11 temmuz 1995’de srebrenica’da sırp güçler her yaştan 8 bin erkek müslüman boşnak’ı katletmeye başladı. olay ortaya çıktığında, insanlık tarihinin en kara sayfalarından biri de açılmış oldu. olayın baş sorumluları bosnalı sırp general ratko mladiç ile bosnalı sırpların eski ‘devlet başkanı’ radovan karadziç, 10 yıldır firarda. lahey savaş suçları mahkemesi, iki kasabı ‘soykırım’ suçlamasıyla arıyor. izlerine rastlayan çok ama, bulan yok.
hollandalı generalin sırp generaline teslim ettiği 8000 müslüman erkeğin, birleşmiş milletler barış gücü tarafından güvenli ilan edilmiş olan bölgede katledilerek yine güvenli bölgede kazılan toplu mezarlara gömüldüğü katliamdır.
bu seneki anma törenlerinde birçok boşnak aile bu toplu mezarlardan kendi akrabalarının cesetlerini alıp memleketlerine götürmüşlerdir.
avrupa'da
ikinci dünya savaşı'ndan sonra görülen en büyük katliamdır. ilk başta sırp tarafı katliam iddiasını reddetse de toplu mezarların ortaya çıkması ile resmi olarak 7779 müslüman boşnağın katledildiğini kabul etmiş ve 2005 yılında (10 yıl sonra) boşnaklardan resmen özür dilemiştir. bu arada bugün bile toplu mezarlar ortaya çıkarilmaktadır.
sadece bm, nato, hollanda vs suçlu değil, türkiye de bu konuda sonuna kadar suçludur. belki de en fazla suç bizdedir. yıllarca televizyonlarda o savaşı izledik. bizim soyumuzdan, bizim topraklarımızdan olan ve bizden kopan topraklarda ayakları üzerinde durmaya çalışan daha doğrusu yaşamaya çalışan pomak, boşnak, oğuz
* kardeşlerimizin ne iyi günlerinde yanında idik ne de kötü günlerinde... o savaş olduğu sıralarda her zamanki gibi ne bm, ne nato buna dur dedi...
(şimdilerde lübnan-israil savaşında olduğu gibi.)
artık nasıl olsa kimse ses çıkarmıyor düşüncesi ile katliamlar, tecavüzler akıl almaz durumlara geldi. kadınlara, küçücük el kadar kızlara aileleri önünde tecavüz edildi. bunları hergün yemek sofrasında haberlerde izledik. türkiyeden defalarca yardım istendi. ne asker gönderdik ne de başka türlü bir yardım. ancak ne zaman bm, nato istemeyerek de olsa olaya el koydu o zaman asker gönderdik. yazık bize; o topraklar elimizden çıktı diye ordaki kardeşlerimiz de mi çıktı... herşeyi geçtim, senden yardım isteyen, can acısı olan bir ülke var karşında... kendi topraklarından zorla sürülmek istenen bir halk var... bir yerden sonra böyle durumlar karşısında insanın dimağı bile yetersiz kalıyor.
ne ekersen onu biçersin demişler büyüklerimiz. biz de bir gün ektiğimizi biçmeye başladığımızda biçtiğimiz tek şey diken olacaktır.
(spoiled, 11.08.2006 11:46 ~ 23.01.2007 11:55)
böyle bir katliamda türkiye en azından boşnaklara destek için bile zamanında asker göndermezken, şimdi ermeni soykırımını en başlarda, en ön saflarda tanıyan lübnan'ı korumak için (ya da israil'i. o bile belli değil) asker gönderme girişimlerinde bulunabiliyor. ne diyelim. helal olsun bize.
