1. baklava dilim karın kasına sahip olmak isteyen, göbeğine bakıp ne olacak benim halim diyen, tişört kollarını dolduran biseps kaslarına imrenen ve göğüs kaslarını bıngıldatan vücut geliştirmecilere özenen arkadaşlar! spor salonuna yazılmak istiyorsunuz, bahanemiz ise 'sağlıklı yaşamak'. tabi hakkınızdır yazılın ama şunları sakın akıldan çıkarmayın:

    1. 3 aydan fazla peşinat isteyen hiçbir spor salonuna yazılmayın. spor salonları sizin gelmeniz için değil gelmememiz ihtimali üzerine kurulmuş yerlerdir. 20 adet koşu bandı olan bir kuruluş, 2000 kişiyi salona rahatlıkla kayıt eder. neden? çünkü bilir aslında sizin kayıt olup hevesinizi aldıktan sonra bir daha uğramayacağınızı. hiçbir zaman 2000 kişinin aynı anda gelmeyeceğini de bilir. siz 3 aydan daha az peşinat isteyen bir yere yazılırsanız, ilk ay bitip siz teslim bayrağını çektikten sonra en fazla 2 aylık paranız yanar. öyle 1 senelik peşin isteyen yerlere kanmayın.

    2. haydi diyelim başladınız.. heves tavan yapmış durumda. sakın ha 'hoca dambılın 3kg'lığını verdi ama ben 10kg rahat kaldırıyorum abi' deyip 10 kiloluğa asılmayın. ne kadar ham olduğunuzu 2 gün sonra müthiş kas ağrıları ve halsizlik basınca anlarsınız.

    3. 'işten sonra salona giderim' diyenler.. sakın ama sakın işten çıktıktan sonra evinize uğramayın. uğrarsanız bir daha o evden asla çıkamazsınız. sabahtan eşyanızı yanınıza alın, akşam çıkarken o çanta ile doğru salona.. ancak böyle düzenli olarak spor yapabilirsiniz. ev ortamı sedanter yaşamınızı kamçılayan yerdir unutmayın!

    4. spor hayat boyu düzenli yapılmadıkça vücut için yıpratıcı oksidatif stresten başka birşey değildir. form tutabilmek aylarca ve düzenli spor yapabilmekle mümkündür ancak. bunu da 1-2 aylık sürede başaramazsınız. inanmıyor musunuz? spor salonunda şöyle bir çevrenize bakın. çevrenizde ilk hevesle koşu bandında it gibi koşturan, göğüs kaslarını geliştireyim derken 'pıhhh' sesi çıkara çıkara anıran insanlar göreceksiniz. bunlar formda mı fit mi?? hayır. bir-iki aylık hevesçiler sadece.

    bütün bunları göz ününde bulundurmadan spor salonlarına paranızı kaptırmayın.

    bir dost.
  2. vücut geliştirmek masturbasyon yapmaya benzer sadece kendini tatmin edersin. gerçekten erkek olduğunu hissetmek istiyorsan sokağa çık ve dövüş. (bkz: fight club)
  3. bir kere başladıktan sonra çok ciddi bir durum olmadıkça ara vermeyin. zira başladığınız yere dönmek, o kas ağrılarını tekrar çekmek hiç hoş olmuyor. sonra ağırlığın altına girmeye korkar, çalkşmaktan üşenmeye başlarsınız.
  4. -başladıktan bir hafta sonra sıfır kol,atlet vs gibi şeyler giyip kaslarını göstemeye çalışma yoksa çok komik durursun.

    -antrenmana başlamadan en az 2 saat önce karnını iyice doyur ve antrenman biter bitmez eve gittiğinde hayvan gibi yemek yemeye çalış.

    -spor salonunda götünü de yırtsan,yemek ve dinlenmeye önem vermezsen sonuç alamazsın.

    -kol saati tak.setler arası dakikaları kaçırmamak,ufak ama önemli bir ayrıntı.

    -programa kesinlikle uy.önüne gelen alete saldıran tiplerden olma.her kas grubunun bir sırası düzeni var karma yapıp yazık etme emeklerine.
  5. birleşik egzersizlere ağırlık verin. bench press, squat, deadlift, overhead press programınızın olmazsa olmazı olsun. izole hareketlerden mümkün olduğunca kaçının.

    beslenme için bulgur pilavı, kepekli makarna , et/tavuk/hindi, ton balığı, her türlü yeşil sebze, yulaf ezmesini sofranızdan eksik etmeyin. süt yerine süt ürünleri(peynir, yoğurt vs.) tercih edin.

    pazartesi çarşamba cuma kardiosuz antrenman, salı perşembe kardio şeklinde program yapın.

    son olarak en önemlisi kimseyi dinlemeyin kimseyi otorite kabul etmeyin. size akıl verenlere önce bir bakın söylediklerini kendisi uygulayabilmiş mi? söyledikleri kendine fayda etmiş mi? ben eskiden şu kadar spor yaptım sonra bıraktım diyenleri kesinlikle dinlemeyin.

    bu spora gönül verdiyseniz mutlaka 6 ay içinde kendinize en çok fayda eden programı bulmuş olacaksınız.

    sakın vazgeçmeyin.