|
|
- renaultun eski bir modeli broadway den farkı otomatik kapı ve camlarının olmamasıdır.
- ingilizcede yay ve bahar anlamına gelen kelime.
- (bkz: the offspring)
- atla, atla, atla, atla..
ve beni kurtar
atla
beni hayal kırıklığına uğratma
benim için atla,
ışığın içine atla
atla..
rosenrot albümünden bir rammstein parçası. üstteki parçası bile tüylerini diken diken etmeye yetiyor insanı..
- java 2 enterprise edition (bkz: j2ee) uygulamalarını geliştirme süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan bir uygulama geliştirme çatısıdır.
- sözleri için:
auf einer brücke ziemlich hoch
hält ein mann die arme auf
da steht er nun und zögert noch
die menschen strömen gleich zuhauf
auch ich lass mir das nicht entgehen
das will ich aus der nähe sehen
ıch stell mich in die erste reihe
und schreie
der mann will von der brücke steigen
die menschen fangen an zu hassen
bilden einen dichten reigen
und wollen ihn nicht nach unten lassen
so steigt er noch mal nach oben
und der mob fängt an zu toben
sie wollen seine ınnereien
und schreien
spring
erlöse mich
spring
enttäusch mich nicht
spring für mich
spring ins licht
spring
jetzt fängt der mann zu weinen an
heimlich schiebt sich eine wolke
fragt sich was hab ich getan
vor die sonne es wird kalt
ıch wollte nur zur aussicht gehen
die menschen laufen aus den reihen
und in den abendhimmel sehen
und sie schreien
spring
sie schreien
spring
erlöse mich
spring
enttäusch mich nicht
spring für mich
spring ins licht
spring
heimlich schiebt sich eine wolke
vor die sonne es wird kalt
doch tausend sonnen brennen nur für dich
ıch schleich mich heimlich auf die brücke
tret ihm von hinten in den rücken
erlöse ihn von dieser schmach
und schrei ihm nach
spring
spring
erlöse dich
spring
enttäusch mich nicht
spring für mich
spring
enttäusch mich nicht
- rammstein'ın rosenrot albümündeki spring adlı parçasının hikayesi...
güzel bir gün. güneş parlıyor gökyüzünde. ve bir delikanlı, oldukça yüksek bir köprünün üstünde kollarını açmış duruyor. tereddüt eder gibi...
insanlar toplanır yavaş yavaş. 'bu intihara tanık olmak heyecan verici olacak' diye düşünüp daha yakından görmek için sıranın önüne ulaşmaya çabalarlar. köprüden aşağıya bakan genç adam şaşırır topluluğa. "niye toplandılar?" diye geçirir içinden. topluluk heyecanla bağırmaya başlar o sırada:
-atla!
-atla!
-bizi günahlarımızdan kurtar!
-bizi hayalkırıklığına uğratma!
-atlayışını görmek istiyoruz!
-bizim için atla! ışığa atla!
-atla!
genç köprüden inmek ister ama insanlar bundan hoşlanmaz, kalabalık bir yığın oluşturup genç adamın inmesine izin vermezler. delikanlı çaresizce köprünün kenarına geri döndüğünde topluluk sakinleşir.gözünü kan bürümüş bu kalabalık, delikanlının sakatatını ister gibi, bağırır:
-atla!
bağırırlar.
-atla!
-kurtar bizi günahlardan!
-bizim için atla!
-ışığa atla!
bağırırlar.
-atla!
genç adam gökyüzüne bakıp ağlamaya başlar. kendine "ne yapmalıyım?" diye sorar. çünkü köprüden atlamak gibi bir niyeti yoktur. manzarayı seyretmek istemiştir sadece... titrerken korkuyla köprü üstünde tek başına, arkasındaki kızgın kalabalık haykırır öfkeyle.
-atla!
-bizim için atla!
-ışığa atla!
bağırırlar.
-atla!
-bizi kurtar günahlarımızdan!
-bizi hayalkırıklığına uğratma!
-atla!
bir bulut ilerleyip güneşin önünü kapatır. topluluktan biri sinsice sokulur genç adamın arkasına ve bu utançtan kurtarmak için iter onu... acıyla düşerken delikanlı, iten adam haykırır kalabalıkla birlikte:
-atla!
-kurtar kendini günahlardan!
-atla!
-beni hayalkırıklığına uğratma!
-atla! benim için atla! benim için! benim için!
-atla!
-beni hayalkırıklığına uğratma!
kurban verilmiş, kalabalık günahlarından arınmıştır. genci iten adam köprüden inecekken kalabalık onun da önünü keser. adam şaşırarak topluluğa bakar. topluluktan tek bir emir yükselir:
-atla!
|