8000 boşnak erkeği bile bile ölüme gönderen hollandalı askerlere altın madalya verilerek yeni bir insanlık utancına yol açan katliam.
hollanda, bosna katliamına seyirci kalan askerlerine madalya veriyor
korumakla görevli olduğu 8 bin boşnak'ın sırplar tarafından öldürülmesine göz yuman hollanda, yeni bir utanca imza atıyor.
srebrenitsa katliamına seyirci kalan askerler, altın madalya ile ödüllendirilecek. hollanda savunma bakanı henk kamp, 'görevlerini zor şartlar altında yerine getiren' askerler için 4 aralık'ta tören düzenleneceğini açıkladı. bosna hersek'te 1995 yılının temmuz ayında gerçekleşen katliam, ikinci dünya savaşı'ndan sonra avrupa'da yaşanan 'en büyük etnik kıyım' olarak tarihe geçmişti. birleşmiş milletler'in 'güvenli bölge' ilan ettiği bosna hersek'in srebrenitsa şehri, hollandalı barış gücü askerlerinin kontrolüne verilmişti. ancak hiçbir engelle karşılaşmadan kente giren sırplar, çoğu erkeklerden oluşan 8 bin müslüman'ı şehit etmişti. bölgede görevli askerler, geçtiğimiz yıl 'srebrenitsa anıları' isimli bir kitap yazarak olaydan duydukları pişmanlığı dile getirmişti. boşnakların kamyonlara doldurularak sırplara teslim edildiğini anlatan askerler, koruma sözü verdikleri sivillerin, gözleri önünde katledildiğini belirtmişti.
hollanda savunma bakanlığı'nın madalya kararı ülkede tepkiyle karşılandı. hükümeti e-mail ve faks yağmuruna tutan hollandalılar, uygulamadan vazgeçilmesini istedi. bakanlığı eleştirenler şu görüşleri dile getirdi: "özür dileyeceğimiz yerde askerlere madalya vermeye kalkıyoruz, yazık. sırplara neden engel olmadık, bunun cevabını verin. askerlerimiz psikolojik tedavi görüyor, çoğu hâlâ hastanede. neden bu insanlara madalya vermeyi uygun gördünüz?"
katliama seyirci kalan askerlere madalya verileceğini belirten savunma bakanlığı'na tepki yağmaya başladı. insanların bilerek katliama sürüklendiğini belirten hollandalı bayan rinty boeker, tepkisini, "madalya da nereden çıktı? bu insanlardan özür dileyeceğimiz yerde, bu sözde delikanlılara (askerlere) madalya vermeye kalkıyoruz." şeklinde dile getirdi. internetteki mesajlarda, ismini açıklamayan bir kişi ise "bu altın rozetler niçin verilecek? onlar srebrenitsa'da bir şey yapamadıkları ve bakakaldıkları için mi? müşterek ayıp hissini örtmek için mi?" ifadelerini kullandı. hollandalı janus kop da srebrenitsa'nın savunulmasının hollandalı askerlere verildiğini hatırlatarak, "burada 8 bin insan 600 hafif silahlı askerin gözü önünde katledildi. savunma bakanlığı'na şunu soruyorum: srebrenitsa'da hem halk öldü, hem askerlerimiz psikolojik tedavi görüyor. çoğu hastanelerde olan bu insanlara neden bu madalyayı vermeyi uygun gördünüz? onların yaralarına tekrar tuz ekmek için mi?" tepkisini gösterdi. hollandalı askerlerin o dönemde yeterli silahlı teçhizatla görev yerine gönderilmediğini vurgulayan hollandalı raviv van rensen ise "neden askerlerin körü körüne oraya gönderildiğini ve katliam yapan sırplara engel olunamadığını soruyorum." ifadelerini kullandı.
