toplumun ikinci sınıf insanlarının ihtiyaçlarını gidermek için kullandığı devasa tuvaletler.
**
futbol maçları için konuşursak insanların gidip küfrederek rahatladığı, türkiyedekilerin çoğunun döküldüğü yerler. ayrıca 19 mayıs, 23 nisan gibi milli bayramlarda buralarda kutlanır.
trt'de haftanın maçlarının yayınlayanacağı program
(bkz.
maraton)
(lethe, 07.08.2004 18:31)
ortamında maç izlemenin ayrı keyif verdiği mekan.
bu haftaki programda 87-88 sezonunda oynanmış bir galatasaray fenerbahçe maçından özet görüntüler yayınlayarak gönlümdeki yerini sağlamlaştırmış programdır.
zamanın
yayıncı kuruluşu trt'nin ("başka kanal mı vardı dürrük" dediğinizi duyar gibiyim) saha içindeki muhabiri de şimdinin lig tv maç spikeri ercan tanerdi. maç sonrası fenerbahçeli şenol'a sorduğu "bize golü anlatır mısın" sorusuyla çok eskilere gittik geldik bir an.
(maç 1-1 bitmişti).
ekranların en seviyeli spor programlarından biri. seviyeli diyorum çünkü yorumcuları sadece yorumlarını yapıyorlar. kimsenin de işine karışmıyorlar. yorumlarına katılıp katılmamam önemli değil. önemli olan yorumlardaki saygı ve hoşgörü çerçevesi. isim vermiyorum ama bilenler bilir. birçok tv programında kendinizi mahalle kahvesinde hissediyorsunuz. birbirlerine laf atmalar, saygısız ve seviyesiz hatta yersiz sataşmalar.
programın sunucusu erdoğan arıkan ise son derece saygılı ve iyi niyetli. yorumculardan da mehmet demirkol çok enterasan nokalara temas ederek farkını ortaya koyuyor. ömer üründül abimiz de defans ve orta alan blokları arasında kollektif oyunun gereklerini yerine getirmeye çalışarak iyi bir program ortaya koyuyorlar.
takip edebildiğim kadarıyla, sürekli ya trabzonsporlu ya da sivassporlu taraftarların serzeniş dolu maillerine canlı yayında cevap veriyorlar. genelde "neden takımımızın maçlarını vermiyorsunuz?" gibisinden eleştiri alıyorlar. cevap da hep aynı: "biz her takıma eşit uzaklıktayız bık bık bık, yayınımızın başını kaçırmışsınız sanırım, çünkü ilk o maçı verdik bık bık bık..."
şimdi ya türk insanı olarak çok sabırsız, işin aslını astarını öğrenmeden yaygara çıkarmayı çok seviyoruz, ya da stadyum programı yayıncıları "ilkeli yayıncılık" anlayışlarını gözümüze sokmaktan zevk alıyorlar. her hafta da aynı şey yaşanmaz ki anuğa koyim...
erkeklerin rahatça küfür edip, birbirlerine saldırmaları için şehirlere yapılan sosyal tesislerdir. toplu küfür seansları ile sinir, stresten azad olan kitleler sakinleşmiş bir vaziyette işlerine, evlerine dönmektedirler.
trabzonsporlu taraftarların işi gücü bırakıp mail yağdırdığı program. iki haftadır onların e-maillerini dinleyip duruyoruz. "vay efendim bizim maç niye geç yayınlandı" falan filan feşmekan.. kimisi de işi taşağa dökmüş, şöyle bir e-mail okudular bu haftaki programda:
- fener maçını 13 dakika yayınladınız, bizim maçı niye 12 dakika yayınladınız?
umarım düşündüğüm gibi geyik yapıp hemşerilerinin ota boka e-mail atıp programı bölmesini tiye almıştır. yok eğer ciddiyse ben bir şey demiyorum, zira programın yarısı e-mail okuyup açıklama yapmakla geçiyor.
hakan şükür'ün yıllık 700 bin ytl'ye yorumcu olarak katılacağı trt 1 deki spor programı.
normalde ara sıra rastlarsam izlerdim bu programı, dün zaplarken birden ekranda
hakan şükürü gördüm,cümlesini bitirmeden değiştirdim kanalı . bu yüzden düşmüş olmalı reytingler . (bkz:
halkı temsil eden insan)
times dergisi "the top ten football stadiums" başlığı altında, en efsanevi 10 futbol mabedini belirlemiş...
http://www.timesonline.co.uk/tol/sport/football/article6789326.ece linkine tıklamak yeterli... ayrıntısız olaraksa liste şöyle:
1:
westfalenstadion
2:
san siro
3:
anfield
4:
ınonu stadium
5:
allianz arena
6:
bernabéu
7:
la bombonera
8:
stadionul dinamo
9:
nou camp
10:
craven cottage