in the morning
    ıt' quiet and there's no one around
    just the bang and the clatter
    as an angel runs to ground
    just the bang and the clatter
    as an angel hits the ground
    (the weakest link, 10.02.2006 16:53)
  4. ewan mcgregor, naomi watts ve ryan gosling'in oynadığı 2005 yapımı enteresan bir film.
    (ephendy, 10.05.2006 14:39)
  5. (un ventilateur de slipkot, 25.07.2006 20:51)
  6. ölümle yaşam arasındaki dünyayı anlatmaya çalışan psikoloji ağirlıklı bir film. izlemeye gerek yoktur.
    (scully, 06.10.2006 02:57)
  7. mükemmel ötesi bir sash şarkısı. ahanda sözleri;

    i had a dream last night
    you were there
    you held my hand so tight
    i thought i'd just die
    do you remember?
    when we use to have
    so much fun
    i used to cry sometimes
    those days are gone
    did you remember?

    (do you re...?)
    i wanna go back to
    back to the days
    when i needed
    a little more fun
    when i believed i
    i believed i
    could fly so high
    through the clouds

    tear down these walls
    if just for one day
    tear down these walls
    i need you to stay
    stay.

    turning back time to
    times we made love
    all day,
    under the sun
    when i believed i
    i believed i
    could fly so high
    through the clouds

    tear down these walls
    if just for one day
    tear down these walls
    i need you to stay
    stay.
    (guenhwyvar, 15.11.2006 00:17)
  8. savatage'ın hall of the mountain king(1987) albümünün 1997 çıkışlı yeniden düzenlenmiş sürümünde bulunan duygusal çalışması.
    ne yazık ki, şarkının girişi metallica: welcome home (sanitarium)'u aşırı şekilde andıyor.
    (venom, 13.12.2006 19:08)
  9. crush albümünün yapım aşamasında kaydedilen ancak albüme giremeyen demo olarak kalan bir bon jovi şarkısı.
    (joeykeys, 13.12.2006 19:56)
  10. "you know, the day i did it, i took two razorblades to the bathtub. you know why? because i knew that once i started to bleed, i'd get weak. and i didn't wanna drop one blade and leave myself half done. can you imagine that? can you imagine hating your life so much that you'd wanna bring a backup razor?"
    repliğiyle beni benden alan film.
    nefret edilen bir hayatı yaşamanın gereksizliğini hissederken aynı hayatı değiştirebilecek gücü kendinde bulamadığın an çaresizlik denizi içinde çırpınırken buluverirsin kendini. bir film izlersin, "vay be!" dersin. işte öyle bir filmdir stay. beni anlatır, bizi anlatır.
    (skyish, 17.01.2007 12:55 ~ 12:55)
  11. harika bir david guetta şarkısı...
    (hasan huseyin yandanyemisoglu, 20.01.2007 18:41)
  12. yönetmenlik, oyunculuk gibi konularda başarılı, ama hikayesi zayıf bir film. ne bir çözüm oluyor, ne bir hayat dersi veriyor, ne de istediği kadar sarsabiliyor; işlenmemiş bir alana el atılsa ses getirecek kadar sağlam bir yapım esasında. film izlemeyi filmden daha zevkli bulanlara tavsiyemdir.
    (no more, 01.03.2007 18:42)
  13. sırf çekim tekniği, sahneler arasında geçiş efektleri için bile izlenebilecek bir filmdir. türkçeye gitme olarak çevrilen film hakkında ayrıntılı bilgi için;

    http://beyazperde.mynet.com/...
    (mevlana beni görse sen gelme derdi, 25.04.2007 04:30)
  14. karanlık bir odada yalnız olarak izlenildiğinde "lan ayağımın yanından birşey mi geçti" "gölge mi o ne" "bi' kedi gördüm sanki" gibi paranoyalara sürükleyebilecek bir filmdir(en azından ben öyle oldum. karanlık fobim var üstüme gelmeyin. e yalnızlık da zor değil değil hani). filmin ortalarında "aha buldum buldum" diye insanı yanılgılara düşürüp kendimize olan özgüveni yitirmemize sebep oluyor. sahne geçişleri, müzikleri, orası burası ile adamı depresyona da sokabilen, "s*kerim lan ışığı yakıcam" da dedirtebilen(korkuyorum lan karanlıktan), intihar etmeyi amerikalıların tabiri ile cool gösteren kısacası kaba tabir beyin a*cıklaması* geçirtebilme özelliğine sahip bi' filmdir stay. bi' ara david lynch mi çekmiş bunu yanlış yazmış olabilirler mi ki diyerek bi' kontrol edebiliyor insan.