madalya verilecek askerlerin katliam itirafları kitaplaştırıldı
hollandalı askerlerin koruması altındaki srebrenitsa'ya temmuz 1995'te giren sırp güçleri, 8 bini aşkın müslüman boşnak'ı hunharca katletmişlerdi. katliam sırasında bölgdede görev yapan hollanda askeri wim dijkma, zaman'a konuştu. dijkma, "o korkunç, anları unutamıyorum, bize sığınan insanları savunamadık". dedi. 6 aylık bosna serüvenini "hayatımın en acı ve korkunç görevi." diye niteleyen hollandalı eski asker, sırpların yaptığına "tam anlamıyla vahşi bir katliam" derken, kendisini şahsen 'suçlu' görmüyor. "suçlu değilim; ama kendimi sorumlu hissediyorum." diye konuşan dijkma, asıl sorumluluğun bm'de olduğunu savunuyor.
hollanda yönetimi bu konuda sorumluluk kabul etmezken, askerler, koruma sözü verdikleri boşnak sivillerin gözleri önünde katledilmesinden duydukları pişmanlık ve utancı kitaplaştırmıştı. önemli bir kısmı şahit oldukları olaylar nedeniyle psikolojik tedavi gören 600 askerden 171'inin açıklamaları "srebrenitsa anıları" adlı kitapla geçen yıl piyasaya çıkmıştı. bu askerlerden biri olan steve van de veer, kamyonlarla teslim ettikleri boşnak sivilleri sırpların nasıl katlettiğini şöyle anlatıyor: "arka kasası boşnak asıllı müslüman insanlarla dolu bir kamyona bindik. maksat bu masum boşnak insanların sırplar tarafından görülmesini engellemekti. bağırmak ve ağlamaktan başka hiçbir şey yapamıyorlardı. yolun yarısında 40 yaşlarında bir adam kamyona atladı. 'her şey düzelecek." dedim. birazdan 12-60 yaşları arası tüm erkeklerin kurşuna dizileceğini bilmiyordum. ve durdurulan kamyondan indirilen boşnaklar kurşuna dizildiler. çok acı, çok acı, unutamıyorum o anı." van de veer, hollanda'ya döndükten sonra olayın etkisinden kurtulamadığı için karısı ve çocukları tarafından terk edilmiş. hollandalı asker, halen bir merkezde psikolojik tedavi görüyor. manolo serrano yvan der hoeven de olayın etkisinden hâlâ kurtulamayıp tedavi gören askerlerden. hoeven, hissettiği suçluluk duygusunu, "ölmek istiyordum. masum insanları koruma sözü verdiğimiz halde bunu gerçekleştiremediğim için utanıyorum." sözleriyle ifade ediyor. hollandalı asker hislerini hiç göndermediği bir mektupla srebrenitsa çocuklarına ifade etmeye de çalışmış: "… umarım bizi affedersiniz ve tüm suçu bize vermezsiniz. umarım sizi düşündüğümde içimde oluşan acıyı duyarsınız. sizi seviyorum."
kitapta, diğer askerler ise srebrenitsa'ya sırpların gelmesi sırasında çektikleri fotoğrafların banyo sırasında kaybolmasını anlatıyor.
(crous, 03.05.2007 08:53)
avrupa'da hukuki olarak belgelenen ilk soykırımdır
tıpkı diğerleri gibi hiç unutulmaması gereken bir kıyımdır.
konuyla ilgili olarak,
(bkz:
http://www.milliyet.com/...)
faşizmin kanlı icraatı. daha neler görecek bu insanoğlu kim bilir... bana hangi -aklı başında bir insan- çıkıp da anlatabilir ki o öldürülen insanların suçunu-günahını... ama ne hikmetse lahey bu olanları soykırım saymadı. tabi canım belki de kazayla olmuştur. biz abartıyoruzdur...
seni unutmaya hakkımız yok.
11 temmuz 1995'te boşnak kardeşlerimize yapılan soykırımın 12 yıldönümüdür bugün.
bu bir katliam değil soykırımdır. çoluk çoçuk, silahları toplatılmış bi şekilde en az 8000 boşnak kardeşimiz, sırplar tarafından şerefsizce katledilmiştir.
srebrenica sorkırımını hiç bir zaman unutmayın, unutturmayın !
affınıza sığınarak 3 resim koymak istiyorum ki herkes ne olduğunu ne bittiğini anlasın.
(bkz:
http://img20.imageshack.us/...)
(bkz:
http://img180.imageshack.us/...)
(bkz:
http://img358.imageshack.us/...)
(azimlii, 11.07.2007 02:15 ~ 02:17)
bir barış gücü içinde bile barışa inanmayan insanların olduğunun acı bir şekilde görüldüğü
soykırım.
katliamdan kurtulan bir boşnağın şu sözleri ise bu soykırımın unutulmaması için sadece bir sebep:
"when they opened fire, i threw myself on the ground. (…) and one man fell on my head. i think that he was killed on the spot. and i could feel the hot blood pouring over me. (…) i could hear one man crying for help. he was begging them to kill him. and they simply said "let him suffer. we'll kill him later."
bir yanda sırpların elinde rehin 14 hollanda askeri diğer yanda 8000 boşnak. yapılan tercih srebrenica katliamı olmuştur.
yıl 1995 aylardan temmuz
siz sıcaktan bunalırken ben ailemle bosnadayım
tek suçum boşnak olmak, müslüman olmak
ben suçumdan habersiz evimde uyuyorum
babam camın kenarında olacakların farkında
bekleyiş sürüyor evimizde
annemin ağlama sesini duyuyorum yine gece
ve gece kapımız çalıyor aniden
içeride 2 tane hollandalı asker
biri anneme bağırıyor diğeri babamı tutuyor
evde bıçak, çatal ne varsa topluyor asker amcalar
silah diyorlar kesecek meyve bulamadığımız meyve bıçağına
silah diyorlar babamın eskiden kalma çakısına
ve hepsini alıp gidiyorlar gelmeseler birdaha
bir daha çalıyor kapımız birkaç gün sonra
bu sefer sırp askerleri var kapıda
babamı bağlıyorlar ağaca
ve annemi alıyorlar yanımdan
babamın önünde annemi soyup tecavüz ediyorlar
ve annemi öldürüyorlar sonra
ve bana dokunuyor katilin elleri
soğuk bu eller ve üzerindeki annemin kan izleri
alıyorlar beni babamın önüne yatırıyorlar
soyuyorlar beni acımasızlar
12 yaşındayım henüz
ama bunu umursamıyorlar
bana da tecavüz ediyorlar
en hayvani en insanlık dışı dürtüleriyle hareket ediyorlar
babamın elini çözmeden
biri kafasına silah dayıyor
ben askerin altından kaçmaya çalışırken bir ses duyuluyor
silah sesi ve babamın son nefesi
titriyordu bedeni
ben ellerini tutarken titriyordu
gülüyordu sırp akseri ben göz yaşı dökerken gülüyordu
ve madalya verildi hollandalı askerlere
üstün hizmetlerinden dolayı
babama yaklaştım son sözü için
son kez baktı bana
uzandı kulağıma
anlat burada olanları herkese
unutulmasın srebrenica
hollanda askerilerine mensup barış gücünün(!) göz yummasıyla oluşan bu katliam, insanlık tarihinin en büyük kıyımlarından biridir.
(bkz:
unutmadık)
olayın doğası gereği insanın tüğlerini diken diken etmesi gereken acı bir hatıradır. bazı hatıraları başkalarına anlatmak gerekir ki bu onlardan biridir şüphesiz. ne yazık ki -benim bildiğim- bosna savaşı ile ilgili yapılmış tek uluslararası filmde boşnakların sırpları acımasızca öldürdüğünden bahsediliyor, boşnaklar zavallı sırp sivillerin kafalarını ezerek öldürüyorlardı bu filmde. türkçeye savaş günahları diye çevrilmişti sanki.
