gündem
  1. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  2. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  3. · her yerinden öpüyorum rüştü
  4. · zongul ducks
  5. · günün tek şarkılık özeti
  6. · yaran diyaloglar
  7. · bir kadının bilmesi gerekenler
  8. · ekşisözlük yazarı kızın itüsözlük yazarı sevgilisi
  9. · ai

spor yazarları  

  1. bu yazarlar yazmakla kalmaz insanların futbol anlayışlarına da yön verebilirler *** hıncal uluç ve haşmetbaba *iidir
    (briseis, 07.04.2004 01:34)
  2. (giberling, 07.04.2004 01:37)
  3. bazıları, hatta isim vermek gerekirse osman tanburacı ve kazım kanat, artık kemal sunal filmlerinde görmeye alışık olduğumuz tarzda yazılarıyla beni gülmekten öldürüp öldürüp yeniden diriltiyorlar..artık her hafta biraz gülmek için penguen almıyorum, direk bu ikisinin yazılarını okuyorum..

    açıklayayım efendim..

    futbolu biraz takip eden herkes hakan şükür isminin türk futbolu için ne demek olduğunu bilir..kim ne derse desin, şu anki hali evet içler acısı olsa da hakan şükür bu ülkeye gelmiş en büyük forvetlerden biridir..açın youtube sitesini yazın hakan şükür diye bir izleyin gollerini, sırf o maç çeviren ya da hafızalara kazınan (örn: leeds-galatasaray maçında 20 metre top sürüp 1.90 boyuyla karşısındaki defans oyuncusunu bir bilek hareketiyle hallaç pamuğu gibi atmış ve köşeye topu yollayarak çılgına dönmüş ingiliz taraftarının ellerindeki bira şişelerini...neyse, bir anda gaza geldim) golleri için bile birazcık olsun saygıyı hakeden bir oyuncudur..ben de şu anda herkes gibi hakan'ın artık bırakması gerektiğini düşünüyorum ama böyle aşağılanarak değil, şerefiyle ve hakettiği saygıyla uğurlanması gerektiğini düşünüyorum..

    hakan, macaristan maçından sonra yerden yere vuruldu, aşağılama seviyesinde eleştiriler aldı ve hemen arkasındaki moldova maçında 4 gol birden attı..maç bittiğinde aklıma michael jordan'dan benzer bir anektod geldi: jordan bilmem kaçıncı ama son olarak basketbola washington wizards maçında döndüğünde, o zaman 42 yaşında sanıyorum, bir maçta sadece 8 sayı atabiliyor..e tabi bütün gazeteler ertesi gün manşetlerde "jordan bitti", "jordan bırak artık kendini rezil ediyorsun" şeklinde eleştirilere yer verirler..bu maçın hemen ardındaki maçta jordan tokat gibi bir cevapla 38 sayı(yanlış olabilir ama çok attı onu bilin) atıyor ve maçın hemen ardından "kimse bana maçta kaç sayı atıp atamayacağımı söyleyemez" der..

    herneyse konudan yeterince saptım, hemen toparlıyorum..macaristan maçından sonra osman tanburacı ve kazım kanat ikilisi hakan'ı gerçek anlamda aşağıladılar, kesinlikle haketmediğini düşündüğüm eleştirilere maruz bıraktılar..ben hakan şükür'ün bırakması taraftarı olmama rağmen okuduklarım karşısında gerçekten sinirlendim..bir insanın futbolunu eleştirebilirsin ama gururuna ya da kişiliğine sataşmak ayıptır..

    neyse tabi bunlar elbette hakan için ateşleyici etken olmuştur çünkü hakan duygularıyla oynayan bir oyuncu..hakan moldova maçında dört gol atıyor, attıkça daha iyi oynuyor..benim ise ertesi gün ilk merak ettiğim şey osman tanburacı ve kazım kanat'ın ne söyleyeceği..

    ne deseler beğenirsiniz?

    ikisinin yazısı da neredeyse birbirinin aynısı: "ben eleştirdim diye hakan böyle güzel oynadı, helal olsun..", "ben böyle eleştirmesem hakan böyle oynayamazdı" ana temalı bir yazı..hatta osman tanburacı'nın www.superspor.com adresindeki yazısından direk bir paragraf vereyim o zaman ne demek istediğimi anlarsınız:

    "dört gol atıp şeytanın bacağını kıran hakan için çok sevindim. penaltıyı bile hakan attı, düşünebiliyor musunuz morali... bir gün öncesinin bitik adamı yeniden kendini buldu. demek hakan’a yapılan bütün eleştiriler ona dua gibi gelmiş. hem kötü giden talihini yendi hem moldova’yı... dile kolay beş golün dördü şükür hanesinde... sen neymişsin be hakan! nerelerdeydin bunca yıl... ooh be! dünya varmış... insan emeklerinin karşılığını alınca bir başka huzur alemine kavuşuyor. hakan’ı tenkit etmem semeresini verdi. şimdi o da bana bir teşekkür borçlu. nedeni açık; yıllardır hakan dökülürken ona ‘kral’ diyenler onun çıplak olduğunu bir türlü görmeyenlerdi. bugün hakan için kötü demek mümkün mü? onu kucaklayıp öpüyorum. işte şimdi kral çıplak değil! çünkü ben giydirdim."

