shining filminin yönetmenidir.ki bu film kanımca gelmiş geçmiş en iyi gerilimdir.sırf bu film için hayvanlar gibi otel inşa ettirmiştir kubrick.her şey kontrolü altında olsun ister çünkü.mükemmeliyetçidir kendileri.barry lyndon filminde de bazı sahneleri başka ışık olmaksızın sadece mum ışığında çekebilmek için özel objektif yaptırmıştır.
neredeyse her türden filmin***** yönetmenliğini yapmıştır bu insanüstü yaratık. çektiği her film de o türün en iyi 3-5 filminden biri olmuştur. böle adama verilmez de kime verilir.* ne yazık ki dün ölüm yıldönümüydü.**
hiçbir zaman iyi bir öğrenci olamamış, lisede babası ona doğumgününde bir fotoğraf makinesi armağan ettikten sonra fotoğrafa merak salmış sonra sanata ilgisi artmış insan. ilk filmi olan* "day of the fight"ı ailesinden aldığı borçlarla yapmıştır. bir kaç kısa film* yaptıktan sonra gene ailesinden ve tanıdıklarından borç para toplayarak ilk uzun metrajlı filmi killer's kiss'i çekmiştir, sonra da gerisi gelmiştir. filmlerinin neredeyse her karesinin görsel düzeni altın orana göre yapılmıştır* filmleri sinematik anlatımda kilometre taşı sayılır. hayatının büyük bölümünü de birçok filmini de çekmiş olduğu ingiltere de geçiren stanley kubrick seyehat etmeyi ve özellkile uçmayı hiç sevmezmiş ama kendisinin pilotluk sertifikası da bulunmaktadır. kronolojik sırayla tüm filmleri:
ayrıca kendisi hakkında çekilmiş bir film de bulunmkatadır. stanley kubrick: a life in pictures (2001).
lolita'da bir dr.strangelove'da üç karakteri oynamış peter sellers da kendisi hakkında şu sözleri sarfetmiştir:"kubrick is god."("kubrick tanrıdır.") (bkz. virgül değil, nokta)
kendine ait sineması olan yönetmenlerdendir. sinemaya bir görev yüklemek, estetik araç olarak film aracılığıyla insanın iyileştirilmesine katkıda bulunmak kubricki hiç ama hiç ilgilendirmez. kubrick 20.yy da korkunun, endişenin estetiğini arayan en büyük sanatçılardandır. her filminde tekrarladığı görüntünün, hareketin ve müziğin yer yer gülünç, umulmadık birleşmeleri kubrick sinemasının en belirgin özelliğidir. şaşkınlıktan, dehşetten, endişeden, öfke ve korkudan çarpılmış yüzler tüm filmlerinde görülür. filmlerin kahramanlarının surat ifadelerini korkunlaştıran diğer etken ise çığlık atmaktır. shining deki aile fertleri, full metal jacket deki er, clockwork orange daki alex attıkları çığlıklarla bize bir şeyler anlatmak isterler aslında. kubrick in karakterleri farklı olma, üstün olma arzularıyla tersine bungy jumping yaptırılan, yalnızlıklarıyla baş başa bırakılmış insanlardır. hep yukarıya doğru atlarlar, fakat hep de geriye fırlatılırlar. yalnızlığın açık seçik, soğuk, ürpertici görüntüleri insanı kubrick hayranı yapmaya yeter.
the shining,clockwork orange,a space odyesseygibi başarılı bulduğum filmleri yöneten,üçte üçlük başarısından dolayı gönlüme taht kurmuş ve öteki filmleri için bir arayış içine girmeme neden olan,gayet çılgın olarak nitelendirdiğim yönetmen.
oscar ödülünün ne kadar saçma bir ödül olduğunu sayesinde gördüğüm yönetmen. kubrick'e ödül verilmesi gerekli değildir. onun iyi bir yönetmen olduğunu seyircileri bilmektedir...
a clockwork's orange,the shining,full metal jacket ve 2001:a space odyysee gibi filmlerin usta yönetmeni.aynı sahneyi 200'ün üzerinde tekrarla cekmekten bıkmayan mükemmeliyetçi yönetmen.
edit:tüm mükemmeliyetçiliğine rağmen the shinigin girişinde helikopter gölgesi kadraja girmiştir.!
kimilerince insanları sevmeyen bir inziva adamı olarak tarif edilse de bu tarz etiketlendirmelere layık olmadığını, insan soyunu laboratuvara yatırdığını düşündüğüm yönetmen.
en sevdiğim yöntmendir kendileri.
13 filmi tarihsel savaş konularından, gelecekte geçen uzay araştırmalarına kadar birçok konuda olmasına rağmen hepsinin ortak teması bir kişinin kendini genel kurallardan arındırması ve toplumun dışına çıkmasıdır. ayrıca insanlıktan uzaklaşma ve yabancılaşma da kubrick filmlerinde görülen temalardan bazılarıdır.
lolita'nın çekimleri hem sansür sorunları hem de kubrick'in hollywood'a karşı olan kızgınlığı yüzünden ingiltere'de yapıldı. daha sonra bir çok filmini burada çekti. bunlara vietnam savaşını konu alan full metal jacket filmi de dahil.
yönetmen arkasında tamamlayamadığı bazı projeler bıraktı. bunlardan en önemlisi bilim-kurguya dönüş yapacağı a.i. (artificial intelligence) adlı filmdi. bilim-kurgu yazarı brian aldiss'in romanından uyarlamayı düşündüğü film, 5 yaşında olan ve kendisinin bir android olduğunu bilmeyen android bir çocuğun hikayesiydi. film, buzulların erimesiyle sular altında kalan new york'ta geçecekti. kubrick ilk önce animasyonla çekimleri gerçekleştirmek istemiş daha sonra bilgisayar efektleri oluşturması için "industrial light and magic" şirketi ile anlaşmıştı. eyes wide shut filminin çekimleri için proje beklemeye alınmıştı.
kubrick ve warner bros., a clockwork orange filminin ingiltere'de gösterilmesini durdurdular. bunun sebebi de bir dizi seri cinayetin bu filmin etkisiyle yapılmış olabileceğine dair suçlamalardı. yasak hala devam ediyor. amerika'da ise, ilk gösterime girdiğinde filmleri şiddet ve seks oranına göre düzenleyen rating sisteminde en son derece olan x ratingi aldı. daha sonra warner bros tarafından piyasaya sürüldüğünde, bir alt değer olan r ratingi aldı ve hala bu geçerli.
satranç konusunda büyük bir ustaydı ve filmlerinde bunu bir sanatsal motif olarak kullanırdı.
üç kez evlendi ve üç kız çocuk sahibi oldu. (biri ben olsaymışım keşke)
eyes wide shut filmi hariç tutulursa, tüm filmleri sinema tarihinin en ender yapıtlarıdır. topik olarak bilinen tüm temel algılara hitaben kültleşmiş filmleri bulunmaltadır. sinemanın "dahi çocuğu" unvanını kendi dönemselliği içinde sonuna kadar hak eden kubrick filmlerindeki eleştirel duruşunu her zaman belli eder. ingiltere'de bir zamanlar yasaklı olan a clockwork orange kendi tabiriyle en arıza filmidir. aynı zamanda full metal jacket günümüzün yönetim aracı haline dönüşmüş sinemasında ve artık büyük patronlar tarafından yönlendirilen kukla yönetmenlerine "savaşa karşı sanatçının duruşu" işte böyle olmalı dedirtmek için defalarca izlettirilmelidir.
efsanevi mükemmeliyetçiliği ile tanınan ince ayrıntıların adamı olarak bilinen yönetmen.kariyerine profesyonel bir fotoğrafçı olarak başlamış ve daha sonra izlediği filmlerden çok daha iyisini yapabileceğine inanarak sinemaya yönelmiştir.bugün birçok defa tekrarlanan sahneler, kusursuz olana kadar devam eden çekimler, her sahnedeki muhteşem ince ayrıntılar nedeniyle birçok sinemasever tarafından gelmiş geçmiş en iyi yönetmen olarak tanımlanır.
popülarite yakalamak adına ne yapacağını bilmeyenlerin bu sefer ki hedefi olan yönetmen.
doğrusunu yazmayı bilmeden üzerinde konuştukları senaryodan başlayarak sinema ile ilgili teknik her türlü konunun en üst noktasında titiz bir yönetmendir kubrick. bunun yanı sıra sinema ile ilgili olanların çoğunun teyit edeceği üzere yönetmenin senaryonun bütününe müdahalesi de çok kabul edilir birşey değildir. kubrick in çektiği filmleri ve uyarlandığı kitapların yazarlarını düşünecek (sadece düşünün emin olun o kadar zor değil) olursanız bile vardığınız yargının ne kadar gereksiz, anlamsız olduğunu anlayacaksanız.
örnek vermek gerekirse;
(bkz: otomatik portakal) ya da (bkz: clockwwork orange)
(bkz: 2001 a space odyssey)
(bkz: shining)
ya da görsellik açısından değerlendirirseniz da saçmalamanın bir limiti olduğu kanısına varmanız gerekir.
(bkz: full metal jacket)
(bkz: barry lyndon)
kısaca ısrarla popülarite arayan insanların gereksiz sataşmalarına muhattap olmaması gereken birisidir.