hollandada hükümetin topluca istifa etmesine neden olan katliamdır. katliam ile ilgili sonradan yayınlanan bir rapor hollanda barış gücü askerlerinin olayda ihmalini göstermiştir. ilk önce yanılmıyorsam dış işleri bakanı geceleri uyuyamadığını söyleyerek istifa etmiştir. sonra onu tüm kabine izlemiştir. uluslararası hukukun ne kadar boşluklara sahip olduğunu gösteren bir olaydır bu aynı zamanda. birleşmiş milletleri ya da nato gibi örgütleri yargılayacak bir mahkeme yoktur. kaldı ki istesen bile kimi yargılayacağın belirsizdir. hukuk hocalarının klasik cevabı şöyledir: kofiyi mi, alman generali mi, fransız generali mi, hollandalı askerleri mi yargılayacaksın? bm barış güçlerinin komplike yapısı ve taa new yorka uzanan emir-komuta zinciri olayı çetrefilleştirmektedir. ama gel gör ki bu tür ihmaller için ilgili ülkelerin iç hukuk sistemleri kullanılabilir. nitekim bir kaç yıl önce bir boşnak srebrenica ile ilgili laheyde iç hukuku kullanarak hollandayı dava etmiştir. çok acı bir olaydır ve rwanda ile birlikte bm tarihinin en kanlı ve kara sayfaları olarak tarihe geçmişlerdir.
bir boşnak olarak küçük yaşlarıma denk gelmesine rağmen boğazımdaki düğümlerin sebebidir srebrenica...katliam diyemeyeceğim çünkü bu bir vahşet. her zaman barıştan ve insanlıktan yana olan avrupa birliği, birleşmiş milletler gibi leş topluluklar bu katliama canlı canlı şahit olmuşken, şu bir yıl içinde bu katliamın var olduğunu belirttiler, fakat bunu sırpların yaptığını söyleyemediler.
neden söyleyemediler, çünkü bunu sırplar değil, köpek amerikalılar yapmıştır. savaş öncesi dönemde sırplar müslümanlar ve hırvatlar içiçe yaşayabiliyorken, hatta birbirleri ile akraba olabilecek kadar yakınlaşmışken, bu amerikan köpekleri gelip iki komşunun birbirine silah çekmesine getirmiştir durumu. ve maalesef ki sırplar suçludur, hırslarına yenilip bu savaşa girişmişlerdir, vaadedilen buyuk sırbistana kavuşma hayalleriyle ortalığı kana bulamışlardır ve bu yüzden katil sırplardır, katliamın köpekleridir.
ve bu katliam, herkesin gözünün dibinde olmuşken, tüm dünya canlı canlı izlemişken, böyle bir sonucun oluşmasının temelde aynı sebebe dayandığı aşikardır, müslüman-hristiyan hususu. avrupa'nın göbeğinde müslüman bir devletin varlığını kabul edemeyen şerefsiz topluluklar ve örgütler bu savaşı ve katliamı tetiklemiştir. ve hala bu katliamın sorumlularını saklamakta, beslemektedirler.
(bkz:
keser döner sap döner gün gelir hesap döner)
hollanda'nın tarihindeki en büyük utanç.kendilerine verilen srebrenica'yı koruma görevini kendi canlarından korktuklarından dolayı yerine getirmeyerek binlerce masum sivilin kendi gözleri önünde katledilmesine neden olan hollanda askerleri, yıllar sonra yapılan bir anma töreninde(sanırım 2007 senesi) srebrenica'yı neden savunmadınız diye ağlayıp feryat eden yakınlarını kaybetmiş insanlara karşı verebildikleri tek yanıt, onlarla birlikte pişmanlığın ve vijdan azabının getirdiği duygular nedeniyle döktükleri gözyaşı olmuştu.
bugün katliamın 13. yıldönümü... 2. dünya savaşından sonra görülen en büyük etnik kıyım.. sorumluları ratko mladiç ve radovan karadziç hala firarda.. hollanda'nın lahey bölge mahkemesi ise, katliamdan kurtulanlar tarafından yakınlarının kaybından kısmen suçlu olduğu gerekçesiyle birleşmiş milletler teşkilatına (bm) karşı açılan davada yetkisizlik kararı verdi.
katliamın 13. yıldönümünde'de orda ölen kardeşlerimiz için yas tutuyoruz. türkiye neden asker göndermedi müdahale etmedi diyorlar. kendi vatandaşlarımızın bile göz göre göre kıbrısta öldürülmesine seyirci kalarak avrupanın araya girmesine medet uman, ancak bıcak kemiğe dayandıktan sonra aklı başına gelip son anda kıbrıs barış harekatını başlatan türkiye boşnaklara yardım edemezdi. o zamanki durum neticesinde avrupa birliği üyeliği süreci devam etmekte türkiye'de birleşmiş milletler koruması altında olan yere ab ile ilişkilerini bozmamak adına asker göndermek yerine ancak birleşmiş milletler barış gücüne mahalle yaşlısı gibi "yapmayın etmeyin yazıktır" mesajları yolladı.
neticesinde bu 8000 masum kardeşimizin hayatına mal olmuştur.
utanıyorum yıllar geçmesine rağmen bunu katliam olarak kabul etmeyenlerden, suçluların yerini bile bile yakalayamayanlardan, babamın en yakın arkadaşının acımadan boğazını kesen orospu çocuklarından, türkiye'de futbol oynayıp gol attıktan sonra bu katliamı yapan çentiklerin hareketini çeken sözüm ona sporculardan.
hepsinden utanıyorum. cehenennem diye bir yer varsa en dibinde olmanızı diliyorum.
konu hakkında tüm ayrıntılar için ;
http://www.candundar.com.tr/...(dna, 11.07.2008 14:56 ~ 15:01)
(kukumsal, 11.07.2008 15:27 ~ 15.07.2008 14:47)
bizim için
maraş katliamı ile
sivas katliamı ne ise, bosnalılar için de srebrenica genositi odur.
tabii ki daha ağır hasarlar bırakmıştır.
insanlık tarihinin en büyük katliamı olduğu kesin.
birleşmiş milletler bünyesinde görevli olan hollandalı askerler, srebernica bölgesini önce güvenli bölge olarak ilan etmişler ardından boşnaklardan silahlalarını teslim etmelerini istemişlerdir. bu olay sonrasında, sırplar boşnakların silahsız olmalarından faydalanarak, bölgeyi kuşatma altına almışlar ve bölgeyi güvenli olarak ilan eden hollandalı askerler verdikleri sözü tutmayarak, boşnakları koruma altına almaktan vazgeçmişlerdir. hollandalı askerler sırpların rehin aldığı bölgeyi terkederek, ibnece kenti terk etmişler, silahlarını da sırplara bırakmışlardır.
böylece, 12 000 boşnak, bebeği, yaşlısı, genciyle orospu çocukları tarafından katledilir.
geçmişini geleceğini ziktiğim piçlerinin ayakları altında ezilen binlerce bosnalı için saygı guruşu yapacak kaş kişi vardır lan! bilenler bile yoktur ki böyle şeyleri zaten. nerde amdan götten bahsediliyor yallah oraya. uzuvlarını koştururlar kendilerini değil.
amına koduum kapitalist dünyasında zayıflar güçsüzler öldürüldükçe sikinizi kıpırdatmazsınız, bide üstüne üstlük ülke toprakları içerisindeki nice din uğruna yapılan katliamları haklı bile karşılarsınız. genelleme yapmıyorum kimse üzerine alınmasın ama çok orospu çocuğu var bu ülkede de. geçenlerde maraş katliamını hiç de anormal karşılamayan birinin yazısını okumuştum da neyse........... çok doluyum lan!
maraş ve sivas katliamlarıyla ilgisi olmayan katliamdır.
maraş ve sivas'ta türk türk'ü, müslüman müslüman'ı katletmiştir.
srebrenica'da sırp boşnak'ı, hristiyan müslüman'ı katletmiştir.
farklıdır.