    vallahi billahi ayıp yaa..bu adam sen daha bilinmeyen bir yerlerde yazarken manchester united'ı paramparça ediyordu abi yaa..o zaman da mı senin sayende o golleri atıyordu? sen söyledin diye mi belçika maçında kalecinin kollarından bile daha yukarı sıçradı?

    açık ve net bir sonuç cümlesi yazmak gerekirse: ahahaha gülüyorum bu türk spor basınına, valla..penguen dergisinin bir gün iflasına sebebiyet verebilirler diye de endişeliyim bu komikliklerle..
    (rafael, 13.10.2006 14:12 ~ 14:14)
  4. çoğu kahvede futbol yorumu yapan insanların gazetede köşe sahibi olmuş halleridir. işini ciddi yapanların az, abuk sabuk konuşup, sağa sola bok atanın, pot kıranın, patavatsızlık yapanın çok para kazandığı meslektir.
    (dawsan, 13.10.2006 14:26)
  5. malesef türkiye'de bir çoğunun skor yazarlığı yaptığı bariz olan grup.alınan farklı bir galibiyetten sonra abartılı bir şekilde poh pohlanıp şampiyon ilan edilen takım, bir hafta sonra aldığı bir beraberlik veya mağlubiyet ile yerin dibine sokulur bu insanlar tarafından.
    (zaknafein, 23.09.2007 23:18)
  6. milliyet yazarlarından 'spor yazarı' olmayan melih aşık'ın bugünkü köşesinde futbolla ilgili bir tesbiti var kendince,şöyle diyor:

    "bu hafta gündemde yine hakemler var... ne yöneticiler, ne oyuncular, ne seyirci... sanırsınız ki maç sonuçlarını sadece hakemler ve onların hataları tayin ediyor... herkes melek onlar şeytan... gelin o zaman şu sorulara birlikte yanıt arayalım:
    kulüp yöneticilerimizin, teknik direktörlerimizin, futbolcularımızın ve taraftarlarımızın iyi niyetli olduklarını söyleyebilir miyiz?
    hemen herkes için tek amaç nasıl olursa olsun kazanmak değil mi? vur - kır - parçala, bu maçı kazan, diye tezahürat yapmayan bir tek takım taraftarı var mı? statlarında bizimki kadar küfürler edilen bir başka ülke var mı? hakemi aldatıp penaltı yaptıran oyuncusunu cezalandıran... haydi cezadan vazgeçtim, bir daha böyle şeyler yapma diye uyaran bir tek kulüp, yönetici, teknik direktör duydunuz mu? iki sezon önce konyaspor maçında nobre'nin eliyle attığı golü görmediği için hakem özgüç türkalp'e haftalarca maç verilmemişti. peki, o sahtekârlığı yapan nobre'ye kulübü ceza verdi mi? üç sezon önce rizespor'un teknik direktörü yılmaz vural, akçaabatspor maçında kendi oyuncuları maça asılmayıp şike yapıyor diye isyan etmemiş, devre arasında rize'yi terk etmemiş miydi? bu olayda yılmaz vural dışında bir tek kişi mağdur oldu mu? kendi maçıyla ilgili bahis oynadığı için 6 ay ceza alan trabzonsporlu gökdeniz cezası biter bitmez sahalara dönmedi mi?
    başka bir ülkede olsa spor hayatı bitecek iken bugün trabzon'da yöneticisi, hocası, taraftarıyla el üstünde tutulan futbolcu değil mi?
    manisasporlu cafer'in spor hayatı şikeyle ilgili açıklamaları yüzünden sona erdirilmedi mi?
    bütün bunları yapanlar ve yapanlara ses çıkarmayanlar hakemleri ahlaksızlıkla suçlamadan önce aynaya şöyle bir baksalar daha iyi olmaz mı?"

    'spor yazarı' olmayan melih aşık'ın yorumu böyle. bu durumda yazılı ve görsel medyada bu sıfatla konuşup,yukarıdaki yorumun onda birini bile çoğunun ağzından duyamadığımız zevata söylenecek tek bir söz kalıyor:hadi len!
    (metropolsalagi, 15.11.2007 09:12)
  7. (baschar, 31.03.2008 01:39)
  8. fikirsel kıtlığın kendisini ençok gösterdiği yazarlardır kanımca. ancak nasıl oluyorda bukadar sefilliğin içinden mehmet demirkol, emre zeytinoğlu gibi yazarlar olabiliyor şaşırıyorum. ahada bu ikisinden başka spor yazarıda okumuyorum genellikle...
    (incebelii, 15.04.2008 13:19)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil