lifo mantığıyla çalışan ayrılmış hafıza alanlarına verilen isim. örnekle anlatmak gerekirse bulaşıkları yıkamak için sofradan tabakları topluyoruz ve üst üste diziyoruz* (üst üste koyabileceğimiz tabak sayısının bir limiti var), daha sonra suyu açıp en üstteki tabaktan başlıyoruz*. en son koyduğunuz tabağı ilk yıkamış oluyoruz. burada tabakları dizişimiz bir nevi stack oluyor.
tbd sözlüğünde yığıt olarak geçmesine ve birçok öğretim kurumunda yığıt olarak kullanılmasına rağmen itü'de yığın denen nesne. heap'e de heap denmektedir yığın demek varken.
(bkz: kafam karışık)
ing. yığıt. son giren ilk çıkar* felsefesi ile işleyen bir veri yapısıdır. bu yapıda en son eklenen yani stack'e push edilen veri, yığının en üstünde bulunur. bir kere pop işlemi uygulandığında en üstteki veri çekilir ve alttaki verilere erişebilmek için en üsttekini çekmeye ihtiyaç vardır.
subroutine lerde kullanılırken dikkatli olunması gereken şey.push ve pop ların sayısı subroutine içinde birbirine eşit olmazsa subroutineden çıkıldığında program sıçar.bunun sebebi de subroutine girildikten sonra yapılacak instruction ın kodunun stack içinde depolanmasıdır.yani siz subroutine içinde kullandığınız push ve pop sayılarını birbirine eşit yapmazsanız subroutine dönüşünde saçma sapan bir işlem ile karşılaşabilirsiniz.
çalışma prensibi yemekhanedeki tepsi yığınından tepsi almakla benzerlik gösteren adt. müşteri gelmeden önce tepsiler üst üste konacaktır, yani ilk konan tepsi en altta en son konan tepsi ise en üstte olacaktır. müşteri sıraya girdiği zaman tepsi yığınına en son konan tepsiyi alacaktır en alttaki tepsi ise hala alınmayı bekleyecektir.