    öyle böyle güzel bi' doksanbeş(yaklaşık olarak) dakika yaşattı yönetmeni marc forster olsun, yazanı david bioff olsun. görüntü yönetmenine hiçbi' şi' demiyorum. gördüğüm yerde elini sıkacağım.
    (meln, 12.08.2007 04:43)
  15. stay,beğenerek takip ettiğim marc forster'ın yönetmenliğinde başarılı oyuncular naomi watts , ewan mcgregor ve ryan gosling ile ilginç bir sinema deneyimi yaşama fırsatı sunuyor seyirciye.öncelikle forster'ın filmlerini izlemiş biri olarak yine kendisinden beklenen performansı sergilediğini rahatlıkla söyleyebilirim.finding neverland',de gözlerimiz tim burton'u aradığında ya da stranger than fiction'un başında will ferrel'i gördüğümüzde ruhumuzun derinliklerinden yükselen sesleri bastırmayı başarmış kişi o sonuçta, buna pek de şaşırmamak lazım.
    film boyunca psikiyatr olan sam foster ile onun yeni hastası henry letham arasındaki karmaşık iletişim karşısında afallıyoruz. özellikle kullanılan çekim teknikleri de olağan dışı bir durumla karşılaştığımızı ve karmaşanın hikayeyi esir aldığını vurgulamakta. yine film boyunca bazı olası sonlardan şüpheleniyoruz. aklımıza donnie darko, memento hatta a beautiful mind gibi bir sürü film geliyor ve izlediğimiz filmlere dayanaraktan tahminlerde bulunuyoruz. foster'ın gerçekten ve yaşamdan şüphe etmeye başlaması, henry'nin önceden belirlediği intihar tarihi, foster'ın yeni sevgilisi eski hastası lila'nın söyledikleri...film boyunca figüranlara , kişilerin mesleklerine ve karakterlerin özelliklerine dikkat ederseniz filmin sonu gerçekten de çok anlamlı oluyor. yine de son diyalog sanki stüdyonunn baskısı ile yaratılmış ya da sanki birileri tarafından böyle bir ikilem yaratılmak zorunda hissedilmiş gibime geliyor.
    ryan gosling'e gelince...bu yaştaki oyuncular için konuşurken insanlar temkinli olmayı seçer ama bence ryan gosling geleceğin...yok lan günümüzün gizli starıdır. marion cotillard konusunda haklı çıktığım (4 yıl bekledim kim kimi bu kadar bekler?) oscar heykelciği kehanetlerime bir yenisini daha ekliyorum . ryan gosling beş yıl içerisinde oscar alacaktır (almazsa adam değilim,evet)
    (setheleh, 20.05.2008 18:55 ~ 18:57)
  16. çekim tekniklerinin (özellikle geçişlerin) farklılığı ve cuk oturmuşluğuyla izlerken yönetmenini merak ettiren, oldukça iç karartıcı ve sürekli "ne çıkıcak şimdi ordan?" şeklinde gerici, olaylar arasında bağlantı kurmaya çalışırken sonunda mal gibi kalmamı sağlamış ilginç film.
    (chocolattes, 20.06.2008 01:17)
  17. ewan mcgregor aşığı sinefil bir arkadaş tarafından özel istekle film kiralanmış. ancak sıkıntıdan patlamaktan izlenememiştir. şaka şaka izlenmiştir de izlemeye değmez. ayrıca pantolonun kısa geldiği göze sokuldukça sokulmuş can sıkmıştır.
    (volshebnik, 20.06.2008 01:24)
  18. o kadar film izledim yinede armut gibi kalıyım film bitince diyorsanız, kaçırmayın. çünkü ilk izleyişte film boyunca ne oluyor, anlayamıyorsunuz.
    (madhate, 06.10.2008 21:38)
  19. hayatımda izlediğim en sağlam filmlerden biri. hazmedildiğinde taşların teker teker yerine oturması orgazma kadar ulaştırır insanı.
    (misty, 28.11.2008 19:41)
  20. sash'ın 1997 çıkışlı "it's my life" albümünde yer alan güzel parçalardan biridir.
    (schizo, 02.01.2009 16:20)
  21. marc forster yönetmenliğinde müthiş bir film.

    bütün film boyunca olanları anlamaya çalışıp filmin sonunda herşeyi anladığını görürsün bir an sonra kafanda şüpheler oluşur.ama bazıları da vardır ki filmin sonunda da hiçbirşey anlamazlar , bir takım izleyici ise ne bu saçma sapan şey deyip olumsuz eleştiride bulunurlar.

    uzun süre etkisinde kaldığım bir filmdir ve arizona rüyası ile into the wild ile birlikte en beğendiğim 3 film arasındadır.

    oyuncular :
    ewan mcgregor, ryan gosling, kate burton, naomi watts, elizabeth reaser.

    konusu(alıntı;hürriyet);
    işine kendini adamış new york'lu bir psikiyatrist olan sam foster 21'inci yaşını doldurduğu gün intihar etmeyi düşünen bir hastasını bu intihardan kurtarmaya çalışmaktadır. fakat hastası henry lethem'in intiharının ardında gerçek ötesi bir gizem saklıdır.

    sam, henry'nin hayatının derinlerine indikçe hayatında bazı değişikliklere yol açar. önce kız arkadaşı ve eski bir hastası olan lila ile arası bozulur. daha sonra sıkı sıkı tutunduğu ve gerçek sandığı hayatı eriyip kaybolmaya başlar. gittikçe artan gerçek üstü olaylarla karşılaşmaya başlar. manhattan bilinçaltında vahşice değişen bir yer olmuştur... sam artık neyin gerçek neyin hayal olduğunu, nerede kendisinin bittiğini ve nerede henry'nin başladığını anlayamaz duruma gelmiştir. henry lethem kimdir ve sam'in gerçek dünyasının kırılmasını nasıl bu kadar kolay sağlayabilmiştir?
    (aliogul, 05.01.2009 08:20)
  22. (lord hypnos, 05.01.2009 22:22)
  23. sahne geçişleri çok etkileyici bir film. ancak, kötü eleştiri olarak söylemiyorum, ama; ben filmden hiçbir şey anlamadım. sonunda anlarım diye düşünmüştüm ama sonunda da anlamadım. hangi olay gerçekti, hangisi hayaldi gibi belirsizlikler kaldı filmden geriye aklımda...
    (ceyus, 20.01.2009 23:56)
  24. bir elisa şarkısı. sözleri de şöyledir:


    you did not dare say a single word
    ı did not dare ask for something more
    ı’ve kept my questions secret deep inside
    but ı wish ı could have let you know about
    a time when ı would have said

    wait, and please stay
    did you mean to push me away?
    please wait and just stay
    did you want it to be this way?

    would you want to know what ı've been through?
    (through all this time... all this time)
    would you want to know ı have missed you too
    (and ı have you on my mind)
    and you've been and you will be a part of me
    (that ı can't find)
    and you've been forgiven for your silence
    all this time when ı would have said

    wait, and please stay
    did you mean to push me away?
    please wait and just say
    ıs there a way that could replace
    the times you never said
    how've you been?
    do you need anything?
    want you to know ı'm here?
    want you to feel me near?

    yeah...and ı hope
    ı hope that you will find your way
    yeah...and ı hope
    ı hope there will be better days

    please wait, and just stay
    (please stay)
    did you mean to push me away?
    please wait, and just stay
    (wait, just stay)
    did you want it to be this way?
    wait, please say
    (yeah, and ı hope)
    ı hope that you will find your way
    please wait, and just stay
    (wait, and ı hope)
    ı hope there will be better days

    hey hey...

    wait
    please stay
    just stay
    please waït
    (april1404, 26.01.2009 23:33)
  25. ryan gosling'in oyunculuğunu konuşturduğu, çok iyi bir filmdir. ilk bittiğinde ne olduğunu anlayamıyor insan, ancak ikinci izleyiş de daha çok beğeniyor.
    (speculoos, 28.01.2009 01:30)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil