stalin'in ülkenin gidişatı ile ilgili olarak bir toplantı yapmış ülkenin ileri gelenleri ile. adamlar stalin'e sormuşlar: ''halka eziyet ettiğiniz halde neden bu kadar çok seveniniz var diye?'' stalin : ''bana bir tavuk getirin'' demiş. tavuğu getirmişler. başlamış stalin tavuğun tüylerini yolmaya. tavuk kaçmak için can atıyormuş. tavuğu salmış; odanın içerisinde oraya buraya kaçmaya başlamış. stalin eline bir avuç yem almış ve az az vermeye başlamış tavuğa. tavuk önce korkmuş yine zarar vercek diye. ama başlamış yemeye tabiki de. stalin daha sonra yem vermeyi bırakmış. ama tavuk peşini bırakmamış. sonra stalin toplantıda ki adamlara şu cevabı vermiş: ''halk tavuğa benzer, beslemesini bildikten sonra seni bırakmaz''.
stalin bir gün rutin bir merkez komite toplantısındaymış (ileri gelenler ne kardeşim). yoldaşları stalin'e sormuşlar: "halkın durumu kapitalist ülkelere göre süper olsak da göreceli olarak hafifçe kötüye gidişat gösteriyor oysa siz çok seviliyorsunuz nasıl oluyor acaba?" diye. stalin imayı anlamış ve: "çabuk bana bir tavuk getirin acil" demiş. tavuğu getirmiş bir görevli. başlamış stalin görevlinin tüylerini yolmaya. "aman" demişler "ne yapıyorsunuz stalin yoldaş adam helak oldu". o sırada tavuk kaçmış tabii. stalin tüylerini yolduğu lavuğa demiş "al şu tavuğu kes ye". adam önce inanamamış ama sonra başlamış tavuğu kovalamaya. en son tavuğu yakalamış. "sağolun stalin yoldaş" demiş koşarak odadan çıkmış. sonra stalin toplantıdaki adamlara şu cevabı vermiş "e benim de karnım acıktı haliyle. bugünlük bu kadar yeter".
ben de bir şişe şarapla anca bu kadar yazıyorum. daha başka bir şey içseydim daha iyisini yazardım inanın.