dna'larımızın aynı olduğu,alice cooper hastası insan.yatacağım deyip 2 saat oturan,abi özlemimi gideren kişi.sevgilisini çok çok seven gönül insanı ehehe. burdan ona alice cooper'dan it's me yi hediye ediyorum. afiyetle dinlesin.
aslında çok bekledi bu nickaltı.
ama hemen yazıp da uyduruk bişeyler olsun istemedim. çünkü şu sözlük ortamında tanıdığım en çok değer verdiğim kişilerden biri skarni abi. herşeyi açıkça anlattığım, beni anlayan, yol gösteren öğütler veren biri. sınavlarımın olduğu şu dönemde ders çalışayım diye benimle küsen, hukuk konusunda tam bir ümitsiz vaka olduğum halde bana biliyorum sen çok iyi bir avukat olucaksın diye destek veren uzaklardaki abimin yerine koyduğum, zaten yaşıt da oldukları için öyle pek zorlanmadığım abim...
son 15 dk. kala doğumgününü kutladığım yazar. 37 yaşına basmış bir rivayete göre, başka bir rivayete göre de her sene 2 sene birden yaşlanıyormuş. 37 tek sayı olduğu için iki rivayetten biri yanlış, belki de ikisi birden yanlış orasını bilemeyeceğim.
doğum günün kutlu olsn sıkarni, nice 67'lere.
ayıp lan! o kadar mı sıkıcıyız, o kadar mı kötü muhabbetimiz? iki dakika boş bırakmaya gelmiyor. bir döndük, "öyle değil mi srkny abi?" diye, adam horluyor bildiğin. aboo...
bin bir çekingenlikle katıldığım ilk zirvede kendimi rahat hissetmemi sağlayan bütünün yarısı. diğer yarısını sevgilisi oluşturuyordu ki oda kendisi kadar tatlı bir insan olan harpoondur. ve evet ikisi bir bütünü oluşturmuş. ayrıyken de kendi hallerinde bütünler ama birlikteyken bir başka bütünler.(bu ne biçim böyle hikaye)
neyse işte zirveye ilk gittim öyle masum masum oturuyorum, bazılar gelmiş ki eski zirve kankalar böyle muhabbetler koyu, tam dedim "aha oğlum kalabalıktaki yalnızlığı oynayacaksın" ki o sırada srkny ile ilk zirve ortaklığının farkına varıp zirve güruhundan kısmen sıyrılıp kendi muhabbetimize girişitik. hayır yani o da olmasa "gel oğlum muhakkak bak" diyen usako onion head i zirveye saatlerce geç kaldığından iyice yalnız kalacak muhtemelen 1 saat içinde de " aaaa işim varmış benim ki" deyip ayrılacaktım.
iyi ki zirveye gitmişim dememin temel sebeplerindendir, 4 saat boyunca bol bol güldük, hocalarla yaşanan arbedelerden bahsettik, bir uyuzluk eseri olan naruto spoilleri ile dolduruldum,son olarak bir ara yazık uykusundan da uyandırdık.
beni harpoon ile otobüs sırası kuyruğunda yalnız bırakmayı eşlik eden pek saygı değer abimdir aynı zamanda.
kendini hurdalıkta motoru sökülüp atılmış , sol arka kapısı kemirilmiş , sağ ön kapısı çalınmış , ankara ostim'de yıldız sanayi sitesi'ndeki türkiye çapındaki ünlü kaporta ustalarının bile yollara geri döndüremeyeceği , ömür boyu paslanmazlık garantisinden bihaber hurda yığını olarak tanımlayan yazardır.
dedim o kadar sanayinin yüksek yerlerinde tanıdık kaportacılar , motorcular , pasta & cilacılar var iki ayda otobanda ikinci viteste 120 km/h hız yapar hale gelirsin. yok olmaz ; ömrümün son demlerini hurdalıkta yazın son sıcağını , kışın ayazını yemekle geçirmek istiyorum dedi. ne yapalım. hayat bir bize zor zaten! *