her stajyer gibi profesyonelce davranması beklenir ama çaylak muamelesi görür.
bir çok avukat tarafından, stajyer sıkacaklarında sıkılıp kanları ilaç niyetine içilen insanlardır. hoca-asistan-öğrenci zincirinde olduğu gibi, ezilenlerin çoğu imkan bulunca ezici hale gelirler ve yanlarında staj yapanların damarlarına diş geçirirler.
özellikle taşra yerlerde olanların büyük bir kısmına hiç ücret verilmemekle birlikte genel olarak günün rayici aylık 400-500 ytl civarıdır. bununla birlikte 2000 dolara varan ücret ödeyen yerler de vardır ama buralarda sadece kanları değil et ve kemik de büroya aittir.
avukatlik mesleğinin baslangicinda gecilmesi gereken zorlu dönem...
eşeğin yoksa stajyerin de mi yok deyimine ilham vermiş cefakar insandır.
ne o avukatlıktan bıktın mı şeklinde gelen patron sorusuna,
hayır, stajyerlikten bıktım şeklinde cevap verilebilir.
fakülteyi yeni bitirmiş avukat adayının idealizmini yitirdiği; sömürülme derecesine göre meslekten nefret etme şiddetini belirleyen dönem.
unvanını aldığında canavarlaşıp stajyerlik günlerini unutmaması beklenen nedense büyük çoğunluğunun hafızasından o dönemin hızla silindiğini gördüğüm adaylar.
buyrun benim!
avukatlar için bulunmaz nimettir. yanlarına 1-2 tane alırlar ve karın tokluğuna eşek gibi de çalıştırırlar. adliyelerdeki bütün angarya işler onlara yaptırılır. hacizlere onlar yollanır. tozlu dosyalar düzenlettirilir. başbelası müvekkillerle onlar konuşturulur. daha beterleri çay kahve yaptırır, bakkala sigara almaya yollar, insani insanliktan cikarir, seçtiği ve yıllarca hayalini kurduğu mesleği sorgulatırlar.
bir de bu stajyer milleti adliyelerde sık sık karşımıza çıkar. yaşını başını almış bond çantalılar yavaş yavaş salınırken bunlar saçı başı dağılmış bir halde ellerinde iş listesiyle o kalemden bu kaleme koştururlar. yüzlerinde ağlamakli bir ifade varsa anlarsınız ki biraz önce kalem tarafindan bilgisizligi bahane edilerek bir güzel azarlanmıştır. ne de olsa anne karnında öğrenilen bürokratik bilgileri bu cahil stajyerler her ne hikmetse öğrenememişlerdir. tam yarim sayfalik tezkereyi ayni gun almak istemektedirler ya da 3000 dosyanin icinden kendi dosyalarini bulmayi becerememektedirler. zaten en iyi stajyer bugun gidip yarin gelen stajyerdir. nereden ve nasil geldikleriyse onlari hic ilgilendirmemektedir.
neyse ki bu zorlu bir sene sonunda kader stajyerlere de güler ve onlar da kelebeğe dönüşen tırtıl misali avukata dönüsürler. artik güzel günler onları beklemektedir (mi acaba?).
(ozerk, 30.08.2007 16:42)
bir sene süren bir periyod.
ilk 6 aylık dönemde adliye, ikinci altı aylık dönemde de stajyerin kendisinin de seçebileceği bir avukatın yanında tamamlanmak zorundadır.
avukatlık kanununa göre ilk 6 aylık kısımda çalışması yasaktır. ikinci 6 aylık dönemde de sadece icra işlerini yapmaya ve sulh davalarına bakmaya muktedirdir.
angaryadır.
bir nevi çaylak yazar. şöyle ki bu insan dilekçe yazar, takip yapar,müvekkillerle görüşür, onları dinler ama resmiyette imzası yoktur, adı geçmez. ha duruşma faslında adı geçer ama orada da söyleceklerini hakim söyler, katip yazar, adı zabıtta kalır. off efkarlandım bak..
sem'de can çekişen yoldaş.
(bkz:
@2787689)